<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Kitap Özetleri, Yazar Biyografileri, En yeni Kitaplar, Çocuk Kitapları, Roman Özetleri, Kısa Hikayeler</title>
	<atom:link href="http://kitap-ozet.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kitap-ozet.net</link>
	<description>Tüm kitapların özetlerini, yazarların biyografilerini bulabileceğiniz öğretim sitesi...</description>
	<pubDate>Sun, 24 Aug 2008 08:52:08 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Bir Kadın Düşmanı - Reşat Nuri Güntekin</title>
		<link>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/bir-kadin-dusmani-resat-nuri-guntekin.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/bir-kadin-dusmani-resat-nuri-guntekin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Aug 2008 08:52:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Türk Kitaplarının Özetleri]]></category>

		<category><![CDATA[bir kadın düşmanı]]></category>

		<category><![CDATA[bir kadın düşmanı romanının geniş özeti]]></category>

		<category><![CDATA[bir kadın düşmanı romanının tahlili]]></category>

		<category><![CDATA[reşat nuri güntekin]]></category>

		<category><![CDATA[reşat nuri güntekin bir kadın düşmanı kitabı]]></category>

		<category><![CDATA[reşat nuri güntekin romanlarının özetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozet.net/?p=52</guid>
		<description><![CDATA[Kitabın Adı:BİR KADIN DÜŞMANI
Kitabın Yazarı: Reşat Nuri GÜNTEKİN
Kitabın Yazılma Yılı:1927
Kitabın Yayınevi: İnkılap Kitabevi
Kitabın Basım Yılı:  1982
Sayfa Sayısı:172
Kitabın Konusu: Kitabın konusu, başından geçen kötü e... ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><div class="wp-caption alignleft" style="width: 190px"><img title=Reşat Nuri Güntekinin Bir Kadın Düşmanı romanının özeti" src="/resimler/bir-kadin-dusmani.jpg" alt="" width="180" height="250" /><p class="wp-caption-text">Reşat Nuri Güntekin - Bir Kadın Düşmanı Romanının Özeti</p></div><br />
<strong>Kitabın Adı:</strong>BİR KADIN DÜŞMANI<br />
<strong>Kitabın Yazarı:</strong> Reşat Nuri GÜNTEKİN<br />
<strong>Kitabın Yazılma Yılı:</strong>1927<br />
<strong>Kitabın Yayınevi: </strong>İnkılap Kitabevi<br />
<strong>Kitabın Basım Yılı: </strong> 1982<br />
<strong>Sayfa Sayısı:</strong>172<br />
<strong>Kitabın Konusu: </strong>Kitabın konusu, başından geçen kötü evlilik sonucu, tüm kadınlara karşı bir önyargıya kapılan ve tüm kadınları küçümseyen İskender karakterinin başından geçen olayları anlatıyor&#8230;<br />
<span id="more-52"></span><br />
<strong>Kitabın Özeti: </strong><br />
Bir Kadın Düşmanı romanı, İskender adlı orta yaşlı ve dul olan bir adamın hayatının bir kısmını anlatmaktadır. İskender, ilk öğrenimini Ankara‘da, orta öğrenimini Amasya ve Niğde ‘de yapmıştır. Babasının mesleği nedeniyle birçok yere gitmiş ve çeşitli insanlarla tanışmıştır. Okul yıllarında genellikle sakin bir yapıya sahip olan İskender askere gidip geldikten sonra tanıştığı Zeynep adlı kadın yüzünden sert, sinirli bir kişiliğe bürünür. Bunun böyle olmasının sebebi kadınla yaşadıkları değişik olaylardır.<br />
	Zeynep ile İskender mutlu bir ilişkiye sahiptiler fakat daha sonraları Zeynep, İskender‘i Mesut adlı bir gençle aldatır. Zeynep eve geç gelmeye, İskender‘ e karşı ilgi göstermemeye başlar. Zaman içinde İskender buna katlanamaz ve boşanırlar. Böylece İskender ‘ in kadınlara karşı bir fobisi oluşur. Her kadını Zeynep gibi görür ve hiçbirine güvenemez.. Kendine, bir daha kimseyi sevmeyeceğine dair söz verir. İki sene sonra İskender başka bir yerde çalışmaya başlar. Çalıştığı ofiste yan masada çok güzel, çalışkan ve çekici bir kadın vardır. Gittikçe bu kadına karşı bir şeyler hissetmeye başlar fakat önceki deneyimi yüzünden uzun süre kendini engeller. Kadına karşı soğuk davranır, hatta bazen tersler ama bunları tamamen isteksiz olarak yapmaktadır. Kafasındaki düşünceler onu bir kadın düşmanına çevirir. Kadınları dünya için gereksiz görmeye başlar. Yan masada çalışan Belgin isimli güzel kız İskender’ e aşık olur ve onun garip tutumunu anlayamaz. İskender de zamanla içindeki sevgiye karşı koyamaz ve Belgin’ e hissettiklerini anlatır.</p>
<p><strong>Kitabın Anafikri: </strong>Kitaptaki anafikir; önyargının zararları ve neden insanlara karşı önyargılı olmamak gerektiğidir.<br />
<strong>Kitabın Kahramanları:</strong><br />
İSKENDER : Başarılı, insanlarla olan ilişkileri iyi, duygularıyla hareket eden, değişken fikirlere sahip olan orta ayşlı biri.<br />
ZEYNEP : Çekici, güzel, çalışkan, deli dolu, çapkın ve eğlenmeyi seven bir kişilik.<br />
BELGİN  : Genç, uzun boylu, iyi niytli, utangaç, duygularını tam yansıtamayan biri.<br />
MESUT    : Yakışıklı, zengin, kibirli, insanları umursamayan bir kişilik.</p>
<p><strong>Kitabın Yorumu:</strong> Kitapta<br />
Kitapta insanlar arasındaki ilişkiler son derece detaylı anlatılmış. Sürekli gelişen olumsuzluklar bazen okuyucuyu sıkabiliyor. Yazar, kişileri iyi tasvir etmiş ve olaylar akıcı bir şeklde ele almış.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/bir-kadin-dusmani-resat-nuri-guntekin.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Skinny Bitch - Rory Freedman/ Kim Barnouin</title>
		<link>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/skinny-bitch-rory-freedman-kim-barnouin.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/skinny-bitch-rory-freedman-kim-barnouin.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Aug 2008 20:49:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yeni Kitapların Tanıtımı]]></category>

		<category><![CDATA[kilo verme ile ilgili kitap]]></category>

		<category><![CDATA[Kim Barnouin]]></category>

		<category><![CDATA[nasıl kilo verilir]]></category>

		<category><![CDATA[Rory Freedman]]></category>

		<category><![CDATA[sağlık kitabı]]></category>

		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[skinny bitch kitabı]]></category>

		<category><![CDATA[skinny bitch kitabının özeti]]></category>

		<category><![CDATA[zayıflama kitabı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitap-ozet.net/?p=49</guid>
		<description><![CDATA[
Kitabın Adı:SKİNNY BİTCH
Kitabın Yazarı: Rory Freedman/ Kim Barnouin
Kitabın Yazılma Yılı:2008
Kitabın Yayınevi: Pegasus Yayınları
Kitabın Basım Yılı:  2008
Sayfa Sayısı:228
Kitabın Konusu:  Skinny Bitch kitabı sağlıkla alakalı ... ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 190px"><img title="Rory Freedman/ Kim Barnouinin Skinny Bitch Kitabının Tanıtımı" src="/resimler/skinny-bitch.jpg" alt="" width="180" height="250" /><p class="wp-caption-text">Rory Freedman/ Kim Barnouin   - Skinny Bitch Kitabının Tanıtımı</p></div>
<p><strong>Kitabın Adı:</strong>SKİNNY BİTCH<br />
<strong>Kitabın Yazarı:</strong> Rory Freedman/ Kim Barnouin<br />
<strong>Kitabın Yazılma Yılı:</strong>2008<br />
<strong>Kitabın Yayınevi: </strong>Pegasus Yayınları<br />
<strong>Kitabın Basım Yılı: </strong> 2008<br />
<strong>Sayfa Sayısı:</strong>228<br />
<strong>Kitabın Konusu: </strong> Skinny Bitch kitabı sağlıkla alakalı bir kitaptır ve fazlalıkları olanları çok yakından ilgilendirir. Freedman, kitabında kilo vermenin yollarını ve sağlıklı beslenmeyi anlatmıştır&#8230;<br />
<span id="more-49"></span><br />
<strong>Arka Kapak Yazısı: </strong><br />
<em>Merhaba okuyucular,<br />
Ne kadar büyük bir kasırga oldu, değil mi? Bizim Skinny Bitch kitabını yazmaya karar vermemiz sanki dün gibi. Oysa şimdi kitabımız yirmi dile çevrilmiş durumda.</em></p>
<p><em>Biz hâlâ insanların yemek konusunda bilinçlenmesi için nasıl daha fazla yardımcı olabiliriz diye kendi kendimize soruyoruz!<br />
Biz sizin sevginizi kazandığımız için sonsuz derecede minnettarız. Her gün dünyanın her yerinden okuyuculardan başarı öykülerini anlatan haberler alıyoruz. Tüm bunlar sözcüklerin ötesinde bizim için motive edici olmaktadır. Biz Skinny Bitch kitaplarını yazdık çünkü gerçekten bir fark yaratmak istedik. Bu kitabın sizin yaşantınızı değiştirmesini istiyoruz. Eğer bunu başarabilirsek bu bizim için büyük bir onur ve gurur kaynağı olacaktır.<br />
En içten sevgi ve saygılarımızla, Rory ve Kim</em></p>
<p><strong>Kitap Hakkında Eleştiriler: </strong><br />
<span style="text-decoration: underline;"> The New York Times</span><br />
Eğlenceli ve mizahi bir anlatım. Okunmalı!</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> Marie Claire</span><br />
Kahkahalara boğuldum. Şahane bir üslup.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> Elle</span><br />
Zekice hazırlanmış bu kitap, sağlıklı beslenme konusunda çok önemli ve yararlı bilgiler içeriyor.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> Ingrid Newkirk, PETA Başkanı</span><br />
Skinny Bitch, sağlıklı beslenme ve kilo verme konusunda yazılmış harika bir kitaptır. Eğer imkanlarım elverseydi bu kitabı bütün kadınlara karşılıksız dağıtmak isterdim ve gelecekte daha şişko bir nesil olmaktansa daha sağlıklı bir bir nesil olurduk.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/skinny-bitch-rory-freedman-kim-barnouin.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Semerkant - Amin Maalouf</title>
		<link>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/semerkant-amin-maalouf.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/semerkant-amin-maalouf.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Aug 2008 12:12:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yabancı Romanların Özetleri]]></category>

		<category><![CDATA[amin maalouf]]></category>

		<category><![CDATA[amin maalouf romanları]]></category>

		<category><![CDATA[amin maalouf semerkant]]></category>

		<category><![CDATA[ömer hayyam ile ilgili kitaplar]]></category>

		<category><![CDATA[ömer hayyamın hayatı]]></category>

		<category><![CDATA[semerkant kitabının tahlili]]></category>

		<category><![CDATA[semerkant romanının geniş özeti]]></category>

		<category><![CDATA[semerkant romanının özetini oku]]></category>

		<category><![CDATA[semerkant romanının tahlili]]></category>

		<category><![CDATA[tarihi romanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitap-ozet.net/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[
Kitabın Adı:SEMERKANT
Kitabın Yazarı: Amin MAALOUF
Kitabın Yazılma Yılı:1988
Kitabın Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Kitabın Basım Yılı:  2008
Sayfa Sayısı:317
Kitabın Konusu: Ömer Hayyam&#8217;ın Semerkant&#8217;a gelmesi ve tarihi... ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 190px"><img title="Amin Maaloufun Semerkant romanının özeti" src="/resimler/semerkant.jpg" alt="" width="180" height="250" /><p class="wp-caption-text">Amin Maalouf - Semerkant Romanının Özeti</p></div>
<p><strong>Kitabın Adı:</strong>SEMERKANT<br />
<strong>Kitabın Yazarı:</strong> Amin MAALOUF<br />
<strong>Kitabın Yazılma Yılı:</strong>1988<br />
<strong>Kitabın Yayınevi: </strong>Yapı Kredi Yayınları<br />
<strong>Kitabın Basım Yılı: </strong> 2008<br />
<strong>Sayfa Sayısı:</strong>317<br />
<strong>Kitabın Konusu: </strong>Ömer Hayyam&#8217;ın Semerkant&#8217;a gelmesi ve tarihi eseri olan Rubaiyat&#8217;ın burda oluşturulmasını konu alır Amin Maalouf&#8217;un Semerkant romanı<br />
<span id="more-46"></span><br />
<strong>Kitabın Özeti: </strong><br />
Roman 11. yy’da yaşamış olan İranlı bilge ozan ömer Hayyam ‘ ın hayatı ve Rubaiyat ‘ ının öyküsünü anlatmaktadır.<br />
Maalouf&#8217;un Semerkant kitabı iki bölümden oluşmaktadır. Ömer Hayyam bilgeiğiyle ve şairliğiyle her tarafta tanınan birisiydi. Onun tüm hayali Semerkant ‘ I görmek , oranın güzelliğini keşfetmekti. Gittiği yerde başından geçen birtakım olaylar sonucunda kadıyla tanışması ve onun tavsiyesi üzerine eserini bir kitapta toplar. Onun bu şairane ve bilge kişiliği kendisinin devletin en üst kademesine kadar yükseltir. Herkesin takdirini toplar ve kitabını her türlü koşullara rağmen tamamlar.<br />
Kitabın ikinci bölümünde de Benjamin Omer adındaki bir Ömer Hayyam hayranı bu  şaheseri bulmak için birçok zorlu yoldan geçer ve macera kitabın Titanic gemisinde kaybolmasıyla son bulur.</p>
<p><strong>Kitabın Anafikri: </strong>Zorluklar, insanların hayallerini gerçekleştirmesini önleyecek bir engel olmamalıdır.<br />
<strong>Kitabın Kahramanları:</strong><br />
ÖMER HAYYAM: Bilge , filozof  gökbilimci , matematikçi , herkesin güvendiği , olaylara tarafsız bakabilen bir kişilik.<br />
HASAN SABBAH: Zeki , araştırmacı , azimli fakat bilgisini ve yeteneklerini kötüye kullanan birisi.<br />
BENJAMİN ÖMER: Araştırmacı , maceracı ve kendini Rubaiyat ‘ I bulmaya adayan birisi.</p>
<p><strong>Kitabın Yorumu:</strong> Tarihi olaylara ilgi duyanlar için oldukça güzel bir kitap. Olayların bize anlatıldığı gibi olmadığını, olayların ideal anlatılışını değil de gerçek anlatılışını duymak daha fazla ilginizi çekecektir, en azından benim için gerçekleri bilmek daha iyi birşeydir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/semerkant-amin-maalouf.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kaşağı - Ömer Seyfettin</title>
		<link>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/kasagi-omer-seyfettin.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/kasagi-omer-seyfettin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Aug 2008 11:03:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hikaye Kitaplarının Özetleri]]></category>

		<category><![CDATA[Çocuk Kitaplarının Özetleri]]></category>

		<category><![CDATA[çocuk kitapları]]></category>

		<category><![CDATA[hikaye kitapları]]></category>

		<category><![CDATA[kaşağı çocuk kitabının geniş özeti]]></category>

		<category><![CDATA[kaşağı hikayesinin özeti]]></category>

		<category><![CDATA[ömer seyfettin hikayeleri]]></category>

		<category><![CDATA[ömer seyfettin kaşağı hikayesi]]></category>

		<category><![CDATA[ömer seyfettin kitapları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitap-ozet.net/?p=41</guid>
		<description><![CDATA[
Kitabın Adı:KAŞAĞI
Kitabın Yazarı: Ömer Seyfettin
Kitabın Yayınevi: Gün Yayıncılık
Kitabın Basım Yılı:  2006
Sayfa Sayısı:112
Kitabın Konusu: Bir iftira ile ilgili olan romanın konusu; kardeşine iftira attıktan sonra çektiği vic... ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 190px"><img title="Ömer Seyfettinin Kaşağı hikayesinin özeti" src="/resimler/kasagi.jpg" alt="" width="180" height="250" /><p class="wp-caption-text">Ömer Seyfettin - Kaşağı Hikayesinın Özeti</p></div>
<p><strong>Kitabın Adı:</strong>KAŞAĞI<br />
<strong>Kitabın Yazarı:</strong> Ömer Seyfettin<br />
<strong>Kitabın Yayınevi: </strong>Gün Yayıncılık<br />
<strong>Kitabın Basım Yılı: </strong> 2006<br />
<strong>Sayfa Sayısı:</strong>112<br />
<strong>Kitabın Konusu: </strong>Bir iftira ile ilgili olan romanın konusu; kardeşine iftira attıktan sonra çektiği vicdan azabının hikayesidir.<br />
<span id="more-41"></span><br />
<strong>Kitabın Özeti: </strong><br />
Annesi, İstanbul&#8217;a gittiği için kendisinden bir yaş küçük olan kardeşi Hasan&#8217;la artık Dadaruh&#8217;un yanından hiç ayrılmaz. Bu, babasının seyisi, yaşlı bir adamdır. En sevdikleri şey atlardır. Dadaruh&#8217;la birlikte onları suya götürmek, çıplak sırtlarına binmek, onlar için çok zevklidir.Torbalara arpa koymak, yemliklere ot doldurmak, gübreleri kaldırmak eğlenceli bir oyundan daha çok hoşlarına gider. Dadaruh eline kaşağıyı alıp işe başladı mı, tıkı&#8230; tık&#8230; tıkı&#8230; tık&#8230; tıpkı bir saat gibi&#8230; yerinde duramaz, bunu gören küçük çocuk ben de yapacağım! diye tutturur.<br />
O vakit Dadaruh, onu Tosun&#8217;un sırtına koyar, eline kaşağıyı verir,<br />
- Hadi yap! Der.<br />
Bu demir gereci hayvanın üstüne sürter, ama o uyumlu tıkırtıyı çıkaramazdı.<br />
Her sabah ahıra gelir gelmez,<br />
- Dadaruh, tımarı ben yapacağım, der.Ama adam izin vermez ancak boyu at kadar olunca yapabileceğini söyler.Boyu atın karnına bile varmıyordu. Oysa en keyifli, en eğlenceli şey buydu. Sanki kaşağının düzenli tıkırtısı Tosun&#8217;un hoşuna gidiyor, kulaklarını kısıyor, kuyruğunu kocaman bir püskül gibi sallıyordu. Tam tımar biteceğine yakın huysuzlanır, o zaman Dadaruh, &#8220;Höyt..&#8221; diye sağrısına bir tokat indirir, sonra öteki atları tımara başlardı.Bir gün yalnız başına kalır. Hasan&#8217;la Dadaruh dere kenarına inmişlerdi. İçimde bir tımar etmek hırsı uyanır. Kaşağıyı arar, bulamaz. Annesinin bir hafta önce İstanbul&#8217;dan gönderdiği armağanlar içinden çıkan fakfon kaşağı, pırıl pırıl parlıyordu. Hemen alıp, Tosun&#8217;un yanına koşar,  karnına sürtmek ister fakat rahat durmaz.<br />
- Sanırım acıtıyor? Diye düşünür.<br />
Gümüş gibi parlayan bu güzel kaşağının dişlerine bakar. Çok keskin, çok sivridir. Biraz köreltmek için duvarın taşlarına sürtmeye başlar. Dişleri bozulunca yeniden dener. Gene atların hiçbiri durmaz ve kızar. Öfkesini sanki kaşağıdan çıkarmak ister. On adım ilerdeki çeşmeye koşar. Kaşağıyı yalağın taşına koyup yerden kaldırabildiği en ağır bir taş bularak üstüne hızlı hızlı indirmeye başlar. İstanbul&#8217;dan gelen, üstelik Dadaruh&#8217;un kullanmaya kıyamadığı bu güzel kaşağıyı ezip, parçalar. Sonra yalağın içine atar. Babası çeşmeye bakarken, yalağın içinde kırılmış kaşağıyı görür; Dadaruh&#8217;a yanına çağırınca  çok korkar. Dadaruh şaşırır, kırılmış kaşağı ortaya çıkınca, babası bunu kimin yaptığını sorar.Dadaruh,<br />
- Bilmiyorum, der.<br />
Babasının gözleri ona döner, daha bir şey sormadan, çocuk kaşağıyı kardeşi Hasan’ın kırdığını söyler. “Dadaruh uyurken odaya girdi. Sandıktan aldı. Sonra yalağın taşında ezdi” der.<br />
Babası Hasan’I çağırır.<br />
-Bu kaşağıyı niye kırdın?diye sorar.<br />
Hasan, Dadaruh&#8217;un elinde duran alete şaşkın şaşkın baktıp, sarı saçlı başını sarsarak,<br />
- Ben kırmadım, der.<br />
- Doğru söyle, darılmayacağım. Yalan çok kötüdür, der babası. Hasan inkârda direnir. Baba öfkelenir. Üzerine yürür &#8220;Utanmaz yalancı&#8221; diye yüzüne bir tokat indirir.<br />
- Götür bunu eve; sakın bunu bir daha buraya sokma. Hep Pervin&#8217;le otursun! diye haykırır.<br />
Artık ahırda hep yalnız oynar. Hasan eve hapsedilir. Annesi geldikten sonra da bağışlanmaz.Annesi onun iftira atabileceğine hiç ihtimal vermez.<br />
Ertesi yıl anne, yazın gene İstanbul&#8217;a gider.Hasan&#8217;a ahır hâlâ yasaktır. Bir gün birdenbire hastalandı.  Doktor &#8220;Kuşpalazı&#8221; der. Babası yatağın başucundan hiç ayrılmaz.Hizmetçi kardeşinin öleceğini söyler ve çocuk  ağlamaya başlar.Gece uyuyamaz, uykuya dalar dalmaz Hasan&#8217;ın hayali gözünün önüne gelir &#8220;İftiracı! İftiracı!&#8221; diye karşısında ağlar.Pervin&#8217;i uyandırır. Hasan&#8217;ın yanına gitmek istediğini ve babasına bir şey söylemek istediğini söyler.Yarın söylersin, der.Sabaha kadar gene gözlerini kapayamaz. Hava henüz ağarırken Pervin&#8217;i uyandırır.Ama zavallı suçsuz kardeşi, o gece ölmüştür.</p>
<p><strong>Kitabın Anafikri: </strong> Yalan söylemenin ve iftira atmanın zararları ve sonucunda oluşacak geri dönülmez şeyler&#8230;<br />
<strong>Kitabın Kahramanları:</strong><br />
HASAN&#8217;IN ABİSİ Babasından çok korkar.Atları çok sever.<br />
HASAN: Küçük kardeştir.O da babasından çok korkar ve atları çok sever.Geçirdiği hastalık ölümüne sebep olur.<br />
DADARUH: Evin seyisidir. Bütün zamanını atlarla geçirmekyen çok zevk alır.İki çocuğu da çok sever.<br />
PERVİN Evin hizmetçisidir. Çok yumuşak kalplidir ve herşeyi açıkça söyler.Bir o kadar da sulugözdür.<br />
EVİN BABASI Çocuklarının üzerinde büyük bir otorite sahibidir.        Çocukları onu çok sever ama ondan çok korkarlar.</p>
<p><strong>Kitabın Yorumu:</strong> Yazar olayları ve yer betimlemelerini çok güzel ve yerinde yapmıştır.Akıcılığı sağlamış, okuyucuyu sıkmadan akıcı bir şekilde okuyabilmesi için bütün imkan ve kabiliyetlerini sergilemiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/kasagi-omer-seyfettin.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Tarık BUĞRA Biyografisi</title>
		<link>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/tarik-bugra-biyografisi.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/tarik-bugra-biyografisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Aug 2008 10:12:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Türk Yazarların Biyografileri]]></category>

		<category><![CDATA[tarık buğra]]></category>

		<category><![CDATA[tarık buğra biyografi]]></category>

		<category><![CDATA[tarık buğra romanları]]></category>

		<category><![CDATA[tarık buğra tüm kitapları]]></category>

		<category><![CDATA[tarık buğra ünlü yazar]]></category>

		<category><![CDATA[tarık buğranın biyografisi]]></category>

		<category><![CDATA[tarık buğranın eserleri]]></category>

		<category><![CDATA[tarık buğranın hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitap-ozet.net/?p=38</guid>
		<description><![CDATA[
Tarık Buğra, Akşehir&#8217;de 2 Eylül 1918 tarihind doğdu. İlk ve orta öğrenimini Akşehir&#8217;de tamamladı. Daha sonra Konya Lisesi&#8217;ni bitirdi. (1936) Çeşitli aralıklarla İstanbul Üniversitesi&#8217;nin Tıp, Hukuk ve Edebiyat fak... ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 190px"><img title="Tarık Buğra Biyografisi, Hayatı ve Eserleri" src="/resimler/tarik-bugra.jpg" alt="" width="180" height="250" /><p class="wp-caption-text">Tarık Buğra Biyografisi, Hayatı ve Eserleri</p></div>
<p>Tarık Buğra, Akşehir&#8217;de 2 Eylül 1918 tarihind doğdu. İlk ve orta öğrenimini Akşehir&#8217;de tamamladı. Daha sonra Konya Lisesi&#8217;ni bitirdi. (1936) Çeşitli aralıklarla İstanbul Üniversitesi&#8217;nin Tıp, Hukuk ve Edebiyat fakültelerinde ikişer üçer yıl okuyup vazgeçti.</p>
<p><span id="more-38"></span>Akşehir&#8217;de çıkardığı Nasrettin Hoca gazetesi ile gazeteciliğe başladı. İstanbul&#8217;a gelince Milliyet, Yeni İstanbul, Haber ve Tercüman gazetelerinde fıkralar yazdı, sanat sayfaları düzenledi. Haftalık Yol dergisini çıkardı.</p>
<p>Tarık Buğra, gazetecilikle olan ilgisini 1983 yılı sonuna kadar devam ettirdi. Onun gazete yazılarının da değişik ve kendine has özellikleri vardır. Hiçbir zaman basmakalıp düşünce ve ideolojilerin takipçisi olmamıştır. Zaman zaman dil, edebiyat ve sanat konularına da yer verdiği bu yazılarında hür, bağımsız ve meseleler karşısında tarafsız bir yazar olma vasfını kaybetmemiştir. Tarık Buğra, edebiyat dünyasına küçük hikâyelerle girdi. Cumhuriyet gazetesinin açtığı bir yarışmada &#8220;Oğlumuz&#8221; adlı hikâyesi ile ikinci olması, onun için bir dönüm noktası olmuştur denilebilir. Daha sonra Çınaraltı ve İstanbul dergilerinde hikâyeler yazmaya devam etti. Bu hikâyeler kronolojik bir sıra ile incelendiğinde ilk dikkati çeken şeyin, yazarın bir acemilik/çıraklık dönemi olmayışıdır. Hemen her yazarda takibedilen zaman içinde ustalaşma, Tarık Buğra&#8217;da görülmüyor. O, daha ilk hikâyesinde usta bir yazar olduğunu ortaya koymuştur. Hikâyelerinde daha çok yakın çevre, aile hayatı, sevda ilişkileri, küçük kasaba intibaları gibi ferdî ve dar çerçeveli konular göze çarpar. Tarık Buğra olay değil, atmosfer hikâyecisidir. Hikâyelerinden, onun &#8220;hüzn&#8221;ü bilen bir yazar olduğu anlaşılmaktadır. Onun hikâye ve romanlarında çocukluğun, ilk aşkın, vefasızlıkların, kırılmışlıkların ve yarıda kalmış şeylerin hüznü vardır. Denilebilir ki onur eserlerinin atmosferini hep bir hüzün bulutu idare eder. Yayınlanmış dört tiyatro eserinden İbişin Rü-yası&#8217;nda ünlü komik Naşit&#8217;in hayatından bir bölümü, son derece duygulu, iki kişi arasında geçen fırtınalı bir aşk atmosferi içinde anlattı. İlk adı Dört Yumruk olan, daha sonra Akümülatörlü Radyo adıyla yayınlanan ve Devlet Tiyatroları&#8217;nda sahnelenen eserinde ise yarıda kalmış saadetlerin hikâyesini anlatmıştır. Ayakta Durmak İstiyorum ve Yüzlerce Çiçek Birden Açtı oyunları ise daha beşerî planda, hürriyete ve bağımsızlığa hasret insanın dramı hikâye edilmiştir. Onun romanları ise değişik bir gelişme göstermektedir.</p>
<p>1955&#8242;te yayınlanan Siyah Kehri-bar&#8217;da, İtalya&#8217;da Mussolini devrinde geçen olaylar anlatılmış, dikta rejimlerinin hür ve zora gelmez mizaçlar üzerinde yarattığı olumsuz tesirler belirtilmiştir. İbişin Rüyası, daha sonra oyun haline getirilmiş olan romanıdır. Yalnızlar ise, Akümülatörlü Radyo oyununun romanlaştırılmışıdır.</p>
<p>Roman dünyamızda Tarık Buğra&#8217;ya sağlam ve sarsılmaz bir yer sağlayan eseri Küçük Ağa&#8217;dır. Bu eserde, ve bunun devamı olan Küçük Ağa Ankarada ve Firavun İmanı romanlarında Millî Mücadele ilk defa değişik bir açıdan ele alınmıştır. Daha çok devletin resmi görüşünden hareket eden Kurtuluş Savaşı romanlarının tam aksine bu üç romanda meseleler, insan / millet açısından ele alınmış, yeni ve doğru bir yorumla ortaya konulmuştur. Bu roman &#8220;tarihi açıdan Millî Mücadele&#8217;de insanın yeri, milletin yeri nedir?&#8221; sorularının cevaplarını araştırır. Yazar, Yağmur Beklerken romanında Serbest Fırka denemesinin, Gençliğim Eyvah&#8217;da ise 1970&#8242;li yıllarda Türkiye&#8217;nin bir numaralı meselesi haline gelen anarşik olayların değişik yönlerini, perde arkasını tasvir ve tahlil eder.</p>
<p>Tarık Buğra, Osmancık romanı ile de, Osmanlı devletinin kuruluş yıllarını anlatmıştır. Bu eserde de cihan devletini kuran irade, şuur ve karakterin tahlili vardır. Tarık Buğra, roman kahramanlarını idealize etmez. Onun romanlarındaki bütün tipler tabiidir. İnsanı, en gerçek ve inkâr edilemez yanından -mizacından- ve insanın en soylu duygusundan -hüzünlerinden- ele almıştır. Bu özellikleriyle Tarık Buğra, realizmin Türk romancılığındaki en usta yazarlarından birisidir. Tarık Buğra&#8217;da belli ve kalıplaşmış bir fikri ispatlama, yorumlama ve propogandasını yapma endişesi yoktur. O, romanı, roman olarak düşünür. Tarık Buğra&#8217;yı bugün ve gelecekte sarsılmaz yapan özellik onun bu tutumudur. Ona göre roman, hatta sanat &#8220;kâinatı ve insanları bir mizaca göre yeniden yaratmaktır.&#8221; Bu açıdan bakılınca Tarık Buğra, bir tahlil ustası olarak göze çarpar. Onun bazı romanlarında insan, bazılarında mesele ön plândadır, fakat ikisi de her zaman dengelidir. Tarık Buğra roman ve tiyatro gibi yarına kalıcı eserlerin en mükemmel kültür Türkçesi ile yazılacağını savunmuştur. Sanat eseri için her türlü basmakalıbı reddeden bağımsız bir sanat anlayışını benimsemiş olan Tarık Buğra, güzel Türkçesi, canlı ve yoğun üslûbu, derin tipleri ile Türk hikâye, tiyatro ve roman yazarlarının başında yer almıştır.</p>
<p>Hisar dergisi ve Türkiye gazetesinde de yazan Tarık Buğra, 26 Şubat 1994 tarihinde İstanbul&#8217;da öldü.</p>
<p><strong>ESERLERİ</strong></p>
<p>Hikâye</p>
<ul>
<li>Oğlumuz (1949)</li>
<li>Yarın Diye Bir Şey Yoktur (1952)</li>
<li>İki Uyku Arasında (1954)</li>
<li>Hikâyeler (1964)</li>
</ul>
<p>Tiyatro</p>
<ul>
<li> Ayakta Durmak İstiyorum</li>
<li>Akümülatörlü Radyo</li>
<li>Yüzlerce Çiçek Birden Açtı (1979)</li>
</ul>
<p>Gezi Yazıları</p>
<ul>
<li> Gagaringrad (Moskova Notları) (1962)</li>
<li>Fıkra ve Deneme: Gençlik Türküsü (1964)</li>
<li>Düşman Kazanmak Sanatı (1979)</li>
<li>Politika Dışı (1992)</li>
</ul>
<p>Roman</p>
<ul>
<li> Siyah Kehribar (1955)</li>
<li>Küçük Ağa (1964)</li>
<li>Küçük Ağa Ankarada (1966)</li>
<li>İbişin Rüyası (1970)</li>
<li>Firavun İmanı (1976)</li>
<li>Gençliğim Eyvah (1979)</li>
<li>Dönemeçte (1980)</li>
<li>Yalnızlar (1981)</li>
<li>Yağmur Beklerken (1981)</li>
<li>Osmancık (1983)</li>
</ul>
<p>Senaryo ve oyunu</p>
<ul>
<li> Sıfırdan Doruğa-Patron (1994).</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/tarik-bugra-biyografisi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Küçük Ağa - Tarık BUĞRA</title>
		<link>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/kucuk-aga-tarik-bugra.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/kucuk-aga-tarik-bugra.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Aug 2008 09:57:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Türk Kitaplarının Özetleri]]></category>

		<category><![CDATA[küçük ağa geniş özet]]></category>

		<category><![CDATA[küçük ağa özeti]]></category>

		<category><![CDATA[küçük ağa romanının özeti]]></category>

		<category><![CDATA[tarık buğra]]></category>

		<category><![CDATA[tarık buğra kitapları]]></category>

		<category><![CDATA[tarık buğra küçük ağa romanının özeti]]></category>

		<category><![CDATA[tarık buğra tüm romanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitap-ozet.net/?p=33</guid>
		<description><![CDATA[
Kitabın Adı:KÜÇÜK AĞA
Kitabın Yazarı: Tarık BUĞRA
Kitabın Yazılma Yılı:1966
Kitabın Yayınevi: İletişim Yayınları
Kitabın Basım Yılı:  2003
Sayfa Sayısı:479
Kitabın Konusu: : Birinci Dünya Savaşı sonmucunda Osmanlı Devleti ... ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 190px"><img title="Tarık Buğranın Küçük Ağa romanının özeti" src="/resimler/kucuk-aga.jpg" alt="" width="180" height="250" /><p class="wp-caption-text">Tarık Buğra - Küçük Ağa Romanının Özeti</p></div>
<p><strong>Kitabın Adı:</strong>KÜÇÜK AĞA<br />
<strong>Kitabın Yazarı:</strong> Tarık BUĞRA<br />
<strong>Kitabın Yazılma Yılı:</strong>1966<br />
<strong>Kitabın Yayınevi: </strong>İletişim Yayınları<br />
<strong>Kitabın Basım Yılı: </strong> 2003<br />
<strong>Sayfa Sayısı:</strong>479<br />
<strong>Kitabın Konusu: </strong>: Birinci Dünya Savaşı sonmucunda Osmanlı Devleti önceki gücünü,etkisini kaybetmeye başlamış,isyanlar ve işgallerle zayıf duruma düşmüştür.Bu kitapta ise , bir Anadolu kasabası olan Akşehir&#8217;den yola çıkılarak ,kurtuluş mücadelesinin bir bölümü anlatılmaktadır.Olaylar Akşehir’in bir kasabasında başlar ve gelişir.<br />
<span id="more-33"></span><br />
<strong>Kitabın Özeti: </strong><br />
Birinci Dünya Savaşı, Mondros Analaşmasının imzalaması ile sona erer. Türk milletinin eli kolu bağlayan bu anlaşma çok ağır şartlar içeriyordu. Devletin merkezi İstanbul başta olmak üzere, Türk vatanı bölge bölge yabancı devlet askerleri tarafından işgal edilir. Ülkeyi yöneten insanlar, bir çıkış çaresi bulamaz. Millet; tedirgin, karamsar ve ümitsizdir. Birinci Dünya Savaşı’nda çeşitli cephelerde vuruşmuş gâziler, birer birer ana evine dönerler.<br />
1919 yılının Akşehir’i Anadolu’daki herhangi bir kasaba, vilayet gibidir (Akşehir Anadolu&#8217;yu temsil etmek için kullanılabilir yani). Anadolu’nun diğer köy ve kasabalarında olduğu gibi Akşehir’de de bir beklenti vardır. Her ev; cepheden dönecek evladını, kocasını, babasını, kardeşini, yeğenini, nişanlısını bekler. Akşehir, savaşı kaybetmenin derin sessizliğini yaşar. Bu sessizliği bozan Gâvur mahallesindeki Yorgo’nun, Minas’ın meyhanelerinden gelen sevinç naralarıyla karışan müzik sesleridir.<br />
Büyük savaştan sonra Akşehir’e ilk gelenlerden biri de Salih’tir. Salih, Arabistan çöllerinde sağ kolunu kaybeder. Ayrıca, yüzünün sağ tarafı da, savaşta aldığı şarapnellerle yok gibidir. O, üzgündür. Keşke, Akşehir’e bu şekilde gelmeseydim, diye düşünür. Çolak Salih’i ilk karşılayanlar biri çocukluk arkadaşı Niko’dur. Ama, Niko, eski Niko değildir. Eskiden, Niko gibi Rum ve Ermeniler, “Osmanlı” olmaktan gurur duyardı. Şimdilerde ise o, “Rum” olmanın gurur ve heyecanı içindedir. Niko’nun Salih’i karşılamasındaki amacı, ondan üstün olduğunu belgelemektir. Çünkü, yıllar öncesinde Salih, hep Niko’ dan üstün olmuştu. Şimdi, ise Niko, Salih’ten üstünlüğünü gösterecek, böylece ondan intikamını alacaktır.<br />
Niko, Salih’e yeni ayakkabı ve yeni elbiseler alır. Onu, babasının meyhanesine götürür; beraberce içerler, eğlenirler. Bu eğlenceler sonraki günlerde de devam eder. Salih, bu durumdan çok memnun değildir; içinde bilemediği bir sıkıntı vardır. Çözmeye çalışır, ama gücü yetmez. Bu hâlini gören Türk arkadaşları, komşuları ise ondan nefret eder. Hatta, annesi bile Salih’e tahammül edemez; o da eski Salih’ini arar.<br />
Akşehir’e İstanbullu Hoca (Mehmet Reşit Efendi) lâkabıyla biri gelir. İstanbul Hükûmeti tarafından gönderilen bu kişi, camide Kuvayı Millîye aleyhinde vaazlar verir. İstanbullu Hoca; bilgili, bilinçli, dürüst, cesur ve samimî biridir. Yalnız, İstanbul’da dönen dolapları, İstanbul Hükûmeti’nin İtilaf Devletleri ile olan ilişkisini yanlış değerlendirir. O, doğruduna doğruya Padişah ve Halife’ye olan samimî sevgi ve saygısından dolayı Kuvayı Millîye’yi bir nifak çetesi olarak görür. Hitabeti güçlü ve mantıklı konuşması ile Akşehirlileri çevresinde toplar. Pek çok Akşehirli, onun açıklamaları doğrultusunda Kuvayı Millîye’yi kötü görür. Sonunda da, Kuvayı Millîye tarafından hakkında “vur emri” çıkarılır.<br />
Salih; bir gün sessizce gittiği Rum meyhanesinde Rumların toplantı yaptığını görür ve onların konuşmalarını dinler. Papazın başkanlığında toplanan Rumlar, Anadolu’da kurulmasını istedikleri Rum Pontus Devleti’yle ilgili senaryolar çizer. Konuşmaların en ateşli taraftarı da Niko’dur. Salih, beyninden vurulmuş gibidir. Ne yaptığını, ne yapacağını bilemez. Kendinden utanır. Sonunda karar verir. Tek koluyla da olsa o da bir Kuvayı Millîyeci olacak ve diğer düşmanlarla olduğu gibi Niko gibileriyle de savaşacaktır. Silâh talimleri yapar. Usta bir atıcı olur ve Kuvayı Milliyeciler’in arasına katılır.<br />
Öbür taraftan İstanbullu Hoca, Emine adlı güzel bir kızla evlenir. Fakat, Kuvayı Millîye’nin hakkında çıkardığı “vur emri” nden haberi olduğu için hamile karısını bırakarak Çakırsaraylı’nın çetesine katılır. Sakalını keser ve onlardan biri olur. O, artık “Küçük Ağa”dır. Onun İstanbullu Hoca olduğunu bilen çok azdır. Bunlardan biri de Salih’tir. Salih, Küçük Ağa’yı samimiyetinden ve dürüstlüğünden dolayı çok sever, onun yanından ayrılmak istemez. Sonunda Küçük Ağa; Salih’in de yardımıyla Çakırsaraylı’dan ayrılır ve tek başına bir çete kurar. Artık o da, Kuvayı Millîye’nin amaç ve ilkelerini benimsemiş, ateşli bir Kuvayı Millîyeci’dir.<br />
Pek çok kimsenin İstanbul’a kaçtığını düşündüğü İstanbullu Hoca, Küçük Ağa adıyla Çerkez Ethem’in Kuvvetleri’ne katılır. O sıralar, Çerkez Ethem ve kardeşleri birer Milllî Mücadeleci’dir. Sonraları ise, Batı Cephesi Komutanlığı ile araları açılan Çerkez Ethem ve taraftarları, ayrı bir yol çizer. Bu durumda Küçük Ağa, Ankara’ya bağlılığını devam ettirir; gizlice tuzaklar kurar, Çerkez Ethem ve Tevfik Bey’in düzenli orduları çökertme ve Millî Mücadele aleyhindeki plânlarını bozar.<br />
Küçük Ağa, yanında bulunan Salih’i Akşehir’e gönderir. İki amacı vardır. Birincisi, Çerkez Ethem ve arkadaşlarının faaliyetlerini Kuvayı Millîyeciler’den Haydar Bey’e bildirmek; ikincisi ise Akşehir’de bıraktığı karısı Emine ve doğması beklenen çocuğundan haber almaktır.<br />
Romanın ikinci bölümü “Küçük Ağa Ankara’da”, Çolak Salih’in Akşehir’e gelmesiyle başlar.<br />
Akşehir’in Millî Mücadele taraftarı önemli şahsiyetlerinden biri olan Ali Emmi, hastadır. Bir zamanlar Millî Mücadele’ye karşı kayıtsızlığı nedeniyle hor gördüğü, küçümsediği, hatta tiksindiği Salih, onu evinde ziyaret eder. Ama, şimdi, Çolak Salih’i sevgi ve saygı ile karşılar. Ali Emmi’yi ziyarete gelen Ağır Ceza Reisi ve Küçük Hacı’nın bir arada bulunduğu an, Çolak Salih; İstanbullu Hoca’nın akıbetinden bahseder. Onun Küçük Ağa adıyla fedakâr bir Kuvayı Millîyeci olduğunu söyler.<br />
Öbür taraftan Salih; Küçük Ağa’nın karısı Emine’nin, kocasını yıllarca beklediğini, Mehmet adında bir oğlunun olduğunu ve İstanbul’lu Hoca’nın “öldü” haberinden sonra da kasabalılar tarafından çarıkçılık yapan Hasan adlı yaşlı bir adamla nikâhlandırıldığını öğrenir. Salih; bu bilgileri aldıktan sonra Akşehir’i terk eder. Onun gitmesinden kısa bir süre sonra da Ali Emmi, ölür.<br />
Küçük Ağa; Batı Cephesi Komutanlığı ile arası açılan Çerkez Ethem ve kardeşi Tevfik Bey’in kuvvetlerinin Ankara için tehlikeli olduğunu görür. Bu nedenle çeşitli savaş hileleri ile Çerkez Ethem’in kuvvetlerini böler, taraftarları arasında anlaşmazlık çıkarır. Bir kısım kuvvetlerin, Batı Cephesi Komutanlığı’na katılmasını sağlar. Daha sonra da kendine bağlı kuvvetleriyle önce Alayunt’a, sonra da Ankara’ya gider. Küçük Ağa, Ankara’da Dr. Haydar Bey’ in aracılığı ile Mehmet Âkif Ersoy ve Hasan Basri Bey’le tanışır. Millî Mücadele taraftarı faaliyetlere girmiş olmanın derin mutluluğunu ve vicdanî rahatlığını duyar.<br />
Günler geçmesine rağmen Çolak Salih’ten bir haber alamayan Küçük Ağa, sonunda karar verir ve Akşehir’e gider. Orada, karısı Emine’nin evlendirildiğini duyar. İçindeki babalık duygusu ile gizlice oğlu Mehmet’le tanışır. Babası olduğunu bilmeyen Mehmet, Küçük Ağa’yı çok sever.<br />
Kocasından ayrı kalmanın hasreti ve sıkıntılı yılların yorgunluğu ile hastalanan Emine daha fazla mücadele edemez ve ölür. Emine’nin öldüğü gün, Küçük Ağa da Ankara’ya yolcudur. Yeni bir devir başlar. Bu devirde, Küçük Ağa; olumlu ve olumsuz birçok olaya şahit olacak, saadet ve hüznü bir arada yaşayacaktır.</p>
<p><strong>Kitabın Anafikri: </strong>: Kitap milli mücadele dönemini anlatan bir kitaptır, milletin toplu olarak direnişinin nasıl olduğunu anlatır. Anadolu’da bir taraftan fedakâr, azimli ve ümitli insanların meşru müdafaa faaliyetleri; öbür taraftan istilâcı, sinsi, menfaatperest ve emperyalist milletlerin saldırıları, birlikte arzı endam eder. Meşru müdafaa hakkına dayanarak mücadelesini başlatan Türk milleti, sonunda düşmanlarını yenmeyi başarır. Zafer elde edilir. Fakat, zaferden sonra yapılacak işler daha bitmez. Yeni bir dönem başlar. Küçük Ağa da bu dönem içindeki yerini almak üzere Ankara’ya gider.<br />
<strong>Kitabın Kahramanları:</strong><br />
İSTANBULLU HOCA (KÜÇÜK AĞA): Kurtuluş mücadelesine büyük hizmetler vermiş binlerce kişiden biri.</p>
<p>SALİH: Birinci Dünya Savaşında sağ kolunu kaybetmiş ve hayatının anlamını Kurtuluş Mücadelesi ile tekrar kazanan biri.</p>
<p>ÇERKEZ ETHEM: Başlarda vatan ve millet için yeri tutulmaz hizmetler vermiş , cephede büyük başarılar göstermiş, fakat düzenli orduya geçme kararı alındığında tamamen zıt fikirleri benimsemiş ve zararlı olmuş bir çete reisi.</p>
<p>DOKTOR HAYDAR BEY: Dünya Savaşında Yüzbaşı rütbesiyle görev yapmış ve milli mücadele yıllarında Kuvayı Milliye’ye büyük hizmetler vermiş bir asker.</p>
<p>ALİ EMMİ: Kurtuluşu Kuvayı Milliye’de gören ve çok büyük fedakarlıklarda bulunan yaşlı bir vatandaş.</p>
<p><strong>Kitabın Yorumu:</strong> Türk Toplumunun verdiği en büyük milli mücadele örneği olan bağımsızlık ve Kurtuluş Savaşı en gerçekçi biçimiyle bize ufacık bir parçasıyla yansıtılmıştır.Dönemin zorlukları , şartları ve kişilerin fedakarlıkları abartısız biçimde anlatılmıştır.Zafere olan inanç ve halkın dayanışması en çarpıcı biçimiyle yansıtılmış ve kitapta adı geçen kişiler , binlerce benzerleri gibi verdikleri üstün mücadelelerle gelecek günleri hazırlamışlardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/kucuk-aga-tarik-bugra.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Huzur - Ahmet Hamdi TANPINAR</title>
		<link>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/huzur-ahmet-hamdi-tanpinar.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/huzur-ahmet-hamdi-tanpinar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Aug 2008 11:12:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Türk Kitaplarının Özetleri]]></category>

		<category><![CDATA[ahmet hamdi tanpınar]]></category>

		<category><![CDATA[ahmet hamdi tanpınar eserleri]]></category>

		<category><![CDATA[ahmet hamdi tanpınar huzur]]></category>

		<category><![CDATA[cumhuriyet dönemi eserleri]]></category>

		<category><![CDATA[cumhuriyet dönemi türk edebiyatı]]></category>

		<category><![CDATA[huzur kitabının özeti]]></category>

		<category><![CDATA[huzur romanının özeti]]></category>

		<category><![CDATA[huzur romanının tahlili]]></category>

		<category><![CDATA[roman özetlerini oku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitap-ozet.net/?p=30</guid>
		<description><![CDATA[
Kitabın Adı:HUZUR
Kitabın Yazarı: Ahmet Hamdi TANPINAR
Kitabın Yazılma Yılı:1949
Kitabın Yayınevi: Can Yayınları
Kitabın Basım Yılı:  1949
Sayfa Sayısı:392
Kitabın Konusu: Bir aşk romanı olan Huzur&#8217;da Mümtaz&#8217;ın Nuran... ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 190px"><img title="Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Huzur romanının özeti" src="/resimler/huzur.jpg" alt="" width="180" height="250" /><p class="wp-caption-text">Ahmet Hamdi Tanpınar - Huzur Romanının Özeti</p></div>
<p><strong>Kitabın Adı:</strong>HUZUR<br />
<strong>Kitabın Yazarı:</strong> Ahmet Hamdi TANPINAR<br />
<strong>Kitabın Yazılma Yılı:</strong>1949<br />
<strong>Kitabın Yayınevi: </strong>Can Yayınları<br />
<strong>Kitabın Basım Yılı: </strong> 1949<br />
<strong>Sayfa Sayısı:</strong>392<br />
<strong>Kitabın Konusu: </strong>Bir aşk romanı olan Huzur&#8217;da Mümtaz&#8217;ın Nuran’a olan aşkının öyküsü anlatılmaktadır.<br />
<span id="more-30"></span><br />
<strong>Kitabın Özeti: </strong><br />
Mümtaz ve Suat&#8217;ın Nuran&#8217;a olan aşklarıdır öykünün merkezi. Mümtaz ve Nuran birbirini sevmekte ve evlenmeyi tasarlamaktadırlar. Ümitsizliğe düşen Suat ise kendini asarak intihar eder. Bu trajedi nedeni ile Nuran&#8217;dan ayrılan Mümtaz&#8217;ın iç dünyası yıkılmıştır. Radyoda II.Dünya savaşının başladığı haberi verildiği sırada, Suat&#8217;ın hayalini gören Mümtaz merdiven başına yıkılır (bazı edebiyat incelemecileri, sonda Mümtaz&#8217;ın öldüğü biçiminde yorumlar yapmış olsalar da, Tanpınar&#8217;ın metninde ölüm telaffuz edilmiyor).</p>
<p>Mümtaz, Beyazıt Sahaflar Çarşısında, salaş dükkanlarda, bit pazarında, Çekmece&#8217;de balıkçı muhitinde ve kır kahvelerinde dolaştırırken, İstanbul&#8217;un bir kronikçisi, İstanbul&#8217;da eski zamanın donup kaldığı ve biriktiği köşelerin bir tasvircisi oluyor romanda. Huzur&#8217;un sonraki bölümlerinde Boğaz&#8217;a, zengin bir eve, sanki başka bir dünyaya geçiyoruz. Pırıl pırıl görünen modern semtte önceleri çok mutlu olan Mümtaz, giderek bu çevrede yaşayan insanlardan kaynaklanan olayların sonucunda yıkılır. Geçilmemesi gereken bir sınırı çiğnemiştir o!</p>
<p>Her yeni tecrübe gibi şahsîdir, her yeni tecrübe gibi ilktir. Mümtaz, bindiği bir Ada vapurunda Nuran’a rastlamış ve “Tehlikeli denecek derecede zengin, her ihtimale gebe, her mânasında velûd bir kadınlık hayatı(nın), bakımsız bir tarla gibi sırf kendisini işleyecek erkeğin yokluğundan yarı hülyâ, yarı verimsizliğin bütün sebeplerini kendisinde gören bir aşağılık duygusu içinde akıp gittiğini” farketmiştir. Bu tesbitin arkası kendiliğinden gelecek ve zalim bir çocukluğun ara sokaklarından geçerek kendisini İhsan’ın kollarına atan Mümtaz, fikrî zeminini sağlamlaştırmış bir insan olarak duygusal arka planını inşa etmeye soyunacaktır:<br />
<em>“O madem ki artık benim için herşeydir, o halde bütün kâinatımla ona taşınmalıyım.”</em><br />
der.</p>
<p><strong>Kitabın Anafikri: </strong>Her aşkın bir ızdırap ve çilesi bazen insana mutluluk bazen de mutsuzluk verir.<br />
<strong>Kitabın Yorumu:</strong> Kitap okuyucuyu aşırı şekilde etkilememekte ve okurken insanı çok sıkmakta,bunalmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/huzur-ahmet-hamdi-tanpinar.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>V. C. ANDREWS Biyografisi</title>
		<link>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/v-c-andrews-biyografisi.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/v-c-andrews-biyografisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Aug 2008 11:01:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yabancı Yazarların Biyografileri]]></category>

		<category><![CDATA[andrews tüm eserleri]]></category>

		<category><![CDATA[andrewsin hayatı]]></category>

		<category><![CDATA[vc andrews biyografisi]]></category>

		<category><![CDATA[vc andrews eserleri]]></category>

		<category><![CDATA[victoria cleo andrews biyografisi]]></category>

		<category><![CDATA[victoria cleo andrews tüm eserleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitap-ozet.net/?p=27</guid>
		<description><![CDATA[
İsminin uzun hali Virginia Cleo Andrews&#8217;dir.  Andrews,1923 yılında Portsmouth Virginia&#8217;da doğdu. William Henry Andrews ve Lillian Lilnor Parker Andrews&#8217;un üç çocuğundan biriydi. Sıradışı bir çocukluk geçiren ve oldukça z... ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 190px"><img title="V. C. Andrews Biyografisi ve Eserleri" src="/resimler/v-c-andrews.jpg" alt="" width="180" height="250" /><p class="wp-caption-text">V. C. Andrews Biyografisi ve Eserleri</p></div>
<p>İsminin uzun hali Virginia Cleo Andrews&#8217;dir.  Andrews,1923 yılında Portsmouth Virginia&#8217;da doğdu. William Henry Andrews ve Lillian Lilnor Parker Andrews&#8217;un üç çocuğundan biriydi. Sıradışı bir çocukluk geçiren ve oldukça zeki olmasından dolayı, Andrews&#8217;in 3. ve 6. sınıfları okumasına gerek görülmemiştir.Virginia Cleo Andrews&#8217;un romanlarında anlattıklarının bazılarının kendi hayatından esinlenerek yazdığı söylenir. Ama bu ayrıntıların hangileri olduğu bilinmez. Kolej yıllarında merdivenden düşerek kalça kemiğini kırmış ve bu kemik gelişimini olumsuz etkilemiştir. Bu nedenle gençliği tekerlekli sandalyede geçmiştir.</p>
<p><span id="more-27"></span><br />
15 yaşındayken yazdığı &#8220;Idylls of the King (Kralın İdilleri)” adlı müsamere ile ödül kazanmıştır. 1972 yılında &#8220;Gods of the Green Mountains(Yeşil Dağların Tanrıları)&#8221; adlı bir roman yazmış ancak bu romanı hiçbir zaman yayınlanmamıştır. İlk romanı Çatı yayınlanmadan önce dokuz roman ve yirmi kısa hikâye yazmıştır.Bugüne dek yayımlanan tüm eserleri 85 milyondan fazla satmıştır.1984 yılında Virgina eyaletinde yılın kadını seçilen Virginia Cleo Andrews 1986 yılında kansere yenik düşmüştür.”</p>
<p><strong>ESERLERİ</strong><br />
Roman</p>
<ul>
<li>Flowers in the Attic (Çatı) (1979)</li>
<li>Petals on the Wind (Çatıdaki Rüzgar) (1980 )</li>
<li>If There Be Thorns (Gazap Tohumları) (1981 )</li>
<li>Seeds of Yesterday (Çatıdaki Dikenler) (1984 )</li>
<li>Garden of Shadows (Gölgeli Bahçe) (1987)</li>
<li>Dark Angel (1986)</li>
<li> Heaven (Cennet) (1985)</li>
<li>Fallen Hearts (Yaralı Gönüller) (1988)</li>
<li>Gates of Paradise (1989)</li>
<li>Web of Dreams (Hayaller Dünyası) (1990)</li>
<li>Dawn (Çatıdaki Nefes) (1990)</li>
<li>Secrets of the Morning (Çatının Sırları) (1991)</li>
<li>Twilight&#8217;s Child (Çatıdaki Çığlık) (1992)</li>
<li>Midnight Whispers (Çatıdaki Fısıltılar) (1992)</li>
<li>Darkest Hour (Çatının Karanlığında) (1993)</li>
<li>Ruby (Çatıdaki Kıvılcım) (1994)</li>
<li> Pearl in the Mist (Kadere İsyan) (1994)</li>
<li>All That Glitters (Çatıdaki Pırıltılar) (1995)</li>
<li>Hidden Jewel (Gizli Mücevher) (1995)</li>
<li>Tarnished Gold (Lekeli Altın) (1996)</li>
<li>Melody (Çatıda Bir Kız &#8220;Melody&#8221;) (1996)</li>
<li> Heart Song (Kalbimin Şarkısı) (1997)</li>
<li> Unfinished Symphony (Bitmemiş Senfoni) (1997)</li>
<li> Music in the Night (Gece Yarısı Müziği) (1998)</li>
<li>Olivia (Olivia) (1999)</li>
<li> Butterfly (Kimsesiz Kelebek) (1998)</li>
<li> Crystal (Kimsesiz Kelebek) (1998)</li>
<li> Brooke (Çatıdaki Kelebekler) (1998)</li>
<li> Raven (Çatıdaki Kelebekler) (1998)</li>
<li> Runaways (Yetimler) (1998)</li>
<li> Orphans (omnibus) (2000)</li>
<li>Misty (1999)</li>
<li>Star (1999)</li>
<li> Jade (1999)</li>
<li> Cat (1999)</li>
<li>Into the Garden (Bahçedeki Çiçekler) (1999)</li>
<li> The Wildflowers (Yabani Çiçekler) (omnibus) (2001)</li>
<li> Rain (Rain) (2000)</li>
<li>Lightning Strikes (Şimşek) (2000)</li>
<li> Eye of the Storm (Fırtına) (2000)</li>
<li>The End of the Rainbow (Gökkuşağı) (2001 )</li>
<li>Gathering Storm</li>
<li> Cinnamon (Cinnamon) (2001)</li>
<li> Ice (Ice) (2001)</li>
<li>Rose (2001)</li>
<li>Honey (2001)</li>
<li>Falling Stars (Yıldız Yağmuru) (2001)</li>
<li>Shooting Stars (omnibus) (2002)</li>
<li> Willow (Salkım Söğüt) (2002)</li>
<li>Wicked Forest (Lanetli Orman) 2002)</li>
<li> Twisted Roots (Kötü Tohum) (2002)</li>
<li> Into the Woods (Ormana Doğru) (2003)</li>
<li> Hidden Leaves (2003)</li>
<li>Broken Wings (Kırık Kanatlar) (2003)</li>
<li> Midnight Flight (Evden Uzaklara Uçuş) (2003)</li>
<li> Celeste (Celeste) (2004)</li>
<li>Black Cat (Kara Kedi) (2004)</li>
<li>Child of Darkness (2005)</li>
<li> April Shadows (2005)</li>
<li> Shadow of the Heart (2006)</li>
<li>Spring Storms (2006)</li>
<li>My Sweet Audrina (Öç Yuvası) (1982)</li>
<li>Cage of Love (2001)</li>
<li>The Little Psychic (2001)</li>
<li>Gods of Green Mountain (2004)</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/v-c-andrews-biyografisi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çatıdaki Rüzgar - V. C. Andrews</title>
		<link>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/catidaki-ruzgar-v-c-andrews.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/catidaki-ruzgar-v-c-andrews.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Aug 2008 10:26:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yabancı Romanların Özetleri]]></category>

		<category><![CDATA[andrews çatıdaki rüzgar romanının özeti]]></category>

		<category><![CDATA[çatı serisi]]></category>

		<category><![CDATA[çatıdaki rüzgar kitabının özeti]]></category>

		<category><![CDATA[çatıdaki rüzgar kitabının tahlili]]></category>

		<category><![CDATA[çatıdaki rüzgar romanı geniş özeti]]></category>

		<category><![CDATA[v.c. andrews kitapları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitap-ozet.net/?p=22</guid>
		<description><![CDATA[
Kitabın Adı:ÇATIDAKİ RÜZGAR
Kitabın Yazarı: V. C. Andrews
Kitabın Yayınevi: Altın Kitaplar Yayınevi
Kitabın Basım Yılı:  2007
Sayfa Sayısı:318
Kitabın Konusu: Aile yaşamının bir çocuğun geleceği üzerindeki etkisi, çocuğun gele... ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 190px"><img title="V. C. Andrews'in Çatıdaki Rüzgar romanının özeti" src="/resimler/catidaki-ruzgar.jpg" alt="" width="180" height="250" /><p class="wp-caption-text">V. C. Andrews - Çatıdaki Rüzgar Romanının Özeti</p></div>
<p><strong>Kitabın Adı:</strong>ÇATIDAKİ RÜZGAR<br />
<strong>Kitabın Yazarı:</strong> V. C. Andrews<br />
<strong>Kitabın Yayınevi: </strong>Altın Kitaplar Yayınevi<br />
<strong>Kitabın Basım Yılı: </strong> 2007<br />
<strong>Sayfa Sayısı:</strong>318<br />
<strong>Kitabın Konusu: </strong>Aile yaşamının bir çocuğun geleceği üzerindeki etkisi, çocuğun geleceğinin aile yaşamına nasıl bağlı olduğu<br />
<span id="more-22"></span><br />
<strong>Kitabın Özeti: </strong><br />
Annelerinin üzerlerinde kurduğu baskı ve öldürmeye teşebbüs etmesi karşısında Chris, Carrie ve Cathy adlı üç gencin,  evden kaçmasıyla başlayan yolculukları, çocukların üç yıl beş ay tavan arasında kapalı kalmaları, annelerine karşı kin beslemelerine neden olmuştur. Anneleri mirasa konmak için çocuklarını öldürmek üzere arsenik katılmış çörekleri çocuklara yedirir.</p>
<p>Çocuklar annelerinden kaçtıktan sonra, Sheffield adında bir doktorun yanında yaşamaya başlarlar. Doktor Sheffield, çocukların hastalıklarının tedavisini yapar ve bir baba şefkatiyle yanına alıp onları özel okullara gönderir. Yıllar geçtikçe doktor ile en büyük kız olan Cathy arasında yakınlaşma olur. Ayrı kaldıklarında büyük çöküntü içine girerler. Cathy’ in balerin olma arzusu onu Julian ile tanıştırır. Onunla aşk yaşarken asıl amacının annesinden öcünü almak olduğunu hatırlar. Annesinin genç eşi olan Bart’ı ayarlayıp kinini ve çektiği acıları aynen onada yaşatmaya çalışır.</p>
<p>Bir gün itirazda bulunarak;<br />
<em>“ben Catherine Leigh Foxworth’un bayan Winslow’ un ilk kocası Christopher Foxworth’ den olan büyük kızıyım. Herhalde babamın, annemin üvey amcası olduğunu ve evlendikleri için Malcolm Foxworth&#8217;un öz kızını mirastan yoksun bıraktığını anımsıyorsunuzdur. Ağabeyim Christopher şimdi doktor oldu. Bir zamanlar Cory ve Carrie adında ikiz kardeşlerimde vardı. Ama ikisi de öldüler &#8230;”</em><br />
der On beş yıl önceki noel partisinde Chris’le ben balkondaki dolaba gizlenmiş sizleri izlerken ikizler kuzey kanadındaki odamızda uyuyorlardı. Oyun yerimiz tavan arasıydı ve asla aşağıya inmezdik.</p>
<p>Annemizin hayatına para girdikten sonra artık bizi istemedi ve biz onun için istenmeyen, sefil çatı fareleri olmuştuk. Cathy, Barta dönüp evet sevgilim ben karının kızıyım ve çalıştığım avukatlık firması, karının ilk evliliğinden dört çocuğu olduğunu öğrendiği takdirde her şeyi yitireceğinizi bilmektedir. Anne diye başlar.Donuk bir sesle Cary’nin cesedini ne yaptın der? Çevredeki tüm mezarlıkları dolaşıp kayıtları incelerler.1960 yılında Ekim ayının son haftasında sekiz yaşında bir çocuğun ölüp gömüldüğünü gösteren bir kayıt yoktur. Yutkunup yüzüklerini ışıldatarak ellerini ovuşturur “Ne yapacağımı bilemedim” diye fısıldar. “Daha hastaneye varmadan ölür. Birden bire soluk almaz olur. Kendimden nefret ettim. Onu öldürmek değil biraz hasta etmek istemiştim. Cinayetle suçlanabilirdim. Ben de bir hendeğe atıp üzerini yapraklar ve taşlarla örttüm” diye konuşur.</p>
<p>Foxworth malikanesinde çıkan yangında Bart ve büyükanneleri ölmüştür. Jory ve Bart isminde çocukları ile yaşamlarını sürdürmek için Californiya’da dört odalı iki banyolu evlerine gidip, eski evlerindeki yaşantılarından uzaklaşırlar. Cathy de annesinin kendilerine yaptıklarını çocuklarına yapmayacağını söyler.</p>
<p>Bu kitapta azimli ve hırslı olan Chris’in doktor, Cathy’nin ise balerin olması iyi bir olaydır. Yalnız bir kardeşten öte bir sevgili olarak görürler. Cathy’ ise kendini rüzgarın savurduğu istikamete bırakır ve birçok erkekle tanışıp, evlenir ama iyi bir yaşantısı olmaz. En son tekrar Chris’e dönmesi ise aile bağlarının önemini anlaşılır.</p>
<p><strong>Kitabın Anafikri: </strong>Sonuç olarak küçüklüğünde insanların aile ortamları ve yaşantıları, anne ve babalarının çocukları üzerinde uyguladıkları yöntemler çocukların geleceğini etkilemektedir. Kötü uygulamalar çocukların zihninde bir hırs yaratıp aile yaşantısından uzaklaşarak ve ailesinden öcünü almaya kadar ve hatta kendi yaşantısında iyi bir geleceği garanti edemeyerek, özellikle kız çocuğu ise hayattaki kötü ve zor şartlarla uğraşıp, hayatı öğrenmek ve kişisel olarak düşük ve aciz hale düşmektedirler.<br />
<strong>Kitabın Kahramanları:</strong><br />
CHRIS: Bir doktor olan Chris; hırslı, azimli ve oldukça yardımseverdir.<br />
CATHY: Cathy ise Chris&#8217;e aşık ve balerin olma hayaliyle yaşayan bir kızdır.<br />
WINSLOW: Kitabın kötü kadını olan Winslow, Chris&#8217;in annesidir.</p>
<p><strong>Kitabın Yorumu:</strong><br />
Kitap oldukça sade bir dille yazılasına karşın olaylar arasında kopukluklar olmuştur. Bu yazım şekli de kitabın anlaşılmasını biraz güçlenştirmiştir, çünkü geriye dönmek ya da bu olay nerdeydi diye düşünmek gerektiriyor.  Dramatik roman türlerinden hoşlanan arkadaşlarıma bu kitabı tavsiye ederim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/catidaki-ruzgar-v-c-andrews.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Orhan Pamuk Biyografisi</title>
		<link>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/orhan-pamuk-biyografisi.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/orhan-pamuk-biyografisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Aug 2008 08:45:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Türk Yazarların Biyografileri]]></category>

		<category><![CDATA[nobel ödülü 2006]]></category>

		<category><![CDATA[orhan pamuk biyografisi]]></category>

		<category><![CDATA[orhan pamuk eserleri]]></category>

		<category><![CDATA[orhan pamuk eserlerinin tanıtımı]]></category>

		<category><![CDATA[orhan pamuk kimdir]]></category>

		<category><![CDATA[orhan pamuk tüm eserleri]]></category>

		<category><![CDATA[orhan pamukun hayatı]]></category>

		<category><![CDATA[ünlü yazarların biyografisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitap-ozet.net/?p=20</guid>
		<description><![CDATA[
Nobel Ödüllü ünlü Türk yazar Orhan Pamuk 1952 yılında İstanbul&#8217;da doğdu. İstanbul&#8217;da Nİşantaşı&#8217;nda (İstanbul&#8217;un batılı yaşam tarzına en yakın yerinde) büyüdü. İstanbul kitabı(Otobiyografik)&#8217;nda anl... ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 196px"><img title="Orhan Pamuk Biyografisi ve Eserleri" src="/resimler/orhan-pamuk.jpg" alt="" width="186" height="250" /><p class="wp-caption-text">Orhan Pamuk Biyografisi ve Eserleri</p></div>
<p>Nobel Ödüllü ünlü Türk yazar Orhan Pamuk 1952 yılında İstanbul&#8217;da doğdu. İstanbul&#8217;da Nİşantaşı&#8217;nda (İstanbul&#8217;un batılı yaşam tarzına en yakın yerinde) büyüdü. İstanbul kitabı(Otobiyografik)&#8217;nda anlattığına göre , Orhan Pamuk 22 yaşına kadar ileride ressam olma hayalleriyle sürekli resim yapmış. Liseyi İstnabul&#8217;un ünlü Amerikan liselerinden biri olan Robert Koleji&#8217;nde okudu.</p>
<p><span id="more-20"></span>Lise&#8217;den sonra İstanbul Teknik Üniversitesi&#8217;nde mimarlık fakültesinde okumaya başladı. Fakat okulunun 3. yılında istediği şeyin ne mimarlık ne de ressamlık olduğunu anladı ve mimarlık fakültesini bıraktı. Bu da Orhan Pamuk&#8217;un yazarlık hayatının başlangıcını teşkil etmektedir. Bu olaydan sonra eve kapanıp sürekli yazmaya başladı Pamuk.</p>
<p>İlk romanı Cevdet Bey ve Oğulları 1982&#8242;de yayımlandı. İstanbullu zengin ve Pamuk gibi Nişantaşı&#8217;nda yaşayan bir ailenin üç kuşaklık hikâyesi olan bu roman, Orhan Kemal ve Milliyet roman ödülleri alarak büyük başarı elde etti. Orhan Pamuk ertesi yıl Sessiz Ev adlı romanını yayımladı ve bu kitabın Fransızca çevirisiyle de 1991 Prix de la découverte européene&#8217;i kazandı.</p>
<p>Venedikli bir köle ile bir Osmanlı alimi arasındaki gerilimi ve dostluğu anlatan romanı Beyaz Kale (1985), 1990&#8242;dan sonra da başta İngilizce olmak üzeri pek çok dilde yayımlanarak Pamuk&#8217;a uluslararası ilk ününü sağladı. Aynı yıl Pamuk, karısıyla Amerika&#8217;ya gitti ve 1985-88 arasında New York&#8217;ta Columbia Üniversitesi&#8217;nde &#8220;misafir alim&#8221; olarak bulundu. Büyük bir çoğunluğunu burada yazdığı ve İstanbul&#8217;un sokaklarını, geçmişini, kimyasını ve dokusunu, kayıp karısını arayan bir avukat aracılığıyla anlatan Kara Kitap adlı romanı 1990&#8242;da Türkiye&#8217;de yayımladı. Fransızca çevirisiyle Prix France Culture (ödülünü) kazanan bu roman hem popüler hem de deneysel olabilen, geçmişten ve bugünden aynı heyecanla söz edebilen bir yazar olarak Pamuk&#8217;un ününü hem Türkiye&#8217;de, hem de yurt dışında genişletti.</p>
<p>1991&#8242;de, Pamuk&#8217;un Rüya adını verdiği bir kızı oldu. Aynı yıl Kara Kitap&#8217;taki bir sayfalık bir hikâyeden senaryolaştırdığı Gizli Yüz filme çekildi. 1994&#8242;te Türkiye&#8217;de yayımlanan ve esrarengiz bir kitaptan etkilenen üniversiteli gençleri hikâye ettiği Yeni Hayat adlı romanı Türk edebiyatının en çok okunan kitaplarından biridir. Pamuk&#8217;un Osmanlı ve İran nakkaşlarını ve Batı dışındaki dünyanın görme ve resmetme biçimlerini bir aşk ve aile romanının entrikasıyla hikâye ettiği Benim Adım Kırmızı adlı romanı 1998&#8242;de yayımladı. Bu kitapla Fransa&#8217;da Prix Du Meilleur Livre Etranger, İtalya&#8217;da Grinzane Cavour (2002) ve International Impac-Dublin ödülünü (2003) kazandı.</p>
<p>Orhan Pamuk, 1990&#8242;ların ortasından itibaren insan hakları, düşünce özgürlüğü konularında yazdığı makalelerle Türk devletine karşı eleştirel bir tutum aldı, ama siyaset ile fazla ilgilenmedi. &#8220;İlk ve son siyasi romanım&#8221; dediği Kar adlı kitabını 2002&#8242;de yayımladı. Doğu Anadoludaki Kars şehrinde, siyasal islâmcılar, askerler, laikler, Kürt ve Türk milliyetçileri arasındaki şiddeti ve gerilimi hikâye eden bu kitap ile yeni tarz bir &#8220;siyasal roman&#8221; yazmayı denedi. Uluslararası ve Türk gazete ve dergilerine yazdığı edebi ve kültürel makalelerle, kendi özel not defterlerinden yaptığı geniş bir seçmeyi 1999 yılında Öteki Renkler adıyla yayımladı.</p>
<p>Pamuk&#8217;un 2003 yılında yayımladığı son olan İstanbul&#8217;da otobiyografisini yazmıştır. Fakat bu kitabı tam olarak bir kategoriye koymak zordur. Çünkü Pamuk, hem yirmi iki yaşına kadar olan hatıralarından, hem de İstanbul şehri üzerine bir deneme oluşturmuştur ve kendi kişisel albümüyle, Batılı ressamların ve yerli fotoğrafçıların eserleriyle zenginleştirmiştir.</p>
<p>Orhan Pamuk New York&#8217;ta geçirdiği üç yıl dışında, bütün hayatını İstanbul&#8217;da aynı sokaklarda, aynı semtlerde geçirdi. Şimdi de doğduğu, binada yaşıyor. Otuz yıldır roman yazan Pamuk yazarlıktan başka hiçbir iş yapmadı. Orhan Pamuk&#8217;un kitapları, en son Benim Adım Kırmızı&#8217;nın Japonca yayımlanmasıyla birlikte otuz dört dile çevrildi.</p>
<p>Orhan Pamuk&#8217;un son romanı Kar, 2004 yılında New York Times Book Review tarafından yılın en iyi 10 kitabından biri seçildi.</p>
<p>Pamuk, 6 Şubat 2005 tarihinde bir İsviçre gazetesine yaptığı:</p>
<p><em>&#8220;Bu topraklarda 1 milyon Ermeni, 30 bin Kürt öldürüldü.&#8221;</em></p>
<p>şeklinde açıklamasıyla üzerine çok fazla tepki çekti. Bu demecinden dolayı kendisi hakkında Türklüğü aşağılamak iddiasıyla 6 aydan 3 yıla kadar hapis istendi. Ancak Adalet Bakanlığı 23 Ocak 2006 tarihinde davanın düzşmesine karar verdi. Daha sonra aynı demeçten dolayı Şehit Anaları Derneği de suç duyurusu açtı fakat bu mahkeme de düşürüldü.</p>
<p>Orhan Pamuk&#8217;un en büyük başarısı 2006 yılında gerçekleşti. Kiminin siyasi nedenlerden dolayı bu ödül verildi dediği, kiminin de gerçekten haketti dediği Nobel Ödülü&#8217;nü kazandı Orhan Pamuk. Hem de ünlü Suriyeli şair Adonis, Çek yazar Milan Kundera ve ABD&#8217;li Philip Roth gibi oldukça başarılı kişiler arasından bu ödülü almaya hak kaznadı Pamuk.<br />
İsveç Akademisi yaptığı açıklamada şöyle dedi:</p>
<p><em>&#8220;Kendi şehrinin melankolik ruhunun arayışında Pamuk, kültürlerin çatışması ve birbirine karışması için yeni semboller keşfetti.&#8221;</em></p>
<p><strong>ESERLERİ</strong></p>
<p>Roman</p>
<ul>
<li> Cevdet Bey ve Oğulları (1982)</li>
<li> Sessiz Ev (1983)</li>
<li> Beyaz Kale (1985)</li>
<li> Kara Kitap (1990)</li>
<li>Yeni Hayat (1994)</li>
<li>Benim Adım Kırmızı (1998)</li>
<li>Kar (2002)</li>
</ul>
<p>Öykü</p>
<ul>
<li> Öteki Renkler (1998)</li>
</ul>
<p>Senaryo</p>
<ul>
<li> Gizli Yüz (1992)</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/orhan-pamuk-biyografisi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
