Ahmet Mithat Efendi-hayatı-eserleri-kitapları

Anadolu’nun fakir, mütevazı, kuruyemiş esnaflığı yapan bir siması, Süleyman Ağa, işini biraz daha genişleterek tütüncülüğe başlamış, ticaretini daha da ilerletmek için uzak seyahatleri göze alarak Kafkasya’ya gitmişti. Anapada dul bir Çerkez kandın ile evlendi. Kadının Hafız Ağa namında bir oğlu da vardı. Süleyman Ağa yeni karısı ve üvey çocukları ile İstanbul’a yerleşti. Tophane civarındaki mahallelerden birinde mütevazı bir evleri vardı; Ahmet mihtah işte bu evde dünyaya geldi.

Ahmet Mithat Efendi ilk tahsilini Niş’te Niş Rüştiyesi’nde görmüştür. Ahmet Mithat Efendi vilayet gazetesi olarak tesis edilen Tuna’ya ufak tefek yazılar yazıyordu. Daha sonra bu gazetenin idaresini ve tahrir müdürlüğünü de yaparken aynı zamanda genç bir Bulgar öğretmeninden Franzsıca öğreniyordu.

1868’de Bağdat’a giden Ahmet Mithat orada da vilayet gazetesinin başına geçti. Daha önce riyaziye, coğrafya, tarih gibi garp ilimlerini ve Fransızca gibi garp dillerini öğrenen Mithat Efendi, Bağdat’ta da şark bilgilerini derinleştirme imkanı buldu. İngilizce ve Arapça öğrendi.

İstanbul’a geldiğinde kendisine tesis edilen matbaada ilk yazılarını bastı. Henüz 26 yaşında idi. Bir taraftan peş peşe kitaplar çıkarıyor, diğer taraftan da Dağarcık, Kırkambar gibi mecmuaları yayımlıyordu. Onun bu faaliyeti üç sene kadar devam etmiştir.

1873 yılında hükümet İbret gazetesinde çalışan Namık Kemal ve arkadaşlarını tevkif ve teb’id ediyordu. Mithat Efendi’ye de Rodosa sürülmek düştü. Rodos’ta kaldığı 3 sene boyunca hiç boş durmayan Ahmet Mithat, orada Kanuni Sultan Süleyman namına Medrese-i Süleymaniye isimli bir mektep açmıştır.Burada yeni usulle ilim ve fen bilimlerini öğretmeye başlamıştı. Bu işe o kadar kendini vermiştir ki, affedildikten sonra bile bir süre Rodos’tan ayrılmayarak bu işe birkaç ay daha devam etti.

Ahmet Mithat Efendi binlerce gazete makalesi yazmıştır. 160 kadar kitap yayımlamıştır. Roman yazmadan önce hikayeler yazmıştır. Fakat bu hikayeleri şimdi” küçük hikaye” dediğimiz kısma koyamayız. Bunlar masalla hikaye arası, bazen bir fıkranın şişirilmesi, bazen bir latifenin hikayeleştirilmesi, bazen vecizemsi bir fikrin genişletilmesi, bazen de tercümelerdir.

Ahmet Mithat Efendi edebiyatımızdaki en çok eser veren sanatçımızdır.

Yorumunuzu bırakın