Aşk ve Fıkralar -3-

alliance_nisanli
ANLAYIŞLI NİŞANLI

Müstakbel damat bey nişanlısını ziyarete gelmişti. Gece yarılarına kadar iki genç kumrular gibi oturup fıkırdadılar. Yan odada genç kızın annesiyle babasına da esneye esneye bir hal olmuştu. Nihayet babası daha fazla duramadı. Kalkıp yan odaya geçti ve başladı:
— Delikanlı, vakit gece yarısını geçiyor. Haberin olsun elektrikleri söndürüyorum artık!
Delikanlının ağzı kulaklarına varıverdi.
— Helâl olsun muhterem kayınpederim, doğrusu anlayışlı inşanmışsınız…

ELLE
Cannes Film Festivali sırasında, sayılı zengin prodüktörlerden biri, alımlı bir yıldız adayını bir köşeye sıkıştırmış, üzerinde âdeta hafriyat yapıyordu. Bir aralık:
— Ah, ah! diye içini çekti. Ne cici kızsın sen, bilemezsin. Tenin şeftali gibi… Dudakların kirazdan farksız… Gözlerin sanki badem… Yemeli seni, yemeli…
Genç yıldız adayı derhal müdafaya geçmeyi münasip buldu:
— Anlaşıldı beyim anlaşıldı… Yalnız biraz uzak durun… Ben elle yemek yiyenlerden zerre kadar hazzetmem!

AYIP OLUR!
Genç kız eve gelince annesinin yanına koştu:
— Anneceğim ben nişanlandım. Ne dersin.
— Kiminle nişanlandın kızım, adı ne bakalım?
— Vallahi, anneciğim, ayıp olur diye, ilk günü ismini sormadım..

ERKENCİ
Delikanlı, sevgilisinin ellerini avuçlarına almış mırıldanıyordu:
— Sabahleyin uyanır uyanmaz ilk işim seni hatırlamak oluyor…
— öbür erkekler de hep aynı şeyi söylüyor…
— Olabilir ama, ben öbür erkeklerin hepsinden daha erken uyanıyorum.

Yorumunuzu bırakın