Charles DICKENS Oliver Twist özeti -2-

oliver-twist

Kitabın Adı:OLİVER TWİST
Kitabın Yazarı: Charles DICKENS
Kitabın Yazılma Yılı:1837
Kitabın Yayınevi: Beyaz Balina Yayınları
Kitabın Basım Yılı: 2004
Sayfa Sayısı:128
Kitabın Konusu: Kitap, yetimhanede doğmuş olan Oliver Twist adlı karakterin hayatını anlatmaktadır.

Kitabın Özeti:
Oliver Twist bir asıl zadenin olabileceği kadar bir dilencinin de çocuğu olabilirdi.Oliver toplumda ki yerini bir yetimhaneye alınınca buldu.
Oliver Twist hayatını yarı aç yarı tok şekilde geçiren zavallı bir çocuktu.Bir gün daha fazla yemek istediği için yetimhanenin idari sorumlusu bayan Mann tarafından dövüldü ve bayan Mann onu bodruma kapattı.Hırsını alamayan Mann odasında gezerken yüksek yetimhanenin yöneticisi bay Bumble’i gördü.Hemen aşağıya inip sinirli bir şekilde Bumble’i karşıladı.Bumble’in çocukları kitlediğini duyunca kızacağını anladı ve onları bodrumdan çıkardı.Bayan Mann,Bumble’i büfeye götürdü ona içki ikram etti.Bumble;Oliver adındaki çocuk dokuz yaşına bastı.Heyet tarafından onun kilise yetimhanesine gelmesine karar veri dedi.Bumble Oliver’i çağırdı.Mann Oliver’in üstünü düzelterek içeri soktu.Oliver Bumble’i selamladı,Bumble ona her şeyi anlattı ve Oliver arkadaşları ile vedalaşarak bay Bumble ile kilise yetimhanesine gittiler.Oliver Mann’ın yetimhanesinden gittiği için sevinemedi çünkü daha kötü bir yetimhaneye düşmüştü.Bay Bumble onu heyetin odasına soktu odada şişman bir adam;”Senin adın ne?” diye sordu.Oliver cevap veremedi.Bumble çocuğun sırtına vurdu.Çocuğun gözlerinden yaş geldi ve ince bir sesle Oliver diye cevap verdi.Şişman adam yetimmisin diye sordu.Oliver cevap veremeyince adamın biri bu aptal dedi.Oliver evet efendim yetimim dedi.Ağlamanın bile yasak olduğu bu yerde ilk gecesini ağlayarak geçirdi.Yemeği büyük bir salonda yiyorlardı.Yemek yetmiyordu.Yetimhanenin büyükleri,çocukları korkutarak gidip daha fazla yemek istemezseniz sizi yeriz diyorlardı.Çocuklar aralarında kura çektiler ve Oliver çıktı.Çocuğu hızlıca müdürün odasına ittiler.Oliver ince bir sesle yemek yetmiyor daha fazla yemek verin dedi.Müdür şaşkın bir şekilde bakarak ne dediğini bir daha sordu.Oliver yemek istiyoruz dedi.
Müdür hemen bay Bumble’i aradı.Bay Bumble Oliver’i dövdü ve onu bodruma hapsetti.Ertesi gün kapıya şu tabelayı astı.Oliver adındaki çocuk beş siterline çırak olarak verilecekti.Sowberri adında yaşlı bir tabut marangozcusu Oliver’i çırak olarak aldı.Oliver çok sevinmişti.Marangoza gelir gelmez gece taşların olduğu yerde uzandı.Küfür ve kapı sesleri geliyordu kapıyı açtığında yumruk ve tekmeleri yiyordu.Çocuk acımadan Oliver’e vuruyordu.Adı Noe İdi.Noe’de yetimhaneden geldiği zaman dayak yediği için oda Oliver’i döverek intikam aldığını sanıyordu.Noe’nin kız arkadaşı geldi onu gören Noe,Olivere vurmayı bırakmıştı.Bir gün yemek yerken Noe,annen yaşıyormu diye sordu.Oliver bu konuyu açma deyince Noe,yaşamıyor değilmi diye üstüne gitti.Oliver kızarak Noe nin üstüne sıçradı ve vurdu.Noe büyük olmasına rağmen bir şey yapamıyordu.Kız arkadaşı geldi ve Noe’yi kurtardı.Bay Sowberry yoktu.Bayan Sowberry onu kiliseye verelim dedi.Oliver bunu duyunca kaçtı.Noe bay Bumble’i çağırdı.İçeri girdiklerinde Oliver yoktu.Oliver arkasında kimsenin olduğunu sanarak kaçıyordu.
Kaçtığı yol dardı.Bu yol Londra’ya doğru gidiyordu.Yolda iri yapılı fakat onun yaşında bir çocukla karşılaştı.Çocuk Londra’ya mı gidiyorsun diye sordu.Oliver nerede olduğunu bilmediği için evet dedi.
Oliver’i bir büfeye soktu iyi bir ziyafet çektikten sonra çocuk senin adın ne diye sordu.Oliver dedi.Peki seninki.Çocuk Jack diye cevap verdi.Oliver’in uykusu gelmişti ve bir köşeye sızıp kalmıştı.Sabah kalktıklarında karanlık bir yola doğru gidiyorlardı.Bir odaya girdiler.Odada kırışık yüzlü yaşlı bir adam Oliver’e elini uzattı ve açsındır buyur sofraya dedi.Yemek yediler Oliver’in gözleri kapandı arkadaşları onu yatağa götürdüler.
Sabah hiç kimse yoktu.Fagin yemek yapıyor Oliver ise yatıyordu.Fagin bir kutu aldı ve içini açtı.İçinde mücevher,para ve mendiller vardı.Bir an Oliver’in onu izlediğini gördü.Fagin bıçağı alarak gördün mü diye sordu.Oliver daha yeni uyandım iye cevap verince yaşlı adam yüz şeklini değiştirip şaka yaptım dedi.O sırada çocuklar işten geldi.Fagin Charlot’a ne getirdin diye sordu.Charlot dört mendil dedi.Yaşlı adam bunların markasını Oliver söker dedi.Sonra aralarında oyun oynadılar.Fagin,Oliver’e bu çocukları kendine örnek al diyerek öğüt veriyordu.Oliver kaç günür güneş yüzü görmediği için Jack ve Charlote ile birlikte dışarı çıktılar.Oliver gezeceklerini sanıyordu.Yolda birden bire durdular.Kitapçının önünde bir adam gördü.Adam kitap okuyordu.Jack adamın mendilini aldı ve Charlot ile beraber kaçtı.Oliver adama bakıyordu.Adam mendilini bulamayınca Oliver’in kaçtığını gördü.Diğer esnaflar Oliver’i yakalayıp durmadan vurdular.Jack ile Charlot kalabalığın olduğu yere doğru gittiler.Oliver onları göstererek mendilinizi bunlar çaldı dedi.Kalabalık onları yakaladı.O anda Jack kaçmayı başardı.Kitapçı bay Bronlow,Oliver’i eve götürdü.Kapıyı bayan Bronlow açtı.Oliver’i yatağa yatırdılar birkaç gün yataktan kalkamayan Oliver’in gözleri açılıp kapanıyordu.Uyandığında bir tablo gördü.Bu tablo hakkında sorular soruyordu.Gözleri yine kapandı ve kalktığında tabloyu göremedi.Fagin çok sinirli idi.Jack,Charlot’un yakalandığını ve Oliver’inde orada kaldığını söyledi.Fagin git hemen Nancy’i çağır dedi.Nancy geldiğinde bağırarak konuşuyordu.Erkek arkadaşın Simes’i bana getir o bana çok lazım dedi.Onu yarım saat içinde saklandığım yere getir.Fagin mücevher kutusunu alarak gitti.Yarım saat sonra Simes geldi.Fagin,Simes’e Oliver’i bulmasını ve Charlot’u öldürmesini söyledi.Simes bu iş için 50 sterlin istedi.Fagin 25 sterlin çıkarıp verdi.Diğer 25 sterlini ise iş bittikten sonra verecekti.Simes,Oliver’in bay Bronlow’un evinde olduğunu öğrendi.Oliver iyileşmişti.Bahçede bayan Bronlow’a çiçek topluyordu.Simes bir gün adamları ile köşkün etrafında pusu kurdular.Bir gün yine çiçek toplarken Oliver’i kaçırdı.Fagin ona kızmıyordu.Çünkü onu iyi işlerde kullanacaklardı.Simes soygun yapacaktı ve bir gün Faginden Oliver’i istedi.Fagin,Oliver’e karşılık çalacaklarının üçte ikisini istedi.Simes zor durumda kaldığı için kabul etti.
Yağmurlu bir hava idi.Evin önüne geldiklerinde Simes Oliver’i uyardı.Simes camı açmaya çalışınca eli kaydı ve cam kırıldı.Sesleri duyan hizmetçiler ellerinde silahlarla dışarı çıktılar.Oliver telaşlandı.Adamlar iki el ateş edince kurşunlar Oliver’e geldi.Simes,Oliver’i sırtına alıp kaçmaya çalıştı.Tüm kasaba ayaklanmış adım sesleri yaklaşıyordu.Simes Oliver’i bırakıp kaçtı.Oliver gözlerini açtığında yağmur durmuştu.Kendine barınacak yer arıyordu.Bir evin önüne geldi.Bu ev soymaya çalıştıkları evdi.Zile bir kere basa bildi.
O sırada Giles,Brittles ve usta mutfaktaydı.Giles kapı çaldı dedi.Brittles kapıyı açtı ve aman tanrım diye bağırdı.Evin kızı geldi ne oluyor diye sordu.Giles soygunculardan birini yakaladım dedi.Onu misafir odasına götürdüler.Brittles doktoru çağırmaya gitti.Rose Maylie yaşlı bir kadın yemek yiyordu.Doktor içeri girdi.Genç kıza sen mi vurdun diye sordu.Giles susunca,Giles’in vurduğunu anladı.Doktor çocuğa baktı kız durumu kötümü diye sordu.Doktor şimdilik bir şey söyleyemem dedi.Yaşlı kadın,Oliver’i görmek istiyordu.Fakat korktuğu için içeri giremedi.Doktor,Çocuğu ona gösterdi.Yaşlı kadın Rose Maylie hayır bu çocuk hırsızlık yapamaz dedi.Hırsızlık yapacağına inanmıyordu.Oliver üç gün baygın yattı.Üç gün sonra yatağında konuşabiliyordu.Rose Maylie ve genç kıza hırsızlığa zorlandığını ve hayatındaki her şeyi anlattı.Kasabada soygun konuşuluyordu.Doktor Losberne bu işi halledecekti.Bir gün Doktor komiser ile birlikte köşke geldi.Giles ile Brittles’i yanına çağırdı.Yukarıda yatan çocuğun soygun ile alakası olup olmadığını sordu.Giles sisten bir şey göremediklerini söyledi.Zaten komiser raporunu çoktan hazırlamıştı.Çünkü yıllar önce Doktor,komiserin karısını ölümden kurtarmıştı.Raporu Giles ve Brittles’e imzalatıp gitti.Fagin çok sinirliydi Fagin paraların gittiğine değil,Oliver’in gelmediğine üzülüyordu.Simes,Oliver’i bıraktığı yere gitti.Orada bulamayınca Yaşlı adam onunla anlaştın değilmi dedi.Simes sen neden bahsediyorsun.Fagin kızdı.Monks’u tanımadığını mı söylüyorsun diyerek silahını çekti ve Simes’i vurdu.Simes yüzünü kırıştırarak silahı çekip Fagin’in anlından vurdu.
Oliver tamamen iyileşmişti.Durmadan kaldığı evde herkese minnettar olduğunu söylüyordu.Rose Maylie yakında halamın çiftliğine gideceğiz orası sana daha iyi gelir dedi.Oliver’in gözünden yaş gelerek ben bunları hak etmiyorum.Evinde kaldığım bay Bronlow’u bile teşekkür etmek için bile aramadım.Rose Maylie,bunu düşünme bay Bronlow’u en kısa zamanda buluruz diyerek Oliver’i teselli etti.Oliver bir hafta sonra Doktor Losberne ile bay Bronlow’un köşküne gitti.Kapıdaki tabelayı gören Oliver çok üzülmüştü.Çünkü köşk kiralıktı.Kitap dükkanına gideceklerdi fakat nerede olduğunu hatırlayamadı.Aradan on beş gün geçti.Çiftliğe gitmişlerdi.Oliver orada çok mutlu idi.Fakat bir gün bu rüyanın bitmenden korkuyordu.
Yağmurlu bir havada bay Bumble ve karısı yola koyulmuşlardı.Bir evin önünden ses geldi.Kim o?Bay Bumble benim dedi.Kapı açıldı Monks karınızın bu işten haberi varmı diye sordu.Bay Bumble evet dedi.İçeri girdiler Monks ebe kadın hakkında bilgi istiyordu.Bayan Bronlow ilk önce para istedi.Monks kızdı ve burada her şeyi ben değerlendiririm dedi.Sonra duvardaki düğmeye bastı ve bir kuyu açıldı.Bir mum yakıp kuyunun içine attı.Kuyuyu kapattıktan sonra bayan Bronlow beni korkutamazsınız dedi.Monks 25 sterlin verdi.Bayan Bronlow “Ebe kadın ölmeden önce beni yanına çağırdı bir kadından bahsetti.Bu kadın oğlunu yetimhaneye vermiş.Kadın öleceğini anlayınca Ebe kadına bazı belgeler vermiş.Ebe kadında bu belgeleri bana verdi.”Bayan Bumble’de belgeleri Monks’a verdi.Fakat bunları lehime kullanırsanız ne olacak dedi.Monks kuyuyu tekrar açarak belgeleri kuyuya attı,Bay Bumble ve karısını yolcu etti.

Oliver Twist ve Doktor Losberne’nin Bronlow’u aradığı köşkün önünde bir araba durdu.Arabada Bronlow,iri yapılı iki adam ve boş yere direnmeye çalışan Monks indi.Köşkün içine girdiler.Adamlar,Monks’u bıraktı.Bronlow konuş dedi.Monks ne söyleyeceğini bilmiyordu.Bay Bronlow,bir gazete çıkardı.Gazetede yıllar önce kaybolmuş Oliver bir çocuğu bulana 50 sterlin verilecekti bu çocuk,Fagin ile çalışıyordu.Bir gün soygun yaparken vuruldu ve sonra Simes onu bırakıp kaçtı.Monks’un yüzü bembeyazdı.Bronlow “Sen babanın bir anlık heyecanla yaptığı hatasın baban annenle zorla evlendi.Birbirlerini sevmiyorlardı.Evlilik büyük baban ölene kadar sürdü ve boşandılar.Annen,babandan aldığı tazminatla hayatını Paris’te sürdürdü.Baban yıllar sonra yaşlı bir emekli kaptan ile arkadaş oldu.Kaptanın biri 19 diğeri 3 yaşında olan kızları vardı.Büyük kızı Agnes babana aşıktı.Babanla Agnes nişanlandılar.Fakat mutlulukları bir yıl sürdü.Babanın akrabası ölmüş ardından karışık bir miras bırakmıştı Roma’ya gitmesi gerekiyordu.Roma’ya gitti ve kısa süre sonra öldü.Annen seni alarak Roma’ya gitti.Baban Roma’ya gitmeden önce bana uğradı.Bir tablo ve vasiyetnamesini verdi.Vasiyetinde mirasın yarısını sana diğer yarısını da nişanlısına vermişti.O günden sonra kaptanı aradım fakat yoktu tesadüf beni kardeşinle karşılaştırdı ona yardım ettim.”Monks nee!diye bağırdı.Bay Bronlow tesadüflerin bana yardımcı olacağına inanıyordum ve öyle oldu.Kaptanın İspanya’da olduğunu öğrendim.Küçük kızını Rose Maylie adında bir kadına vermiş.Büyük kızıda kaderiyle baş başa kalmıştı.Çocuğu olmuş para olmadığı için onu bir yetimhaneye bırakmıştı.Çocuğunu alacaktı fakat yıllar sonra parasızlıktan öldü.Bu sırada annen her şeyi öğrenmiş sana anlatıyordu.Sen Oliver’i aramaya başladın.Onu hırsız yapacaktın.Fakat kader ondan yana değildi.Monks bunları ispat edemezsiniz dedi.Bay Bronlow “Bay ve bayan Bumble’e senin verdiğin paranın iki katını verdim.Her şeyi anlattılar hatta mahkemeye bile gelecekler.Bronlow Monks’a mirasın üçte ikisini Oliver’e vereceksin dedi.Monks zor durumda olduğundan kabul etti.Doktor Losberne kızgın bir şekilde içeri girdi.Monks’a doğru yürüdü.Bronlow onu tuttu.Monks mirasın üçte ikisini verdiğini yazdı ve şahitler imzaladı.
Spor bir araba ile Oliver,arkalarında ise Bronlow ve Doktor gidiyorlardı.Bir köşkün önünde durdular.Bu köşkü Rose Maylie kiralamıştı içeride yemek yediler.Uyurken bir ses duyuldu herkes aşağıya indi.Salonda bir adam vardı.Bronlow “Bu Oliver’in kardeşi Monks dedi.”Monks,Oliver’i görünce üstüne atlamaya çalıştı.Bronlow’un adamı çelme çaktı ve ensesinden tutup koltuğa oturttu.Bronlow “Bu adam mirasının üçte ikisini Oliver’e imzalayarak verdi.Ertesi gün Doktor ve Bronlow,Oliver’in annesinin mezarını araştırdılar.Oliver annesinin mezarını yeniden yaptırdı.Küçük bir tören yapıldı.Bronlow,bütün miras işini halletmişti.Oliver’i evlatlık alıp kendi mirasını da ona verdi.Bronlow,Monks’u adamları ile birlikte Hindistan’a gönderdi.
Kısa süre içinde bütün acı hatıralar unutuldu acı çeken bütün bu insanlar geleceğe umutla bakmaya başladılar.

Kitabın Anafikri: Hiçkimse hayatta pes etmemelidir, elbette zorlukla karşılarılacaktır fakat bu zorluklar karşısında yılmak değil de bu zorlukları aşmaya çalışmak asıl amaç olmalıdır. Hayatta aşılamayacak engel yoktur.
Kitabın Kahramanları:
OLİVER TWİST: Kitabın baş kahramanıdır. Olaylar karşısında her zaman kişiliğini korumuştur.
BAY BUMBLE: Yetimhane müdürüdür. Kendi çıkarları için her şeyi yapan biridir.
DOKTOR LOSBOR: İyi kalpli, yardımsever biridir.
Kitabın Yorumu: 19ncu yy. İngiltere’sindeki toplumsal çatışma çarpıcı bir şekilde anlatılmaktadır. Kitap tefrikalar halinde yayınlanıp bir araya toplandığından olaylar arasında kopukluk vardır.

yusuf
Şubat 28th, 2011at11:00 am

valla çok saolun ya

yusuf
Şubat 28th, 2011at11:11 am

sizden daaa iyi kitap özeti sitesi görmedim

Yorumunuzu bırakın