François de Fenelon

François de Fenelon- hayatı

Şairin Adı:François de Fenelon

Fransız yazarı ve rahibi (Fenelon şatosu, Perigord 1651-Cambral 1715). Çok eski, fakat yoksul düşmüş soylu bir ailenin gocuğuydu. Saint Sulpice papaz okulunda okudu, denildiğine göre 1675’te rahip oldu.

1678’de, Protestanlıktan Katolikliğe geçen genç kızların eğitim gördüğü Nouvelles Catholiques okulu müdürlüğüne getirildi. İlk eserlerini (Trois Dialogues sur l’Eloquence [Hitabet Üzerine Üç Diyalog]) 1718’de yayımlandı.

1685 veya 1686’da, sonra da 1687’de Aunis ve Saintonge’da resmi bir görev aldı, bu bölgelerdeki Protestanların Katolikliğe dönmelerini gözetmekle görevlendirildi. Dini telkinlerde bulunacak bir mevkide olması, Colbert ailesiyle yakın ilişki kurmasına yolaçtı. Traite de l’Education des Filles’i (Kızların Eğitimi için inceleme) [1687] Colbert’in damadı ve sekiz kız babası olan Beauvillier dükü için yazdı.

1689’da Beauvillier, Bourgogne valisi olunca rahip Fenelon’u oğluna öğretmen yaptı. Bossuet’nin öğrencisi olan Fenelon, o zamana kadar mistikliğe karşı belirli bir eğilim duymamış daha çok metafizik ve ahlâkla ilgilenmişti. Fakat 1688 yılının başında da, Tanrı’ya ulaşmanın kişisel yollarını öğütleyen Madam Guyon ile tanıştı.

Fenelon ilkin bu öğretinin bazı yönlerini, özellikle Molinos’un Roma’da mahkûm edilen quietisme’le (sekincilik) olan yakınlığını yadırgadı. Fakat bir süre sonra bu öğretinin yararlı olduğu, tehlikeli gibi görünen konuların ancak ifade aşırılıklarından, ölçüsüzlüklerinden ileri geldiği kanısına vardı. Fakat bu öğretiye karşı başka tenkitçiler Fenelon’dan daha sert davranıyorlardı.

Kendini şüphe altında hisseden Madam Guyon öğretisi konusunda bir yargıya varılmasını istedi. Bunun üzerine öğretiyi incelemek amacıyla Bossuet ile Mgr de Noailles issy’de toplandılar (temmuz 1694-1695), Fenelon’da 1695 şubatında Cabrai başpiskoposluğuna getirilince onlara katıldı. İssy toplantılarında görünürde bir uzlaşmaya varıldı ise de Bossuet tehlikeli saydığı Quietisme ile kıyasıya savaşmaya karar verdi. Fenelon ise öğretiyi savunmak için bir Explication des Maximes des Saints (Azizlerin özdeyişleri Üstüne Açıklama) [şubat 1697] yayımladı. Bu kitap, şiddetli bir tartışmaya yolaçtı. Görünürde Fenelon bu tartışmadan yenilmiş çıktı.

Louis XIV’ün yaptığı baskı sonunda Papalık makamı Fenelon’un eserini mahkûm etti. Fenelon piskoposluğunda sürgün sayıldı ve unvanlarıyla, maaşından yoksun bırakıldı. Fakat birkaç yıl sonra Roma’daki taraftarlarından birkaçı kardinalliğe yükseldiler. Bunlar arasında, Fenelon’un en ateşli savunucularından kardinal Albani daha sonra Clemens XI adıylapapa seçildi. Buna rağmen Louis XIV, Fenelon’u geri çağırmadı, çünkü papalığın Fenelon’u mahkûm etmesinden bir ay sonra ortaya çıkan bir olay kralın şüphesini arttırmıştı: bir kitapçı Fenelon’un haberi olmadan Telemakhos’un Maceraları (Les Aventures de Telemaque) adlı eserini yayımlamıştı.

1694’e doğru yazıldığı sanılan, genç bir prensin eğitimi ile ilgili olan bu roman Louis XIV yönetimine karşı sert bir tenkit gibi görülebilirdi. Hattâ Fenelon’un bazı çağdaşları, bu romanda, kralın, Madam de Maintenon’un ye ilerigelen kişilerin hicvedildiğini ileri sürdüler. Oysa Fenelon böyle bir şeyi aklından bile geçirmemişti. Ayrıca siyasi durumda bir değişiklik yapılmasını bekleyenler de, bu romanda buldukları toplumda sağduyuyu, adaleti, insanlığı hâkim kılacak özdeyişleri benimsediler.

Fenelon çekilmiş olduğu piskoposluk köşesinde ölünceye kadar onurlu bir hayat sürdü. 1700-1712 Arasında bir öğrencisi için yazdığı Fables (Masallar) ve Dialogues des Morts (ölüler Diyalogu) adlı eserlerini yayımladı. Öte yandan gerek Examen de Conscience d’Un Roi (Bir Kralın Vicdan Muhasebesi); gerek, Les Tables de Chaulnes (Chaulnes’un Masası) [1711] adlı eserler Fransa’da hükümetin ıslah edilmesi yolunda umut beslediğini göstermekteydi.

Fenelon’un en son eserlerinden biri, 1714’te yazılan ve 1716’da yayımlanan Letire sur les Occupations de l’Academie Française’dir (Fransız Akademisinin Çalışmaları Üstüne Mektup). Bu mektupta (31 mart 1693) Fransız akademisine üye seçilmesi dolayısıyla söylediği nutukta edebiyatla ilgili düşüncelerini geliştirdi. Hem gerçekçi, hem mistik, hem gözü yükseklerde, hem çıkar gütmez bir yaratılışta olan Fenelon çelişkilerle dolu bir kişiliğe sahipti.

Siyasetteki ülkücülüğü, despotluğa karşı duyduğu tiksinti ile XVIII. yy. filozoflarının tutumunu müjdeler. Fakat Fenelon her şeye rağmen soyluluğuyla övündü. Edebiyat öğretileri ile klasik yazar sayılır, şiir yüklü hayal gücü ve duyarlığı ile romantizmin ilk biçimlerini sezdirir.

Fenelon’un en çok tanınan portresi Joseph Vivien’in (Münih) yaptığı portredir. Drevet fils bu portreyi bir gravür haline getirdi. Fenelon’un büstünü Cambrai’li J. B. Lemoyne yaptı. Fenelon’un ihtilâl sırasında tahrip edilen mezardan yalnız bu büst kalmıştır. Bu anıtın yerine 1826’da David d’Angers’in bir eseri konuldu (Cambrai katedrali). Louis XVI devrinde, Lecomte’a bir Fenelon heykeli yaptırıldı (İnstitut de France). Bu heykel, Sevres imalâthanelerinde bisküvi olarak sık sık çoğaltılmıştır.

Yorumunuzu bırakın