GERÇEKÇİLİK

GERÇEKÇİLİK

Ataturk’ün en önemli ilkelerinden olan devrimcilik, bariscilik ve uygarlikcilik ilkelerinin akilcilik ilkesiyle cakismasinin  bir sonucu kabul edilen  gercekcilik, tum ilkelere canlilik katan  bir ilkedir.

Turk ulusunun tarihsel ve sosyal gerceklerine dayanmaki, toplumun icinde bulundugu kosullari acik ve aydinlik bicimde belirleyerek gelecegin yolunu cizmek Ataturk gercekciliginin ozudur. Tutulan yolda amaca yonelirken “olani oldugu gibi bilme” ve bu cikis noktasinin gerektirdigi akilci yontemler uygulama gercekligin yeter ve gerek kosuludur.

Gercegi bilmek devrimciyi yolundan cevirmez, ustelik turlu careler arayip gucunu arttirmak olanagini saglar. Gercege boyun egmek ya da toplum yararina uymayan gercegin aldatici bir gercek oldugunu dusunmek arasinda boccalamadan yurumek ve amaca yonelmek Ataturk gercekciliginin sasmaz niteligidir. Bu nitelik, dogru ve yerinde saptamalarla, deger olculerine gore siraladigi amaclara ulasmada, olanaklari olcerek, olaylarin gelisiminden yararlanarak, gerceklesme kosullarini hazirladiktan sonra adim adim amaca dogru engelsiz ve kararli yurumesinde kendini gostermistir.

Ataturk gercekciligi, kimi kez halka ragmen, cok kez halkla birlikte ve fakat sonunda kesinkes halk icin en iyi yolu bulmak ve gerceklestirmektir.

Yalan ve yanlisin er gec gercegin parlak aydinliginda yok olacagi inanci, gercekciligin temelidir. Dogru yolda ilerleyen gercekcilerin basarilarinin sirri bu noktadadir.

Bariscilik, uygarlikcilik ve devrimcilik girisimlerinin basariya ulasmasinda gercekciligin cizdigi saglam ve guvenli yoldan sasmadan ilerlemek gercek Ataturkculerin degismez idealidir.

Yorumunuzu bırakın