İhtiyar balıkçı-Ernest Hemingway

ihtiyar_balikci

Kitabın Adı:İhtiyar balıkçı
Kitabın Yazarı: Ernest Hemingway
Kitabın Yazılma Yılı:1983
Kitabın Yayınevi: Birinci Basım-Mayıs 1983
Kitabın Basım Yılı: 1983
Sayfa Sayısı:145
Kitabın Konusu: İhtiyar bir balıkçının tüm olumsuzluklara rağmen umudunu hiç yitirmeyişini ve her türlü zorluğa karşı nasıl mücadele ettiğini konu alıyor.

Kitabın Özeti:

Golf Stream’de küçük teknesiyle yalnız başına avlanan ihtiyar bir balıkçı vardı. Zayıf, kavruk yüzü kederli, ensesi kırış kırış bir adamdı.Yanakları, güneşin tropik denizlerde meydana getirdiği yansımaların esmer lekeleriyle kaplıydı. Bu lekeler yüzünde aşağı çenesine kadar iniyordu. Elleri, oltasına takılan ağır balıkları çekerken açılan yarıklarla yol yoldu. Ne var ki bu yarıkların hiçbiri taze değildi. Bir çöl kuraklığını andıran balıksız günler kadar eskiydi bunllar.

Evet tam seksen dört gündür tek bir balık tutamadan dönüyordu. İlk kırk gün yanına birde çocuk almıştı. Fakat birbiri ardına birçok gün eli boş döndükten sonra çocuğun ailesi, ihtiyar balıkçının artık talihsizlikten de beter bir salao’ya uğradığına inanarak, çocuklarını ilk hafta içinde üç güzel balık yakalayan bir başka tekneye vermişlerdi. İhtiyar balıkçının her gün ufacık teknesiyle eli boş dönüşünü görmek çocuğa pek dokunuyordu. Teknenin gelişini görünce hemen aşağı sahile, olta yumaklarını, sereni, zıpkını, yelkeni taşımak için eski ustasının yardımına koşuyordu. Çocuk ihtiyar balıkçıya büyük bir hayranlık duyuyordu, herşeyi ondan öğrenmişti. Ama onun yanından ayrılmak zorunda kaldığı içinde bir okadar üzgündü. Çocuk ihtiyarın yanından ayrılmasına rağmen bütün boş vakitlerini onunla geçiriyordu. İhtiyar balıkçıda her sabah çocuğun evine giderek onu uyandırıyor ve sahile birlikte iniyorlardı. İhtiyar, çocukla balığa çıktığı günleri çok özlüyordu. ihtiyar teknesini yükleyip, gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra yavaş yavaş denize açılarak uzaklaştı. Hava kararmaya başladığında çocuk sahilde yine ihtiyarı bekliyordu. Ama ihtiyar o günde hiç balık tutamadan geri dönüyordu, çocuk bunu öğrenince yine çok üzüldü ve o gün tuttuğu iki büyük balığı ihtiyara verdi ve balıkları yem olarak kullanmasını istedi.

İhtiyar ertesi sabah, güneş doğmadan, bir gün o hayalini kurduğu kılıç balığını yakalayacağına olan inancıyla tekrar denize açıldı ve okyanusun bereketli olduğunu umduğu bir köşesinin yolunu tuttu. İhtiyar balıkçı bu sefer çok uzaklara gitmeye karar vermişti. Koyun çevresinde haftalarca uğraştım, yine bişey tutamadım diye düşünüyordu.

Ortalık iyice ağarmadan uçları yemli oltalarını suya atrak, akıntıya doğru sıyırtmaya başladı ve çok geçmeden güneşin doğuşunu büyük bir zevkle seyretti. Aradan birkaç saat geçmişti, tam bu sırada biraz ilersinde siyah kanatlarını açmış bir kuşun süzülmekte olduğunu gördü ve birşeyler bulduğunu, oldukça büyük bir sürü olduğunu düşündü.Aradan çok geçmeden kıç tarafındaki oltanın ipleri ihtiyarın ayaklarının altında geriliverdi; ihtiyar adam kürekleri bırakarak oltaya el attı, küçük bir balığın ağırlığını nı hissedince hızla içeriye doğru çekmeye başladı. İçeri aldığı balık güzel bir palamuttu. İhtiyar, balığın iyi yemlik olacağını düşünerek balığı teknenin ucuna doğru fırlattı. Artık sahilin yeşil çizgisi gözden kaybolmuş, güneş iyice ısınmıştı, kürek çekerken ihtiyarın sırtında, ensesinden kuyruk sokumuna doğru ter damlaları iniyordu. işte o anda, olta ipinin altında küpeşteye dayadığı tahta çubuklardan birinin düştüğünü gördü ve bir süre sonra bir balığın zokayı yuttuğunu anladı, ip öylesine geriliyordu ki balığın nekadar büyük olduğunu tahmin bile edemiyordu ama şunu çok iyi biliyorduki bu balık herzaman hayalini kurduğu kılıç balığıydı. İhtiyar büyük bir uğraştan sonra oltanın hakimiyetini tamamiyle sağladı. Ama balık öylesine güçlüydü ki tekneyi sürüklemeye başlamıştı, oltanın ipide gittikçe boşalıyordu. İhtiyar balıkçı diğer oltaların ipinden ekleme yaparak oltanın boyunu bir hayli uzattı, artık kendinden emindi.

Bir süre sonra hava karardı, balık hiçte yorulacak gibi gözükmüyordu. Artık olta omuzlarına çok ağır geliyordu ve ihtiyar oltayı sağ omzundan sol omzuna sürekli değiştirmeye başladı. Ne olursa olsun balığa yenilmeyeceğini sürekli söyleyip kendi kendine konuşuyordu. Bir an için çocuğun yanında olduğunu düşündü. Eğer o yanımda olsaydı bu kadar yorulmazdım diyerek onu çok özlediğini söyledi. İhtiyar, balığın ani bir hareketiyle kendine geldi, içinden acaba pes etmeye mi başladı diye geçirmeye başladı. Ama balık yoluna hala devam ediyordu. İhtiyar çok açıkmıtı ve yakaladığı palamutu temizledikten sonra yemeye başladı, çok az suyu kalmıştı buna rağmen sonuna kadar devam etmeye karalıydı. Bir an için suya baktı ve teknenin yavaşladığını hissetti, balığın yine pes etmeye başladığını düşündü ama bu sefer yanılmamıştı. Balık iyice yavaşlayarak su üstüne çıktı. İhtiyar, balığı gördüğünde çok heyecanlandı, bu hayatında tuttuğu en büyük balıktı. Gümüşü andıran rengi güneşte parıl parıl parlıyor, uzun ağzının sivriliği insanın içini ürpertiyordu. İhtiyar büyük bir zorlukla su üstüne çıkardığı balığa mızrağını fırlatarak tamamen ölmesini sağladı ve balığı teknenin yanına ağzından ve kuyruğun dan sıkıca bağladı. Artık evinin yoluna koyulabilirdi, çünkü savaştan ihtiyar galip çıkmıştı. Denizde birkaç saat yol aldıktan sonra suların hareketlendiğini gördü. Evet korktuğu başına gelmişti, bunlar köpek balığıydı. Hemen teknesinde ayağa kalktı ve mızrağını eline alarak köpek balıklarına saldırmaya başladı. Uzun bir uğraştan sonra birini öldürdü ve öbürünüde ağır bir şekilde yaraladı ama onlarda kılıç balığına zarar vermişti. İkinci köpek balığını öldürmek isterken mızrağıda kırılmıştı ve ilerde köpek balıklarının tekrar saldıracağındanda emindi. İhtiyar yorgun bir hareketle tekneye oturdu ve teknenin küreğini içeri aldı, belindeki bıçağını çıkararak küreğe bağlamaya başladı, evet artık yeni bir mızrağı vardı. Artık tek düşündüğü biran önce evine varmak ve çocuğu görebilmekti. Nihayet günler sonra evine yaklaştığını hissetmeye başladı.Tam o sırada sudaki hareketlilik tekrar görülmeye başladı, yine köpek balıkları gelmişti ve kılıç balığına saldırmaya başlamışlardı. Balıktan bir ısırık alan, yuttuktan sonra tekrar geliyordu. İhtiyar balıkçı yaptığı mızrakla bu köpek balıklarınıda yenmeyi başardı ama kılıçbalığındanda fazla birşey kalmamıştı. İhtiyar herşeye rağmen bütün gün yoluna devam etti ve nihayet evinin bulunduğu sahilin ışıklarını görebildi, teknesini kıyıya yanaştırıp bağladıktan sonra hemen evine gitti.

Sabah olduğunda çocuk ihtiyarın teknesini gördü, teknenin etrafı bir hayli kalabalıktı, herkes ihtiyarın tuttuğu balığa bakıyordu etkilenmek için balıktan arta kalanlar bile yetiyordu. Çocuk teknenin yanına inmeden hızla ihtiyarın evine doğru koşmaya başladı. Eve vardığında o hala uyuyordu. Çocuk ihtiyarı seyretmeye başladı ve bir süre sonra ihtiyar gözünü açıp çocuğa sıcak bir gülümseme attıktan sonra tekrar uykuya daldı.
Kitabın Anafikri: Bir amacımız olduğu zaman, bu amacı gerçekleştimek için karşımıza çıkan zorluklarla, elinmizden gelenin en iyisini yaparak mücadele etmeliyiz.
Kitabın Kahramanları:
İhtiyar Balıkçı: İçindeki mücadele ve savaşma ruhunu hiç kaybetmememiş, her türlü olumsuzlukda dahi kendisine ve tecrübelerine güvenen yılların eskitemediği bir balıkçıdır.

Küçük Çocuk: Balıkçılık mesleğini öğrenmek için küçük yaşta ihtiyar balıkçının yanında işe başlamış orta halli bir ailenin çocuğudur. Küçük çocuk ihtiyara büyük saygı ve sevgi duyar, ailesinin zoruyla ihtiyarın yanından alındığı ve bir başkasıyla çalışmaya başladığı dönemlerde dahi ihtiyara sürekli yardım etmiştir.
Kitabın Yorumu: Kitap içeriği açısından çok güzel bir kitap, kitabı okurken hiç sıkılmadım, baştan sona sürükleyici ve etkileyici bir kitaptı. Özellikle ihtiyar balıkçının azim ve karalılığı beni çok etkiledi.

İhtiyar balıkçı  kitap özeti  (2) ‘ i   görmek   görmek için tıklayınız

Kitabı  satın almak için tıklayınız.

selva
Ocak 12th, 2009at12:54 pm

süper kitabın aslını okumadım ama okumuş gibi oldum zaten yarın da yazılım vardı bilirsiniz kitap sınavı işte bunu kim yazdıysa ALLAHtuttuğunu altın etsin

merve
Ocak 14th, 2009at1:46 pm

bu ozet icin yazan arkadasa cok tesekkur ediyorum, okumasamda okumus kadarim herseye cevap verebilecegimi dusunuyorum, sagolun!

nuret
Ocak 15th, 2009at1:32 pm

Çok güzel.

ahmet
Ocak 15th, 2009at2:02 pm

Okudum,çok güzel.Teşekkür ederim.

ali
Ocak 15th, 2009at2:19 pm

manyak gusel

ali
Ocak 18th, 2009at1:02 am

saolun iyyydi ama uzundu biraz

bence de
Ocak 21st, 2009at9:50 am

=) çok güsell cok beğendim yha =)

tuğba
Ocak 23rd, 2009at4:05 pm

gerçektende çok güzel bir kitapmış.ben daha öncede onun yaşlı adam ve deniz adlı kitabını okumuştum.çoooooooooook güzel.eline sağlık..

volkanım
Ocak 23rd, 2009at4:07 pm

çok güzel.herkese tavsiye ederim

alara
Ocak 26th, 2009at4:05 am

ödevime çok yardımcı oldu tşkler

beril
Ocak 26th, 2009at10:22 am

ödevlerim için çok iyi olduöretmen ödev vermişti özet çıkarcaksınız diye burdan hep çıkarıyom özetleri :):):) amman duymasın öğretmenlerrr:):):)bye…..:):)

harik@
Ocak 27th, 2009at5:53 am

harika yha bn cok beğendim mukemmel bir şey

arrrrrrrzuuuuuuuu
Ocak 29th, 2009at6:26 am

kitabı daha önce hiç okumamıştım bu yüzden pek bilgim yoktu. bu site kitap özetinden çok yotumları vermiş. aptal bir site bence biliyorum bu yazdıklarım belki yayımlanmayacak sadece site hakkında güzel konuşanların yorumları gösterilecek ancak ben yine de yazdım (bu da size kapak olsun

arrrrrrrzuuuuuuuuuuu
Ocak 29th, 2009at6:30 am

neyse poğolar hadi görüşürük bayyyyyy (yakışıklı erkekleri beklerim,açığıııııııımm,hadi öptüm)

umut
Ocak 29th, 2009at9:26 am

harika olmuş çoook beğendim sınavımızda vardı ellerinize sağlık:)…

aleyna
Ocak 30th, 2009at2:26 am

çoooooook güzeldi fakat okadar uzun ki türkçe öğretmeni anlıyacak heralde ama olsun süperdi teşekürler bayyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy

aleynaaa

gzl kıss
Şubat 3rd, 2009at1:52 pm

ya bu hikayemi romanmı ama saolun burdaki herşeyi kitap kurduma yazıom

seray
Şubat 4th, 2009at9:13 am

biraz uzun geldi ama yinede güzel

betül
Şubat 5th, 2009at8:06 am

çok güzel ama biraz uzun geldi yinede tşk bu site işime çok yaradı

dilan
Şubat 6th, 2009at1:34 pm

bende korku romanı yazıyommm buralarda işim ne demi korku omanlarına bskim

merve
Şubat 8th, 2009at5:14 am

çok güzeldi uzun da değildi ben internetten okudum zamanımı da fazla almadı yani amacını başarıyor çok güzel ellerine sağlık

haski taski
Şubat 8th, 2009at8:46 am

güzel.idare eder

kürşat
Şubat 11th, 2009at1:18 pm

abi çok güzel valla ödevi yetişdirdim

okan
Şubat 16th, 2009at7:02 am

çok behendim

ayça
Şubat 17th, 2009at9:22 am

bu ne be çok uzun :@

feyza atalay
Şubat 17th, 2009at1:03 pm

ben de feyzayim almanyadan okulda bi kitap okuyoz kafayi yicem anlamiom burdan aptal hamdiyi aradim ama malesef bulamadim bu arada beyendim kitabinizi heheeheheheheheh hade ybebybybybyb kib aeol

b?r?k
Şubat 19th, 2009at6:41 am

ÇOK SAOLUN ÖZET İNŞALLAH DOĞRUDUR ÇOK SAOL

mert
Şubat 22nd, 2009at2:16 pm

çok iyi bir kitap heyacanlı sürükleyici

ecem
Şubat 26th, 2009at11:28 am

ya çok mütiş bence yani günkü benimde ödevlerim vardı wala hemen burdan yazıom türkçe öğretmeni hiç anlamıo :))

oğuzhan
Mart 5th, 2009at6:42 am

ya çok süper oldu bizim de performans ödeviydi özeti mözeti oto biyografisi burdan bakıp bakıp yaptım çok güzel oldu ama yinede kitabın özetinden az çok kitabı okumuş gibi oldum

asd
Mart 10th, 2009at7:46 am

süper yaa bende hep bunu arıyordumm

derreg
Mart 10th, 2009at10:39 am

Sandalıyla balıkçılık yapan, Santiago isimli yaşlı balıkçı, tam seksen dört gündür bir tane dahi balık avlayamamıştı. Bu yüzden, yıllardan beri kendisine yardımcılık yapan küçük Manolin bile, başka bir balıkçının yanında çalışmaya başlamıştı. Ama, yine de fırsat buldukça gelip, yaşlı balıkçıya yardım ediyordu.
Diğer balıkçılar, artık onunla dalga geçiyorlardı. O ise, havanın açılmasını bekliyordu. Niyeti alabildiğine açılmak ve avlana-madığı günlerin acısını çıkarmaktı. Böylece, ne kadar İyi bir balıkçı olduğunu dost, düşman yeniden görecekti.
O gece rüyasında, yüksek dağlarda, altın sarısı kumsallarda gezindi, mavi denizlerde dolandı, durdu. Sabah olmadan uyandı ve gidip Manolin’i uyandırdı. Kahvelerini içtikten sonra, Manolin ‘in yardımı ile kayığını denize indirdi ve açıldı.
Güneş doğmak üzereydi. Yaşlı adam kürekleri çekerken, u-çan balıkların suyu yararak dışarı fırlayışlarını, uçarken kanatlarının tısladığını duyuyordu.
Durmadan kürek çekti. Hep aynı hızla çektiği için yorgunluk duymuyordu.
Güneş denizin üzerinde gözükünce, kendisiyle kıyı arasında dağılmış sandalları görebildi. Karanlık sulara bakıyor, denizin derinliklerinde dimdik inen oltaları izliyordu. Bu arada, baş taraf*taki oltası titredi. Çekince, beş kiloluk bir orkinosun oltanın ucunda olduğunu gördü. “İyi yem olur” diye kendi kendine konuştu. Bugün seksen beşinci gündü. Mutlaka balık yakalaması lazımdı.
“Tamam” dedi ve bütün dikkatini oltaya verdi. Mutlaka vuran bir kıhçbalığı idi. Yaklaşık yüz kulaç derinliğindeki oltanın ucundaki yemleri yiyordu. Oltanın ipini yavaşça gevşetti. Böylece, balık yemi rahatlıkla yiyebilecek ve yakalanacaktı. “Haydi, biraz daha ye” diye yine konuştu.
“Haydi bakalım” diyerek oltayı iki eliyle kavradı ve Ancak, onu bir parmak bile yukarı alamamıştı. İyi ki oltası çok sağlamdı. Ama, tekne ağır ağır sürükleniyordu.
Roller değişmişti. Yaşlı adam balığı çekeceğine, balık yaşlı adamı çekiyordu.
Böylece güneş battı. “Keşke Manolin’de yanımda olsaydı, hem bana yardım eder, hem de ne kadar büyük bir balık yakaladığımı görürdü. Hem, İnsan yaşlanınca, yalnız kalmamalı…” Hem böyle düşünüyor, hem de yakaladığı balığın nasıl bir şey olduğunu kestirmeye çalışıyordu.
Tan yeri ağarmak üzereydi ki, balık yemlerden birini kaptı. Çubuğun biri kırıldı. Hemen, ustalıkla bıçağını çıkarıp, oltaları kesti ve birbirine bağladı. Bütün bunları, tek eliyle yapıyordu. Yedekte altı tane oltası daha vardı.
Güneş biraz yükselince, balığın henüz yorulmamış olduğunu anladı. Bu direnişinden dolayı, balığa saygı duyuyordu. Bir ara gözü, kayığına konan kuşa takıldı. Ona bakarken, balık birden bire oltayı çekti. Yaşlı balıkçı denize düşmese de, yere kapaklanmaktan kurtulamadı. Bu arada, sol eli olta tarafından kesilmiş, tamamiyle hissiz bir hal almıştı. Dinlenmesi ve canlanması için, sağ elini devreye soktu.
Birden, sağ eliyle tuttuğu oltanın gerginliğinde bir değişiklik sezdi. Oltanın yavaşça yükseldiğini gördü. Olta düzenli olarak yükseldi. Sonra, sandalın baş yönünde bir şişlik göründü ve balık fırladı. Yükseldi, yükseldi, sonu gelmiyordu. Güneşte pırıl pırıl parlıyordu. Sonra tekrar suya daldı. Tekneden en az yarım metre daha uzundu.
“Onu öldürmek zorundayım, iriliğine ve güzelliğine rağmen bunu yapmalıyım” dedi. ‘ ı
Öğleden sonra, sandal hala ağır ağır ilerliyordu. Balık bir kere daha yüzeye kadar çıktı ama zıplayamadı. Böylece, vakit yine akşam olmuştu.
Bu arada, oltayı kolundan söküp, kayığa sıkıca bağladı. Biraz dinlenmesi ve karnını doyurması gerekiyordu. Yakalamış olduğu yunus balığını dilimledi ve yedi. Şimdi de biraz uyuyacaktı. Oltayı tekrar aldı ve eline doladı ve uyumak için biraz uzandı. Tam dalmıştı ki, eli hızla suratına çarptı. Olta, sağ boşalıyordu. Güç bela, ellerini parçalama pahasına da olsa, kontrolü sağladı, ancak halen yattığı yerden kalkamamıştı. Sonra, yavaş yavaş doğruldu.
Denize açılalı üçüncü gün olmuştu. Ve balık, teknenin etrafında dönüp duruyordu. Yaklaşık iki saat, balığın bu dönüşleri devam etti. Ancak, her dönüşü daha kısa oluyordu. Anlaşılan oydu ki, balık da son kozunu oynuyordu. Yaşlı denizcinin de balıktan farkı yoktu. “Sonuna gelmişken, yenilmemeliyim” diye sürekli kendisine cesaret ve güç veriyordu.
Saatlerce, balık dondu, zıpladı. Gitti, geldi. Yaşlı balıkçı neredeyse pes etmek üzereydi ki, sonunda, balığın yaklaştığı bir anda zıpkınını saplamayı başardı. Zıpkını yiyen dev balık birden bire canlandı ve hızla uzaklaştı. Belli ki o da son kozlarını oynuyordu. Yaşlı adamın gözleri karardı, başı döndü. Yine de oltanın ipini yavaşça gevşetmeyi becerebildi. Bir müddet sonra baktığında, balığın suyun üstünde kımıldamadan durduğunu gördü.
Şimdi de balığı taşımak için, kafasını toparlamalıydı. En a-zından yedi yüz kilo gelirdi. Önce, baş tarafına gidip, solungaçlarından ipi geçirdi. Böylece, balığı sandalın baş, orta ve kıç tarafına bağladı. Sonra da yelkenleri açarak, yavaş yavaş yol almaya başladı.
Kan kokusunu alan bir köpek balığı, yaklaşık bir saatten beri kayığın ve balığın peşindeydi. Bİr müddet sonra yaklaştı ve balıktan kocaman bir et parçası kopardı. Yaşlı balıkçı, zıpkınım olanca hıncıyla tam gözünün üstüne saplayarak, onu öldürdü. Ancak, kan kokusunun artması hiç de iyi değildi.
Nitekim çok geçmeden iki köpek balığı daha göründü. Yaşlı adam bütün gücü ve ustalığıyla, ikisinin de hakkından gelmeyi başardı. Ancak, bu zamana kadar, balığının dörtte bîri de saldır*ganlar tarafından yenilmişti.Kayık gidiyor, ama henüz hiçbir ışık gözükmüyordu. Gece olunca, bu sefer sayısını bilmediği köpek balığı hücumu başladı. Artık karşı koymanın faydasız olduğunu biliyordu. Yine de, sopası ile elinden geldiği kadar vurdu, vurdu. Sopası yitince, dümenin tahta kolunu kaptığı gibi, balığın başına saldıran köpek balığına, gücünün son kırıntılarım toplayarak, yine tüm hıncı ile vurdu, vurdu. Son köpek balığı buydu. Ancak, yenecek bir şey de kalmamıştı.
Şimdi tek hedefi, evine varmaktı. Bütün ustalığını kullanarak, saatler sonra küçük limana girdi. Tekneyi elinden geldiğince yanaştırıp, bağladı. Sonra da sereni toplayıp sırtına attı ve evin yolunu tuttu. O kadar yorgundu ki. Eve varır varmaz hemen uyudu.
Sabahleyin çocuk kapıyı açıp girdiğinde, yaşlı balıkçı halen uyuyordu. Çocuk onun ellerini görünce ağlamaya başladı. Sonra kahveden kahve aldı ve yaşlı adamın yanma döndü. Uyanıncaya kadar başından ayrılmadı. Uyanınca, kahvesini uzattı.
Çocuğu görünce, “Yendiler beni Manolin, yendiler beni” dedi. Çocuk da, “sem balık değil ötekiler yendi” diye karşılık verdi. Sonra, yaşlı adam yeniden uyudu. Çocuk hep başındaydı. Artık ne olur*sa olsun, yaşlı adamla beraber balığa çıkacaktı. Çünkü o usta bir balıkçıydı ve ondan öğreneceği çok şey vardı.

vedat
Mart 15th, 2009at12:33 pm

SÜPER BENCE.)):):):):):):):)::):
HADİYORUM YAZİ RAKİP İSTERİM TAMAN ___):::::::::::):):9::)):)::)

merve
Mart 20th, 2009at8:43 am

çok güzel okuma derdi yok hemen indir

TEŞEKKÜRLER

aysimanur
Mart 21st, 2009at11:46 am

harika olmuş

umut
Mart 23rd, 2009at2:35 am

tamam ben sana rakibim

yasemin
Nisan 4th, 2009at10:47 am

ya ihtiyar balıkçının ismi yaşlı adam ve deniz mi? ona göre özetliyecim de

umut
Nisan 6th, 2009at12:31 pm

çok teşekkür ederim o arkadaşın amacı ne almış öle kopyalayıp yapıştırmış
sanki ona ihtiyacımız var bizim ihtiyacımızı http://www.kitap-ozet.net karşılar :):):)

anisa
Nisan 14th, 2009at6:57 am

bence kitabın başına ve hikayenin adına bakmamalıyız içerine bakmalıyız ben roman türü şeyleri daha çok severim çünkü heyecanlı olur ama bu nu da çok eyendim

ipek
Nisan 16th, 2009at9:11 am

bence biraz saçma resimde gösterdiği balık tekneye sığmaz ama yinede çok güzel

eda
Nisan 21st, 2009at4:40 am

süpersiniz ya yarın sınavım vardı ana fikri falan çıkcaktı bana sadece ezberlemesi kaldı çok çok saolun

kuzuuu
Mayıs 4th, 2009at1:05 am

dierr adı yaşlı adam ve denizzXDihtiyar balıkçıda nemiş hıhXP

scream
Mayıs 5th, 2009at2:07 am

çok mükemmel bu kitabın yarısını okumuştum ama devamına vakit yetmedi anlarsınız ya proje ödevleri burdan devamınıda buldum yazana çok teşekkür ederimm

Ezgi
Mayıs 10th, 2009at1:47 pm

Kitabın ana fikri için ve özet için teşekkürler yarınki sınavda yardımcı olacak ben bu kitabı da okudum (AZİM VE BAŞARI)

leon s. kennedy
Mayıs 14th, 2009at8:14 am

çok güzel olmuş ödevime yardımcı oldu saol

beyza
Mayıs 14th, 2009at9:26 am

çok salakça olmuş bence

berkay
Mayıs 25th, 2009at9:30 am

vahhhh! özet coook adam nıye kendını avtufegı ıle vuruooo

uquR
Mayıs 27th, 2009at9:26 am

Kitap mükemmel yazılıdan yüksek not alcagıma eminim yazan arkadasada cok teşekkürler ediorum ßß

uquR
Mayıs 27th, 2009at9:27 am

Sandalıyla balıkçılık yapan, Santiago isimli yaşlı balıkçı, tam seksen dört gündür bir tane dahi balık avlayamamıştı. Bu yüzden, yıllardan beri kendisine yardımcılık yapan küçük Manolin bile, başka bir balıkçının yanında çalışmaya başlamıştı. Ama, yine de fırsat buldukça gelip, yaşlı balıkçıya yardım ediyordu.
Diğer balıkçılar, artık onunla dalga geçiyorlardı. O ise, havanın açılmasını bekliyordu. Niyeti alabildiğine açılmak ve avlana-madığı günlerin acısını çıkarmaktı. Böylece, ne kadar İyi bir balıkçı olduğunu dost, düşman yeniden görecekti.
O gece rüyasında, yüksek dağlarda, altın sarısı kumsallarda gezindi, mavi denizlerde dolandı, durdu. Sabah olmadan uyandı ve gidip Manolin’i uyandırdı. Kahvelerini içtikten sonra, Manolin ‘in yardımı ile kayığını denize indirdi ve açıldı.
Güneş doğmak üzereydi. Yaşlı adam kürekleri çekerken, u-çan balıkların suyu yararak dışarı fırlayışlarını, uçarken kanatlarının tısladığını duyuyordu.
Durmadan kürek çekti. Hep aynı hızla çektiği için yorgunluk duymuyordu.
Güneş denizin üzerinde gözükünce, kendisiyle kıyı arasında dağılmış sandalları görebildi. Karanlık sulara bakıyor, denizin derinliklerinde dimdik inen oltaları izliyordu. Bu arada, baş taraf*taki oltası titredi. Çekince, beş kiloluk bir orkinosun oltanın ucunda olduğunu gördü. “İyi yem olur” diye kendi kendine konuştu. Bugün seksen beşinci gündü. Mutlaka balık yakalaması lazımdı.
“Tamam” dedi ve bütün dikkatini oltaya verdi. Mutlaka vuran bir kıhçbalığı idi. Yaklaşık yüz kulaç derinliğindeki oltanın ucundaki yemleri yiyordu. Oltanın ipini yavaşça gevşetti. Böylece, balık yemi rahatlıkla yiyebilecek ve yakalanacaktı. “Haydi, biraz daha ye” diye yine konuştu.
“Haydi bakalım” diyerek oltayı iki eliyle kavradı ve Ancak, onu bir parmak bile yukarı alamamıştı. İyi ki oltası çok sağlamdı. Ama, tekne ağır ağır sürükleniyordu.
Roller değişmişti. Yaşlı adam balığı çekeceğine, balık yaşlı adamı çekiyordu.
Böylece güneş battı. “Keşke Manolin’de yanımda olsaydı, hem bana yardım eder, hem de ne kadar büyük bir balık yakaladığımı görürdü. Hem, İnsan yaşlanınca, yalnız kalmamalı…” Hem böyle düşünüyor, hem de yakaladığı balığın nasıl bir şey olduğunu kestirmeye çalışıyordu.
Tan yeri ağarmak üzereydi ki, balık yemlerden birini kaptı. Çubuğun biri kırıldı. Hemen, ustalıkla bıçağını çıkarıp, oltaları kesti ve birbirine bağladı. Bütün bunları, tek eliyle yapıyordu. Yedekte altı tane oltası daha vardı.
Güneş biraz yükselince, balığın henüz yorulmamış olduğunu anladı. Bu direnişinden dolayı, balığa saygı duyuyordu. Bir ara gözü, kayığına konan kuşa takıldı. Ona bakarken, balık birden bire oltayı çekti. Yaşlı balıkçı denize düşmese de, yere kapaklanmaktan kurtulamadı. Bu arada, sol eli olta tarafından kesilmiş, tamamiyle hissiz bir hal almıştı. Dinlenmesi ve canlanması için, sağ elini devreye soktu.
Birden, sağ eliyle tuttuğu oltanın gerginliğinde bir değişiklik sezdi. Oltanın yavaşça yükseldiğini gördü. Olta düzenli olarak yükseldi. Sonra, sandalın baş yönünde bir şişlik göründü ve balık fırladı. Yükseldi, yükseldi, sonu gelmiyordu. Güneşte pırıl pırıl parlıyordu. Sonra tekrar suya daldı. Tekneden en az yarım metre daha uzundu.
“Onu öldürmek zorundayım, iriliğine ve güzelliğine rağmen bunu yapmalıyım” dedi. ‘ ı
Öğleden sonra, sandal hala ağır ağır ilerliyordu. Balık bir kere daha yüzeye kadar çıktı ama zıplayamadı. Böylece, vakit yine akşam olmuştu.
Bu arada, oltayı kolundan söküp, kayığa sıkıca bağladı. Biraz dinlenmesi ve karnını doyurması gerekiyordu. Yakalamış olduğu yunus balığını dilimledi ve yedi. Şimdi de biraz uyuyacaktı. Oltayı tekrar aldı ve eline doladı ve uyumak için biraz uzandı. Tam dalmıştı ki, eli hızla suratına çarptı. Olta, sağ boşalıyordu. Güç bela, ellerini parçalama pahasına da olsa, kontrolü sağladı, ancak halen yattığı yerden kalkamamıştı. Sonra, yavaş yavaş doğruldu.
Denize açılalı üçüncü gün olmuştu. Ve balık, teknenin etrafında dönüp duruyordu. Yaklaşık iki saat, balığın bu dönüşleri devam etti. Ancak, her dönüşü daha kısa oluyordu. Anlaşılan oydu ki, balık da son kozunu oynuyordu. Yaşlı denizcinin de balıktan farkı yoktu. “Sonuna gelmişken, yenilmemeliyim” diye sürekli kendisine cesaret ve güç veriyordu.
Saatlerce, balık dondu, zıpladı. Gitti, geldi. Yaşlı balıkçı neredeyse pes etmek üzereydi ki, sonunda, balığın yaklaştığı bir anda zıpkınını saplamayı başardı. Zıpkını yiyen dev balık birden bire canlandı ve hızla uzaklaştı. Belli ki o da son kozlarını oynuyordu. Yaşlı adamın gözleri karardı, başı döndü. Yine de oltanın ipini yavaşça gevşetmeyi becerebildi. Bir müddet sonra baktığında, balığın suyun üstünde kımıldamadan durduğunu gördü.
Şimdi de balığı taşımak için, kafasını toparlamalıydı. En a-zından yedi yüz kilo gelirdi. Önce, baş tarafına gidip, solungaçlarından ipi geçirdi. Böylece, balığı sandalın baş, orta ve kıç tarafına bağladı. Sonra da yelkenleri açarak, yavaş yavaş yol almaya başladı.
Kan kokusunu alan bir köpek balığı, yaklaşık bir saatten beri kayığın ve balığın peşindeydi. Bİr müddet sonra yaklaştı ve balıktan kocaman bir et parçası kopardı. Yaşlı balıkçı, zıpkınım olanca hıncıyla tam gözünün üstüne saplayarak, onu öldürdü. Ancak, kan kokusunun artması hiç de iyi değildi.
Nitekim çok geçmeden iki köpek balığı daha göründü. Yaşlı adam bütün gücü ve ustalığıyla, ikisinin de hakkından gelmeyi başardı. Ancak, bu zamana kadar, balığının dörtte bîri de saldır*ganlar tarafından yenilmişti.Kayık gidiyor, ama henüz hiçbir ışık gözükmüyordu. Gece olunca, bu sefer sayısını bilmediği köpek balığı hücumu başladı. Artık karşı koymanın faydasız olduğunu biliyordu. Yine de, sopası ile elinden geldiği kadar vurdu, vurdu. Sopası yitince, dümenin tahta kolunu kaptığı gibi, balığın başına saldıran köpek balığına, gücünün son kırıntılarım toplayarak, yine tüm hıncı ile vurdu, vurdu. Son köpek balığı buydu. Ancak, yenecek bir şey de kalmamıştı.
Şimdi tek hedefi, evine varmaktı. Bütün ustalığını kullanarak, saatler sonra küçük limana girdi. Tekneyi elinden geldiğince yanaştırıp, bağladı. Sonra da sereni toplayıp sırtına attı ve evin yolunu tuttu. O kadar yorgundu ki. Eve varır varmaz hemen uyudu.
Sabahleyin çocuk kapıyı açıp girdiğinde, yaşlı balıkçı halen uyuyordu. Çocuk onun ellerini görünce ağlamaya başladı. Sonra kahveden kahve aldı ve yaşlı adamın yanma döndü. Uyanıncaya kadar başından ayrılmadı. Uyanınca, kahvesini uzattı.
Çocuğu görünce, “Yendiler beni Manolin, yendiler beni” dedi. Çocuk da, “sem balık değil ötekiler yendi” diye karşılık verdi. Sonra, yaşlı adam yeniden uyudu. Çocuk hep başındaydı. Artık ne olur*sa olsun, yaşlı adamla beraber balığa çıkacaktı. Çünkü o usta bir balıkçıydı ve ondan öğreneceği çok şey vardı.

güliz
Mayıs 28th, 2009at10:27 am

berbat çok uzun

kubilay
Mayıs 28th, 2009at11:05 am

uzun ama
bebeler aglamasın

kudret
Temmuz 18th, 2009at3:36 am

bnce özeti değil tammamı yahu

martins_9
Kasım 13th, 2009at1:29 pm

kitabı okumaya ne gerek varki zaten bu özet bile olğanüstü derecede fazla genede tşkler

alara
Kasım 19th, 2009at10:03 am

okumuş gibi oldum.yarında kitap yazılım var işallah güzel geçer kim yazmışsa ellerine sağlık

şaşkı66
Aralık 5th, 2009at2:10 pm

mükemmel ama asla ogretmenom duymasın darılır .bana cok guvenıyo kıtap okudugumu sanıyo 😀

bella
Aralık 21st, 2009at5:47 am

kitabın ana fikrine çok ihtiyacım vardı yayınladığınız için teşekkür ederim ve kitap çok güzel

****karrriiizzzmaa****
Şubat 5th, 2010at10:56 am

an fikir umudumuzu kesmemeliyiz

****karrriiizzzmaa****
Şubat 5th, 2010at11:23 am

ana fikri Bir amacımız olduğu zaman, bu amacı gerçekleştimek için karşımıza çıkan zorluklarla, elinmizden gelenin en iyisini yaparak mücadele etmeliyiz.

****karrriiizzzmaa****
Şubat 5th, 2010at11:39 am

Bir amacımız olduğu zaman, bu amacı gerçekleştimek için karşımıza çıkan zorluklarla, elinmizden gelenin en iyisini yaparak mücadele etmeliyiz.
Bir amacımız olduğu zaman, bu amacı gerçekleştimek için karşımıza çıkan zorluklarla, elinmizden gelenin en iyisini yaparak mücadele etmeliyiz.
Bir amacımız olduğu zaman, bu amacı gerçekleştimek için karşımıza çıkan zorluklarla, elinmizden gelenin en iyisini yaparak mücadele etmeliyiz.

****karrriiizzzmaa****
Şubat 5th, 2010at12:39 pm

İhtiyar balıkçı-Ernest Hemingway

Kitabın Adı:İhtiyar balıkçı
Kitabın Yazarı: Ernest Hemingway

duman gözlüm
Şubat 9th, 2010at10:23 am

ya bişe farkettim orda bi yer var
ordan sonra direk başka biş zamana geçiyo yani hani arasına bi kaç cümle sıkıştırılırdı o zman süresini belli etmek için 🙂

cak
Şubat 10th, 2010at4:36 am

atlama yapmışsınız

hayran
Şubat 15th, 2010at10:32 am

süper bir kitap.bunun özetini yazdığınız için teşekkür ederim.çok işime yaradı.yaşlı adamada bravo yani o köpek balıklarını nasıl yenmiş mhayret doğrusu…..

hayran
Şubat 15th, 2010at10:34 am

gizem diğer adı ihtiyar balıkçı

hayran
Şubat 15th, 2010at10:35 am

yarın kitap sınavı var yandık.15 tatilde okuyamadım.bu özet neredeyse hayatımı kurtaracakk..

Aria
Şubat 16th, 2010at7:28 am

Özet çok güzel olmuş ama Kitabı okursanız daha iyi anlarsınız.Birde yazar hakkında (Ernest Hemingway) hakkkında biraz bilgi vereyim:
Mutlak duygusuyla yaşarcasına,dünyanın dört bir yanında,kendini serüvenden serüvene atan HEMİNGWAY,fırtınalarla dolu yaşamına yön veren karakterini,bir bakıma bu romanıyla özetlemiş gibidir.Büyük yazar,sert,acımasız fakat bir o kadar dokunaklı yazgıyı,yaşlı bir balıkçının okyanusta geçen bir kaç günüyle özdeşleyerek,yalın,yoğun ve çarpıcı bir başyapıt koymuştur ortaya.İlk yayımladığından bu yana bütün ülkelerde artan bir ilgiyle okunan YAŞLI ADAM VE DENİZ,yazarın NOBEL ÖDÜLÜ kazanmasında birinci etken sayılmaktadır.Roman filme de alınmış,ünlü aktör Spencer Tracy’nin oynuyla Dünya sinemalarında olay yaratmıştır.

Yaşlı Adam ve Deniz, Hemingway’in en ölümsüz eserlerinden biridir.Yaşlı bir Kübalı balıkçının açık denizde Gulf Stream’e kapılmış olarak dev bir kılıçbalığıyla olan can yakıcı mücadelesini son derece ve kuvvetli kelimelerle anlatır.Bu hikayesiyle Hemingway,yenilgiye karşı cesaret,kayba karşı şahsi başarı temasını kendine has modern üslubuyla yeni baştan heykelleştirmiştir.

admin
Şubat 16th, 2010at8:44 am

Aria Açıklama yazın için teşekkür ederiz.. Sitemizde ayrıca yayınlayacağız ..

crazy says
Şubat 24th, 2010at11:13 am

Kitabın Anafikri: Bir amacımız olduğu zaman, bu amacı gerçekleştimek için karşımıza çıkan zorluklarla, elinmizden gelenin en iyisini yaparak mücadele etmeliyiz

Beni ögretmenim kitap okuduğuma inanıyor ama ben hep özetini okuyorum (:(:(:
=)

Haydar Berk
Mart 27th, 2010at6:55 am

Ama böyle yapınca çok mu iyi oluyor boş yere gunah. Bu arada sadece öğretmeni kandırıyor sanıyosun oysa kendini kandırdıgını bilmiyorsun. Bence öğretmenin dediğini yap sonra pişman olursun

büşra
Mart 29th, 2010at11:55 am

olayın geçtğiyer ve zaman bilmiyorum acaba ne bilen warsa yazssın

büşra
Mart 29th, 2010at11:56 am

olayın geçtğiyer ve zaman bilmiyorum acaba ne bilen warsa yazssın
çabuk nerden bulcam yer sahilde zaman

Kubi
Nisan 6th, 2010at11:13 am

yürü be admin 🙂

Kubi
Nisan 6th, 2010at11:15 am

ay çok komik hepimiz kopalım Haydar doğru söyler sen sadece kendini kandırırsın 😉

Kubi
Nisan 6th, 2010at11:15 am

bence de doğru kardeş

06€zqi
Mayıs 1st, 2010at9:06 am

bu neya özetmi bu
bu özetse kitabı kaç sayfa kim bilirrrrrrrrrrrrrrr??????????????????

HaNdE
Mayıs 14th, 2010at12:32 am

süper , anafikrinede çoq ihtiyacm vardı… çoq güzel olmuş saolun

serenay
Mayıs 14th, 2010at10:19 am

çok uzun ama hiç olmamasından iyidir

gizem
Mayıs 17th, 2010at11:57 am

uzun sa okuma gerçi siz kitab dan ne anlarsınız kitab okumak için ruh gerek.

şeymanur
Mayıs 20th, 2010at7:00 am

benim bunla ilgili ödevim vardı kitabın özeti çok uzun olduğundan yazmadım.Kitabı almadım onun içinde özetini çıkaramadım.Ama yinede sağolun.

mert
Mayıs 26th, 2010at10:04 pm

zaten kıtabın gırısınde yasıyo nıye verıyon kı alalala

berk
Kasım 19th, 2010at9:53 am

kitabın konusu ne

Ecem Su
Kasım 21st, 2010at5:15 am

Ya ben bu kitabı aldım ama çok sıkıcı bir kitap okuduğumuda anlamıyordum.Dedim en iyisi okuyacağıma özetini bulup öle yazayım.Nasıl fikir ama. :xDxD….

özqe su
Kasım 21st, 2010at6:44 am

bu özet değil kitabın tamam resmen ya D:

lalalala
Kasım 30th, 2010at7:28 am

yarın sınavım var burdan çalıştım kitap okumayı severim ama olsun 🙂

berke
Aralık 11th, 2010at6:58 am

saolun çok yardımcı oldunuz merve seni sewiyorum

onur
Aralık 12th, 2010at10:15 am

bn ogretmenime gıcık oluyorum onn için ozetini okyorum salak hoca yaa

dilara
Aralık 14th, 2010at9:52 am

çok güzel kahramanlara ana fikrine ve konusuna ihtiyacım vardı teşekkürler

hümeyra
Aralık 16th, 2010at10:32 am

bnce güzl ama mekan ve zamanını da yassalrdı daha iiyi olurdu…..

sema
Ocak 2nd, 2011at5:28 am

vala hiç bir bilgi elde yoq kısa ve öz birde bn bu kitap hakkında 5 soru istemştim ama bu site yi şikayet etmek gerek…..

avatar
Ocak 11th, 2011at8:42 pm

ben bu özetten en az 30 soru çıkarırım sema sana diorum

admin
Ocak 11th, 2011at8:43 pm

teşekkür ederiz avatar

avatar
Ocak 11th, 2011at8:43 pm

bişey deil ne demek

burcu
Ocak 13th, 2011at10:54 pm

ben okudum 131 sayfa ama güzelde sonlrını fazla anlamadım

burcu
Ocak 13th, 2011at10:56 pm

aynen ya çok sıkıldım bide hocamız yazılıda sorcak

edward
Ocak 16th, 2011at10:53 am

ya bu kitabın tamamının sitesini bilen war mı :@ sinir oldm blamdım 😀

LoLiLa
Ocak 17th, 2011at2:15 pm

Daha kıasını yazın ben bunu okumaktan çekiririm … XD

sinan
Şubat 4th, 2011at3:22 am

Admin romanın olayı yeri zamını nerde gecmiştir söylerseniz sevinirim

deniz
Şubat 14th, 2011at11:23 am

güzel olmuş ellerinize sağlık…

emre
Mart 16th, 2011at11:33 pm

cok güzel kitap hayatımda okudugum en guzel kitap yazara helal olsn ellerinize sağlık…

YAŞLI ADAM VE DENİZ !

meloş
Mart 20th, 2011at5:16 am

yaşlı adama hayran kaldım onca sebebe karşı balığı bırakmadı

admin
Mayıs 17th, 2011at9:30 am

Ernest Hemingway’i severim..bu kitabıda güzeldi..

aslı
Mayıs 30th, 2011at11:31 am

ohh yrn sınavm vrdı konusunu direk burdan bakt mztn karmaşıktı sağolun 🙂

garip
Temmuz 13th, 2011at12:41 am

bu kitabı türkçe öğretmenim tavsiye etti çok güzeldi

acıların çocuğu
Ekim 18th, 2011at12:48 pm

walla okumuş kadar oldum yinede saolun yarın kitap sınavım inşallah ii geçer allah razı olsun

nisa soykan
Ekim 20th, 2011at9:48 am

süperrrrrrrrrrrr bir kitap 6 a ya selamlar herkese tercih ederim kitabi baştan sona kadaaaarrrrrrrrrrrrrr okusunlar 😀

melisa789
Ekim 23rd, 2011at10:20 am

Valla arkadaşlar admin çok iyi bir iş çıkardın çok tşk ederiz .çok çok ihtiyacım vardı hata hatta yrn sınav vardı tşkler kmsede bu steye şikayet yapamaz yaparsa saçma olur bütün detayları var. sınavdan inş. 100 alırım sizin synizde 🙂

beyza
Ekim 25th, 2011at2:55 am

banada çok yarayacak kitap

sa
Kasım 1st, 2011at10:00 am

lan ipne sana mı düşuü

emirhan talha
Kasım 20th, 2011at10:29 am

vala kitaptan yazılıyım lazım olacak …. 🙂

emirhan talha
Kasım 20th, 2011at10:29 am

aynen

saskınnnnn
Ocak 1st, 2012at3:52 am

aglamayın

burcuu
Ocak 1st, 2012at5:33 am

uzunmush.ama güzel 85 aldım.4 saatte yazdım….

burcuu
Ocak 1st, 2012at5:33 am

sus kıs manyak mall

adsız
Ocak 2nd, 2012at12:30 pm

of yarın yazılıda çıkçak 30 puan

adsız
Ocak 2nd, 2012at12:31 pm

bende varda kitap anlamadım bişi hoca komposizyon yrine soracakta 6. snıfa giden

Cemre
Ocak 6th, 2012at10:54 am

Ayy çok uzun daha kısası yokmu? Öğretmenim beni okuyo sanıyo ben özet okuyorum. diyeler kendinizi zeki mi sanıyorsunuz? Ailenizin sizin için harcadığı paraya yazık !!

ozan özkol
Ocak 9th, 2012at5:50 am

bu özetmi yoksa kitabı mı yazdın kardeşim

olga
Ocak 11th, 2012at9:20 am

a friend of mine wrote this book

adı lazım değil
Ocak 17th, 2012at11:35 pm

yavv olum siz beyinsizmisiniz bu kitap 145 sayfa ama bu özette kısacık bişey ne oflayıp pufluyonuz ki salaklar

Ferhan Dörtok
Şubat 7th, 2012at12:48 am

Denizde puzzleın parçaları gibi birbirini tamamlayan bir ekosistem mevcut.Avlanan balığın diğer balıklar tarafından yenmesi saraydan zekat çıkmadığını gösteriyor gerçekçi bir kurgulama.Benim çıkardığım ders tüm yaşamlar birbirlerini tamamlar veya parçalarlar.Hayat paylaşmak içindir.Zaman bile paylaşılınca büyür.İyi ki teknesini parçalamamışlar balıkçıyı yememişler köpek balıkları bu da mümkündü.Yine gam yükünün kervanı geldi geçti ben bu derdi çekemem yavrum bölek seninle dediği gibi türkünün ben bu kılıç balığını yiyemem yavrum bölek seninle olmuş…

enis
Mart 20th, 2012at12:11 pm

ya odev var karhamnları lazım

ali
Nisan 4th, 2012at12:12 pm

bu özet yanlış kitabı okudum böyle yazmıyor en sonunda köpekbealıkları kılıçbalığını yedikleri için kalmıyor

ne dedin
Mart 14th, 2013at4:05 am

kitap süperrr

elıf
Mart 23rd, 2013at5:19 am

işime baya yaradı tşk….

furkannnnnnnnnnnn
Şubat 9th, 2014at9:52 am

çok güzel ama biraz uzun yinede işime yaradı çok teşekkür ederim

furkannnnnnnnnnnn
Şubat 9th, 2014at9:54 am

şaka yaptım berbat

asude
Şubat 20th, 2014at11:45 am

yaa bnce harika ötesi idi yarın sınawm vardı okumuş gibi oldumm

ecem
Nisan 10th, 2014at11:13 am

yarınki türkçe dersinde çok yardımcı olucak

Yorumunuzu bırakın