Kendi ayakları üstünde – İpek ongun

kendi_ayaklari_ustunde
Kitabın Adı:Kendi ayakları üstünde
Kitabın Yazarı:İPEK ONGUN
Kitabın Yazılma Yılı: 1999
Kitabın Yayınevi: ALTIN KİTAPLAR
Sayfa Sayısı:387
Kitabın Konusu: Kitap serranın günlüğünden bahsetmektedir.. Yaşadıkları , annesinden uzak tatili turizmci olmak istemesini ve azmi ile bir yerlere gelebileceğini..
Kitap arka kapak:
Serra ve arkadaşları yeni yaşam serüvenleri peşindeler. Bu kez, gelecekle ilgili kararlar için kafa yoruyorlar. Kendi ayakları üstünde durmak istiyorlar.
Mutluluğu başkalarının gözlerinde değil, kendi içlerinde aramanın önemini fark ediyorlar. Ve tüm bu savaşımı yine kah gülerek, kah hüzünlenerek ama hep birbirlerine omuz vererek sürdürüyorlar.
İpek Ongun, tüm eserlerinde olduğu gibi, bu kitabında da, gençlere yeni seçenekler sunuyor: Bencilliğin, şiddetin ve çıkarcılığın karşısına sevgiyi, dostluğu, yardımlaşmayı, paylaşmayı, sıradanlığın karşısına, kişinin kendine özgü kurallarıyla, kendi kişiliği ve yeteneği doğrultusunda yaşama yürekliliğini; tekdüze bir hayatın karşısına, sanatla, sporla, kitaplarla, arkadaşlarla yoğrularak ”yaşanmış” günleri koyuyor.
Ve biz de yayınevi olarak, iyi bir seçenek sunmanın her zaman için yasaklanmadan daha etkili olduğu inancını taşımaktayız. Bu nedenle ”şiddet” medyasına karşı başarılı bir alternatifi, gençlerin beğenisine, anne babaların ve ”ilgisiz” ilgililerin dikkatine sunuyoruz.

Kitabın Özeti
Bu kitap bir günlükten oluşmaktadır, Serra yaz tatili için gittiği İzmir’deki Kuzeni Sıla’nın anlattıklarıyla başlar. Nilgün ablasının Amerikalı bir gençle evlenme kararı almasını anlatır ve bunun evdeki yankılarından bahseder.Anne babasının olaya olumlu yaklaşımına ve genç yaşta Nilgün’ün aldığı böylesine bir kararın etrafında yarattığı izlenimlerini anlatır.Sıla’nın akıl ermez hareketlerine, ne olduğu belli olmayan mankenlik ajansına manken olmak için başvurmasına, tanımadığı kişilere kendini kaptırıp bir görüşte aşık olmasına ve sorumsuzca fevri hareketlerine yer veriyor günlüğünde. O sırada İzmir’den arkadaşları ile bir akdeniz turuna katılır.Çok heycanlıdır çünkü annesinden ayrı ilk çıkacağı yolculuklutr. Kendisi on sekiz yaşlarına yeni girmiş lise iki öğrencisidir ve bu geziyi kendi ayakları üzerinde durmanın ilk aşaması olarak görür.
sevdiğiğ erkek arkadaşının başkasıyla çıkıyor olması serayı çok yıkmıştır ama bunun gençlikte yaşanan ilk aşklardan olduğunu, unutulması gerektiğini yaşayarak ve tecrübe edinerek öğrenmiştir ve bunu da olgunlaşmanın bir aşaması olarak görmüştür. Arada bir Ankara’ya babaannesinin yanına ve ayrı yaşayan babasına ziyarete gider.Daha çok okul çevresinde olup bitenlere günlüğünde yer verir. Özellikle öğretmeni Mualla Hanım’ın hayata atılmak ve kendi ayakları üzerinde durmakla ilgili verdiği tavsiyeler öğrencileri oldukça etkilemiştir.Öğretmeni onlara meslek seçimi konusunda şimdiden karar vermelerini tavsiye etmiştir, Serra da içinde gizli kalan gezme ve görme tutkusunun onu turizm mesleğine daha yatkın olduğunu keşfetmesini sağlar. Daha sonra hafta sonları bir turizm acentasında çalışmaya gider.Ve çalıştığı süre zarfında anlarki gerçekten aradığı meslek turizmdir . Öğretmenleri Mualla hanım o yıl 10 Kasım’ı Ankara’da Anıtkabir ziyarete götürür öğrencilerini . Serra bu geziden çok etkilenir ve bu geziyle ilgili “10 Kasım ve Atatürk” diye içinden geldiğince bir kompozisyon yazıp bunu Mualla Hanım’a verir. Kompozisyon çok beğenilir ve bunu bir dershanenin düzenlediği Amerika’ya gezi ödüllü “10 Kasım ve Atatürk” konulu kompozisyon yarışmasına gönderirler. Yarışmada da Serra’nın yazısı birinci gelir ve iki haftalık Amerika gezisini kazanır. Şubat tatilinde de yine yalnız olarak yeni yerleri ve dünyayı keşfetmek için yola çıkar. Sırf bu geziye çıkmak için bile pasaport, vize, uçak bileti alma gibi birçok konuyla Serra ilk defa karşı karşıya gelir ve tüm bunları yaşayarak üstesinden gelmeyi başarır. Serra kendisinin ayakları üstünde durmasını sağlayacak yıldızını bulmuştur. Artık kararını vermiştir ve turizmci olacaktır. Akdeniz gezisi, yazı yarışmasını kazanması ve ABD gezisinin kendisine çok şeyler kazandırdığına inanır. Hem gönlü hem de kafası zenginleşmiştir. Eski sevdiği Cüneyt’e gelince tüm gezi boyunca hatırlamamıştır bile.

Kitaptaki şahısların değerlendirilmesi:
Serra : Kitabın asıl kahramanı, yazarın kendisi.
Sıla : Serra’nın kuzeni.
Zafer: Serra’nın duygusal ilgi duyduğu erkek arkadaşı.
Mualla Hanım : Öğretmen.

Kitabın Anafikri: Bu kitabı okurken, mutluluğu başkalarının gözlerinde değil, kendi içlerinde aramanın önemi fark ediliyor.

Kitabın Yorumu: Eser, yazarın kendi ağzından kendi gençlik yıllarını anlatan günlükler şeklinde yazılmış. Günlükleri mektup şeklinde evin penceresinden görünen en çok sevdiği kiraz ağacına anlatıyormuş gibi yazmıştır. Gençlere yer veren akıcı ve dinlendirici, ama her kesimin zevkle okuyabileceği bir eserdir.

ilayda
Ağustos 29th, 2009at1:39 am

bence bu kitap çok güzel daha doğrusu bu seri ve ipek ongunun tüm kitapları çok güzel ipek ongun çok başarılı bir yazar

bella
Eylül 9th, 2009at5:39 am

bu serinin hepsini okudum perfect süpper

sezel
Ekim 3rd, 2009at7:08 am

ipek Ongunun tüm kitapları harika teşekkür ettim yeni kitap özetlerini bekliyoruz…

sezel
Ekim 3rd, 2009at7:09 am

Tebrik ediyorum ve katılıyorum sana..

seven
Ekim 20th, 2009at5:29 am

güzel kitaplarınız harika herede gizli defter bu sene nin 2009 kitaprarı cıkart mıcak mızınıs

okan
Kasım 2nd, 2009at6:33 am

iğrenç bir kitaptı oku oku bitmiyo ne biçimse hayret

zeynep
Kasım 2nd, 2009at6:35 am

siz erkekler hep böyle değilmisiniz saçma sapan şeyleri okursunuz diğer şeyler umursamazsınız eğer içinizden gelerek okusaydınız birşey kazanırdınız

yasemin
Nisan 17th, 2010at2:04 am

wala bnce hec gsl olmamıs bn daha ayrıntılı ıstıordum ustelık kuzenının adı sıla deıl sırma ):

sezer
Ocak 10th, 2012at6:05 am

güzel bir kitap

sezer
Ocak 10th, 2012at6:06 am

güzel bir kitap
sen öyle buluyosan bizene kitap zevkin yoksa okumasaydın sana zorla okutan yok

umut arda
Mart 19th, 2012at8:42 am

bu site işime çok yaradı 100 aldım

CEREN GÜL
Nisan 10th, 2012at9:13 am

iyi güzel de sevgilisinin adı zafer değil cüneyt kuzeni sıla değil sırma hataları lütfen düzeltin

selen
Ocak 31st, 2013at5:12 am

harika bir kitap…..

ceyda
Şubat 11th, 2013at9:49 am

iyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy bune

fedime
Şubat 11th, 2013at9:50 am

malca yalan dola n kitap la bu uşağum

esra
Mart 4th, 2013at8:13 am

ben ipek ongun un kitaplarını daha yeni yeni okumaya başladım ama kitapları süperr kitabın bütün serisini okumaya düşünüyorum

denizz
Mayıs 20th, 2013at4:47 am

bi kee o sıla değil SIRMA BEN BU KİTABI OKUDUM VE YUKARDA SILA İSMİNİ GÖRDÜĞÜMDE OKUMAYA DEVAM ETMEDİM KİTAP ASLINDA ÇOK GÜZELL

fadime
Mart 2nd, 2014at10:07 am

süper dur da bu kitap çok beğeniyurum tavsiye ediyurum

aylin epir
Nisan 17th, 2014at6:09 pm

Hiç güzel bir ozet olmamış. Kesinlikle beğenmedim. Segilisinin adı zafer değil Cüneyt. Üstelik kuseni de Sıla değil Sırma.

sinem
Temmuz 5th, 2014at12:30 am

bence bu kitap süper okudum ve herkese tavsiye ederim serisini okumaktayım 3. kitabı kendi ayakları üstündeyim eğer okumak istiyorsanız 1. kitabı olan bir genç kızın gizli defterinden başlayın

begüm
Temmuz 5th, 2014at12:33 am

lütfen hataları düzeltin sıla değil sırma zafer değil cüneyt bu hataları gördükten sonra okumaya devam etmedim özetini kitabını okuyorum

begüm
Temmuz 5th, 2014at12:35 am

okumak isteyenler 1. kşitabı olan bir genç kızın gizli defterinden başlasınlar

nehir
Ağustos 26th, 2014at10:47 am

Cüneytle sera arasında ne gerçekleşti anlamadım

Yorumunuzu bırakın