Korkunç Yıllar – Cengiz Dağcı

korkunc-yillar
Kitabın Adı:KORKUNÇ YILLAR
Kitabın Yazarı: Cengiz DAĞCI
Kitabın Yazılma Yılı:1956
Kitabın Yayınevi: Ötüken Neşriyat
Kitabın Basım Yılı: 2008
Sayfa Sayısı:228
Kitabın Konusu: İkinci Dünya Savaşı esnasında Sovyetler Birliğinde yaşayan Türklerin Çektiği sıkıntılar, haksızlıklar, kullanılmaları ve vatan sevgisi.

Kitabın Özeti:
Olaylar İtalya’da Sadık ve Cengiz’in bir akşam sohbeti esnasında doğuyor.Sadık 1930-1940’lı yıllarda Rusya’da yaşamış bir Kazak Türkü.Hayatını hatıralar adı altında bir defterde topluyor.
Sadık çocukluk yıllarında köyde yaşıyor daha sonra babasının milisler tarafından tutuklanmasıyla şehre taşınıyorlar;babasının bir kaç ay sonra serbest bırakılmasıyla da Akmescit’e taşınıyorlar.Sadık durumları çok kötü olmasına rağmen babasının ısrarları üzerine okula yazılır.(1937)
Ruslar 150 yıldır Türkleri yok etmek için her türlü yolu deniyorlardı.Önce camiiler de ezan okunmasını yasakladılar,ardından da onları yıkmaya başladılar.
Sadık’ın okuldaki en iyi dostu Süleyman’dı.Sadık doktor olmayı istiyordu fakat Süleyman subay olmanın daha önemli olduğunu savunuyordu.Bir gün Rus Ordusu mensuplarından Şişkof onları subay olarak Rus Ordusu’nda görmek istediğini belirtir.Sadık istemese de en mantıklı seçimin bu olduğuna karar verir.Şişkof onları subay hazırlama okulunda her zaman kontrol altında tutar ve her fırsatta Rusça konuşmaları için teşvik eder.
1940 yılında tankçı teğmen olarak mezun olur.
Kıt’aya gittiğinde zorluk çeker ama ailesinden aldığı mektuplar ve kardeşinin gönderdiği gazeteler onun rahatlatır.Bir gün kardeşinin yolladığı gazetelerin Rusça yazıldığını görür.Gazete adları ve harfleri değişmiştir,bu Sadık’ı kahreder.Ruslar Tatarların artık dillerine bile karışmaktadır.Süleyman’ın bu olaya fazla önem vermemesi ise onu büsbütün sinirlendirir.”Bir milletin varlığı; dili ve yurdu ile belli olur.”dese de Süleyman’ın dikkatini çekemez.Dilin ne kadar önemli bir olgu olduğunu Süleyman’a ispatlamak için o gece nöbetçi olan bir Tatar askerini yanına parolayı bilmeden yaklaşır.Nöbetçi Sadık’ın Türkçe konuştuğunu duyunca hemen silahını indirir ve parolayı söyler.
Rus-Alman Harbi başlar.Sadık savaş esnasında Almanlara esir düşer.Bir süre esir kamplarında yaşar.Orada çeşitli zorluklar çeker.Kimi haftalar bilinçsiz bir şekilde aç susuz yaşamaya çalışır.Bir gün Alman Astsubayı’nın emrinde çalışmaya başlar ve burada Almanların kendi menfaatleri için yaptıkları haksızlıkları gördükçe içi sızlar.Türkler iki ülke arasındaki savaşta eriyip gitmektedir.
Astsubayın ve karargahtaki subayların tavsiyesi doğrultusunda Almanlar kendisine casusluk teklif ederler fakat Sadık bunu kabul etmez.Bunun üzerine tekrar esir kampına gönderilir.
Kampta Türklerle aynı barakada kalmaktadır,bu onu çok mutlu eder ve bir süre sonra kararını değiştirir; Türkistan Lejyonu’na katılır ve bu sefer de Alman üniformasıyla
Ruslara karşı savaşır.

Kitabın Anafikri: Büyük küçük bütün devletlerin Türklerin varlığından rahatsızlık duymaları ;onları sindirip birbirlerinden ayırmak için dillerini yasaklamarı, kendi amaçları doğrultusunda Türkleri ateşe atmaktan çekinmedikleri anlatılmıştır.Bunun için birbirimize ve dilimize sımsıkı bağlanmalıyız, o zaman bizi bu topraklardan kimse atamaz.
Kitabın Kahramanları:
SADIK:Hatıratların yazarıdır; vatanını ve dilini çok seven birisidir.
CENGİZ:Hatıraları bulan kişidir
SÜLEYMAN:Sadık’ın okuldan arkadaşıdır.Üniforma sevdasıyla yanıp tutuşan bir gençtir
ŞİKOF:Rus Ordusu Siyasi Komiseri’dir.Sadık ile Süleyman’ı Rus Ordusu’na alır.
VASİLEF:Sadık’ı çok seven bir askerdir.Sadık’ın hayatını kurtarmak için ölür

Kitabın Yorumu: Kitap olay örgüsü ve akıcılık bakımından güzel.Konu akıcı bir dille işlenmiş, her bölümden sonra bir dahaki bölümde ne olacak diye düşünüyorsunuz ve biran önce bitirmek istiyorsunuz.Türkiye dışındaki yerlerde yaşayan Türklerin sorunlarını çok iyi bir şekilde anlatmış.Türklerin bütün olduğu ve diğer devletlerin bu denizi bölmek için yaptıkları gerçekçi örneklerle anlatılmış.

müge
Aralık 4th, 2008at8:35 am

hazırlayan arkadaşın ellerine sağlık.teşekkür ediyorum çok yardımcı oldu bu özet 🙂

sami
Ocak 27th, 2009at8:27 am

1960 lı yıllardı, ortaokulda okuyordum karlı bir sömestri tatilinde idik. öğretmenimiz 15 günlük tatilde birer kitap okuyacaksınız ve özetini çıkaracaksınız demişti, kasabamızda kitapçı ve kitap yoktu, Denizli den bir kitap istedim gelen kitap cengiz dağcının KORKUNÇ YILLAR ı idi okuduğum ilk kitaptı, hiç unutmadım unutamam. Sanki o yılları ben yaşamıştım. lütfen bu kitabı okuyun ve çocuklarınıza okutun. Hele şu kış günlerinde okuyanda duygulanacaktır. Selam ve sevgiler

gzl kıss
Şubat 6th, 2009at10:27 am

eh işte ama işime yaradı 😀

bayan karizma
Şubat 7th, 2009at7:36 am

az kısa olmuş kitaba göre bence biraz daha detay verseler daha daha güsel olurmuş:)

betül
Mart 10th, 2009at3:18 pm

bence biraz daha kısa olsa daha iyi olur

saadet
Haziran 10th, 2009at4:32 pm

Kesinlikle çok güzel olmuş, hazırlayan arkadaşın ellerine sağlık… Gerçekten de kitaptaki ana fikri yakalamış, yalnız esir kampındaki bazı ayrıntılar vardı ki bunlar gerçekten dilin, vatanın, ırkın ne kadar önemli olduğunu anlamamıza yardım ediyordu. Biraz daha ayrıntı daha çok sevdirebilirdi romanı… Arkadaşlar Ege Life Ege’nin haber portalı diye bir dergi var orada da çok güzel bir yazı yazmışlar Cengiz Dağcı ve romanları hakkında mutlaka okumanızı tavsiye ederim…

canan
Ekim 12th, 2011at1:37 am

milisler ne demek bı türlübulamadım yardımcı olyr musunz …

abış
Kasım 22nd, 2011at9:22 am

thanks

semiha
Aralık 10th, 2011at3:27 pm

hazırlayandan allah razı olsun valla bunu hazırlayan olmasa ne yapacaktk

Yorumunuzu bırakın