Mevlanadan Seçmeler-Mesnevî’den Seçmeler-5

Baharlardan taş yeşerir mi hiç?
Sen de toprak ol da senden renk-renk güller bitsin.
Yıllardır gönüller tırmalayan taş oldun;
Denemek için bir zamancagız da toprak kesil.

Bir mumdan yakılan mumu gören, gerçekten de asil mumu görmuştür.
Böylece o mumun ışığı, yüz muma nakledilse, o mumdan yüzlerce mum yakılsa, sonuncusunu gören bile, asıl ilk mumu görmüş sayılır.
Işığı isitersen son mumdan al; istersen can mumundan; hiçbir farkı yoktur.
İstersen son mumun ışığını gör; istersen geçmişlerin mumunu gör.

A benim canım,
Bu dünyanın direği gaflettir;
Uyanıklık, afettir şu dunyaya.
Uyanıklık o dünyadandır;
Uyanıklık üst gelirse bu dünya alçalır-gider.
Uyanıklık güneştir,   ümitse buzdur sanki;
Uyanıklık sudur, bu dünya kir.
Bu dünyada ümit, haset coşup köpürmesin diye o dünyadan bu aleme birazcık su sızar.
Fakat sızıntı, o gizli dünyadan fazlaca geldi mi,  ne hüner kalır bu alemde, ne ayıp kalır.
Bu dünya ile bu dünyanın yolu meydanda olsaydı bile gene pek az kişi bir soluk orada kalabilirdi ancak.

Tanrım,
Bu feryad edenin elinden, feryad;  kimsenin elinden değil,
Bu medet isteyenin elinden, medet.
Kimsecikten çare bulamam;
Ancak bana benden yakın olandan çare bulurum.
Çünkü bu varlık, soluktan soluğa ondan gelir;
Varlığım bitince de ancak onu görürüm ben.
Hani birisi, sana altın saysa kendine bakmazsın, hep onu gözetirsin ya, onun gibi işte.

Bu dirhem vermek, cömerde layıktır;
Aşıkın cömertliğiyse, can bağışlamaktır.
Tanrı uğruna ekmek verirsin; ekmek verirler sana.
Tanrı uğruna can bağışlarsın, can bağışlarlar sana.

Yorumunuzu bırakın