Ölümsüz Aile Natalie Babbitt

olumsuz_aile

Kitabın Adı:Ölümsüz Aile
Kitabın Yazarı:Natalie Babbitt
Kitabın Yayınevi: Can Yayınları
Kitabın Basım Yılı:2002
Sayfa Sayısı:139
Kitap Kapağı:
Issız bir ormanın ortasında, suyundan içene ölümsüzlük vaat eden bir pınar… Bu pınarın suyundan içerek ölümsüzlüğe kavuşan, ama nedense ölümsüz olmaktan pek hoşnut olmayan bir aile…

Gün gelir pınarın başına bir genç kız gelir. Ölümsüz Aile, yani Tuck’lar, bu güzel kızın, pınarın suyundan içmesine engel olmak; akıp giden dünyanın, sürekli değişen bir doğanın parçası olmanın ne kadar güzel bir şey olduğunu kanıtlamak zorundadır.

Ölümsüz Aile geçtiğimiz yirmi yıl içinde milyonlarca çocuğa ulaştı; birçok dile çevrildi, hem Amerika’da hem de Avrupa’da okullarda okutuldu. Çocuk edebiyatının bu unutulmaz klasiği, nihayet Türk çocuklarının beğenisine sunuluyor.
Kitabın Konusu:
Ormanda ki gizlice akan bir su kaynağından su içen ve o andan sonra ölümsüzleşen bir ailenin daha sonra ölümsüz olmanın nekadar kötü sonuçlar doğurdunu belirten etkileyici bir kitap

Bu kitabın tamamını okumanız dileği ile ….

Kitabın Özeti:

Kasabanın girişinde Foster’lere ait, üzerinde sanki dersin “Bana girmeyin” diye levha bulunan, kare şeklinde bîr ev ve bir koru vardır. Bu koruya da şimdiye kadar hiç kimse gitmemiştir. Evin tek çocuğu VVinnie de oraya hiç gitmemiştir. Zaten, buraya birileri girmiş olsa idi, ortadaki dişbudak ağacının kökleri arasından çıkan küçük pınarı, çakıl taşlarıyla gizlenmiş olmasına rağ­men bulacaklardı. İşte o zaman öyle büyük bir felâket olurdu ki; bu ihtiyar ve yorgun dünya, ateşten çekirdeğine kadar zangır zangır titrerdi.

Ağustosun ilk günlerinden birinde, bayan Mae Tuc erken uyandı ve yanında uyuyan kocasına bakarak “Çocuklar yarın eve gelecekler” dedi. Agnus aniden uyandı ve “Benİ niye uyandırdın, hepimizin cennete gittiği o rüyayı görüyordum” deyince, kadın “Sürekli o rüyayı görmenin ya yararı var ki? Nasılsa hiçbir şey değişmeyecek” diyerek cevap verdi. Sonra yerinden kalktı ve gelecek oğullarını karşılamak için, kasabaya gitmek üzere hazırlık yapmaya başladı. Bu arada, kendisi, kocası ve oğullan Mıles ve Jesse’nin seksen yedi senedir hayallerini aynı gösteren aynaya bakmayı da ihmal etmedi.

Winnie, demir parmaklıkların arkasındaki sert otların üzerine oturmuş, bir yandan, ilerdeki kurbağaya bir yandan çakıl taşları atıyor, bir yandan da, kendisinden başka bir kardeşi olmadığı için, evde sürekli kendisi ile ilgilenildiğinden şikayette bulunuyordu. “Artık sıkıldım, kendim olmalıyım, dünyayı değiştirecek ilgi çekici bir şeyler yapmalıyım. Bunun için de evden kaçmahyım. Hele bir sabah olsun bakalım.” Aynı günün akşamı, ince, zayıf, üzerinde san limon rengi elbise bulunan bir adam, kapılarının önüne kadar gelerek VVinnie ile konuşmaya başladı. Bu arada, büyük annesi evden gelip bu konuşma ve görüşmeye engel oldu. Aynı anda, korudan bir melodi sesi yükselmeye başladı. Yaşlı kadın, çocuğun elinden tutup içeri götürürken, diğer yandan da “Allah’ım, bunca sene sonra geri döndüler!” diye, söylendi. Gözleri fal taşı gibi açılmıştı.VVinnie, sabah erkenden uyandı. Dışarı çıkıp, koruya gitmeye kararlıydı. Nitekim çıktı da. Koruda yürürken, “Niye daha önce buraya gelmedim, harika bir yermiş” diye kendi kendine konuştu. Her tarafta minik yaratıklar vardı. Kuşlar, böcekler, sincaplar, karıncalar… Birden, ilerde ışığın daha parlak olduğu ve dalların azaldığı tarafta bir şeylerin kımıldadığını gördü. “Ya bunlar orman perüerİyse” diyerek korkuyla çömeldi. Sonra, merakla biraz İlerleyince, ağacın gövdesine yaslanmış, kahverengi kıvırcık saçlı, fakir giysili, ayağında ayakkabısı olmayan kendisinden büyük bir delikanlı gördü. Bu arada, çocuk yere eğildi ve kaldırdığı taşın altından akan suya ağzını dayayarak içti. Kafasını kaldırınca da VVinnie ile göz göze geldi. Çocuğun ismi Jesse Tuck idi ve hem on yedi hem yüz dört yaşında olduğunu söylüyordu. Bu arada, bir ses duyuldu. Gelenler vardı. Bunlar bayan Mae Tuck ve Jesse’nin ağabeyi Miles’di. Kadın, kızı suyun başında görünce beyazlaşan yüzü ile “Evet çocuklar, sonunda olabilecek en kötü şey de başımıza geldi” dedi.
Sonra, Winnie’yi de alıp oradan, atları ile hızla uzaklaştılar. VVinnie korkmuş, bir an önce evine gitmek istiyordu. Bir yerde durdular. Çocuğa “Korkma yavrum, sana her şeyi anlatacağız” dese­ler de, çocuk korkuyordu. Kadın cebinden müzik kutusunu çıkardı ve kurunca VVİnnie’nin koruda duyduğu müzik sesinin aynısı çalmaya başladı. “Orman perilerinin müziği” dedi, VVinnie. Kadın da, “Hayır tatlım, sadece benim müzik kutumu. Başkalarının duyabileceğini hiç düşünmemiştim” diye cevap verdi. Müzik kutusu küçük kızı rahatlatmıştı. Kadın kıza dönerek: “Beni dinle, inan bana biz dostuz. Fakat bize yardımcı olmalısın. Gel şöyle otur da sana sebebini anlatayım” dedi.

Kız, hiç bu kadar tuhaf bir hikâye duymamıştı. Seksen yedi yıl önce Tucklar oturacak bir yer bulmak için doğudan gelmişlerdi. Gördükleri ormana girmiş, o ağacın dibindeki pınara rastlamış ve suyundan içmişlerdi. Sonra tekrar yollarına devam etmişler, ormanın bittiği sakin bir vadide çiftliklerini kurmuşlardı. Bu arada, bazı olaylar yaşamışlardı. Örneğin Jesse tepe üstü ağaçtan düşmüş; avcılar geyik zannederek, atlarını vurmuş; babalarını yılan sokmuş; Mae elini kesmiş, ancak hiç birine en ufak bir şey olmamıştı. Ayrıca, aradan onlarca yıl geçtiği halde, hiçbiri ihtiyarlamıyordu. Miles üzüntüyle: ” Evlenmiştim, iki çocuğum vardı. Fakat, halen yirmi İki yaşında görünüyordum. Sonunda karım ruhumu şeytana sattığıma karar verdi ve çocuklarımı da alarak beni terk etti” dedi. “Dostlarımız da aynısını yaptılar, bizden uzaklaşmaya başladılar. Cadı olduğumuzu, büyü ile uğraştığımızı yaydılar. Mecburen, çiftliğimizi terk ettik. Çingeneler gibi yaşıyorduk. Buraya da geldik. Korunun İçine girdiğimizde, ağacı ve pınarı görünce daha önce geldiğimizi hatırladık, bu pınarın yerini başkalarının öğrenmesinin çok kötü olacağını anladık, anlıyor musun kızım? O pınarın suyu hiç değişmemene sebep oluyor. Eğer bugün o sudan İçseydin, sonsuza kadar küçük kız olarak kalacak, hiç büyümeyecektin” dedi.

Winnie, çok masal dinlemiş, ancak böylesini duymamıştı. Kadın, Wİnnie’ye: “Annen baban merak eder. Seni evine götüreceğiz. Ancak sen de bu sırrımızı hiç kimseye söylemeyeceksin, anlaştık mı?” diye sordu. Kız, “anlaştık” diye cevapladı. VVinnie, artık bu insanlardan korkmuyor, onları dostu sayıyordu. Her şey çok güzeldi. Ancak, o sarı elbiseli adamın bütün konuşmaları duyduğunun farkına varmamışlardı…. VVİnnie’ye de yanlarına alıp, kendi çiftliklerine getirdiler ve VVinnie, böylece ailenin diğer fertlerini de tanımış oldu.
Winnie’ye evlerini gezdirdiler. VVinnie, bir bu evdeki, toza, düzensizliğe, dağınıklığa bakıyor; bir de kendi evlerindeki, hastalık derecesindeki temizlik düşkünlüğünü, düzenliliği düşünüyordu. Ancak, burada özgürlük olduğu kesindi. Öyle ya, burada “Şurayı dağıtma, buraya girme” diye kimse karışmıyordu. Yemek yerken de, peçete vb. yoktu. Herkes konuşmadan sadece yemeğini yiyordu. Winnie’yi aramaya çıkacakları kesindi. Bu nedenle bir an önce, evine götürülmesi gerekiyordu. Ama, hiç kimseye bir şey söylemeyeceğini garantiye almak gerekiyordu. Bu nedenle baba Agnus, büyük sırrı açıklamak için, VVinnie’yi kayıkla gölün ortasına getirdi ve anlatmaya başladı: “Her şey dönen bir çarkın parçasıdır. Ölmek ve doğmak da. Bir parçayı alıp geri kalanım görmezden gelemezsin. Bütünün bir parçası olmak Tann’nın bir lütfudur. Fakat biz Tuck’lar bundan faydalanamıyoruz. Hayatta kalmak zorlu bir iş, fakat bizim gibi olursan aynı zamanda yararsız da. Hiçbir manası yoktur. Şayet yeniden çarkın bir parçası olmanın yolunu bulsayâım, bir dakika bile beklemezdim. Eğer Ölüm yoksa hayatın ne anlamı var ki? O zaman yaşam olarak adlandıramazsın bile. Biz sadece varız, buradayız, yol kenarındaki taşlar gibi….
Eğer insanlar, pınarın varlığım bilselerdi, sinek gibi koşa koşa gelip başına üşüşür, biraz içebilmek için birbirlerini çiğnerlerdi…Ve her şey değişecek, sadece insanlar değişmeyeceklerdi. Anlıyor musun yavrum?” Winnie, donmuş bir şekilde dinliyordu. Bu esnada, kıyıdan, atın çalındığı haberini verdiler ve dönmelerini istediler.

San elbiseli adam, Tuck’ların yaşlı atını VVinnie’Ierin evinin kapısının önündeki direğe bağladı ve içeri girdi. “Size güzel haberler getirdim, kızınızın nerede olduğunu biliyorum” dedi. Ancak, çocu­ğun yerini söylemek İçin, ailesinden, sahibi bulundukları koruyu kendisine ücretsiz olarak vermelerini istiyordu. Çocukları için razı oldular. Sonra hep birlikte şerifin ofisine gittiler.
Sonra, şerifle sarı elbiseli adam, birlikte, VVinnie’nin “kaçırıldığı” Duck’ların çiftliğine doğru gece yarısı atlarıyla yol almaya başladılar.

VVinnie sabah erkenden uyandı. Sonra ailenin diğer fertleri de uyandılar. Sabah kahvaltıya otururken VVinnie, Duck ailesi için, “iyi insanlar” diye düşünüyordu. Kahvaltı yaparken kapıçaldı ve açtılar. Sarı elbiseli adam karşılanndaydı. Şerifin atı yavaş gittiği için, o Şerifi ikna ederek, önden gelmişti. İçeri girdi ve “Fazla vaktimiz yok. Bu nedenle çabuk konuşacağım” deyip anlatmaya başladı: “Çocukluğumda hep masallarla ve efsanelerle büyüdüm. Ancak, bunların doğru olduğuna inanmıyordum. Sevgili büyükannemin arkadaşı ile ilgili anlattığı bir hikâye de bunların arasındaydı. Hiç yaşlanmayan insanları anlatıyordu. Bir gün bana hiç yaşlanmayan ailenin fertlerinden birisinin bir müzik kutusu olduğunu da söyledi. O müzik kutusundaki melodiyi ezberledim ve yıllarca unutmadım. O kutudaki sesi iki gün önce duyduğum vakit kendi kendime işte o ses dedim.” Sonra da cebinden, o korunun ve pınarın artık kendisine ait olduğunu gösteren imzalı anlaşmayı gösterdi. Bundan sonra, suyu sayılı sayıdaki kişilere satacağını, isterlerse kendilerinin de onunla çalışabileceklerini söyledi. Aile hep bir ağızdan, “Hayır! Bu sırrı hiç kimse oğrenmemeli” diye haykırdı. Sarı elbiseli “sız bilirsiniz” diyerek, konuşulanları dinledikçe kendisinden nefret eden VVinnie’yi kolundan tuttuğu gibi dışarı çıktı. Ancak, Mae tüfekle karşılarına çıkıp engel olmak istedi. Neticede, sarı elbiseli kadın tarafından ensesine vurulan tüfekle ağır bir şekilde yaralanarak yere düştü. Şerif, bulunduğu yerden tüm bu olanları görmüştü. Winnie, şerife ailenin kendisini kaçırmadığını, kendi isteği ile geldiğini söyledi ve ekledi: “Onlar benim dostlanmdır.” Ancak, şerif de görevini yapmak zorundaydı. Bu nedenle, yaralıyı eve taşıyıp ilgilenmelerini söyledikten sonra, yanına VVinnie ve Mae’yi alarak yola çıktı.
Evlerine geldiklerinde, hepsi sevinçle VVinnie’yi kucakladılar. VVinnie onlara da kaçırılmadığını, kendi isteği ile gittiğini söylemekle kalmayıp, çok güzel günler geçirdiğini de ekledi. Aileye göre çocukları kurtulmuştu ya, gerisi pek önemli değildi. Winnie ise bütün gün ve gece yatana kadar hep “Ölümsüz aile”yi düşündü. Bu sırrın açığa çıkmamasının doğru olacağına karar verdi. Bu arada ne yapıp edip, Mae’nin de asılmasını da önlemek gerekiyordu.

Ertesi gün sabah, Şerif geldi ve adamın Öldüğü haberini verdi. Artık, kadının asılacağı kesindi.
Winnie de o sabah kalkmış, kendisini yalnız bırakmayan büyük annesi ile birlikte kurbağaları ile konuşmak için koruya doğru yürüyüşe çıkmıştı. Bu arada, “Ölümsüz Aile”den on yedi(seksen iki) yaşındaki Jesse’yi gördü. Jesse ona, bu gece annelerini tutuklu olduğu yerden kaçıracaklarını, bu nedenle bir daha görüşmelerinin mümkün olmayacağını söylemiş ve onyedi yaşına geldiğinde içmesi için, ona bir şişe de pınarın suyundan getirmişti. Çünkü niyeti, Wİnnie ile evlenmekti. Ona göre, kız kendi yaşına (onyedi) geldiği vakit sudan içecek ve hep aynı durumda kalacak, sonra mutlaka bir araya gelecek ve evleneceklerdi. Winnie kaçırma işinde onlara yardım edebileceğini söyledi. Wİnnie o günü sabırsızlık içinde geçirdi. Yatağa girince de hep aileyi ve Jesse’mn kendisine söylediklerini düşündü. Gece yarısına beş dakika kala, yatağından kalktı, giyindi ve kimseye fark ettirmeden sessizce evden çıktı. Hızla, şerifin bürosunun olduğu yere doğru yürümeye başladı. Yaklaştığında Agnus, Miles ve Jesse’nin orada olduklarını gördü. Hepsi, Winnie’yi hasretle kucakladıktan sonra, hep birlikte ofisin arkasına gidip, Mae’yi kaçırma çalışmalarına giriştiler. Arka pencerenin tahta çivilerini ustalıkla söküp, demir parmaklığı yerinden çıkardılar. Sonra, Mae’yi pencereden aşağı çektiler. Hepsi, gözyaşları içinde, VVinnie’ye sarılıp vedalaştılar. Sonra, VVinnie’yi yukarı çıkarıp, Mae’nin yerine gözaltı yerine girmesine yardımcı oldular. Çıkardıkları çerçeveyi tekrar yerine taktıktan sonra uzaklaşıp, gözden kayboldular. Şimdi Mae’nin yerinde, VVinnie vardı.

Sabah şerif nezarethanenin kapısını açtığında, öfkeden kıpkırmızı oldu. VVinnie’ye “Suçlu birine yardım ettiğin için, artık sen de suçlusun” dedi. Ne var ki, yaşı ceza alamayacağı kadar küçük olduğu için, ailesinin gözetiminde salıverdiler. VVinnie, başını annesinin göğsüne yaslayarak, “Onlar benim dostumdu. Bu yüzden yardım ettim” dedi

Mae ve Agnus, “Treegap’a hoş geldiniz” levhasının altında şaşkın şaşkın etrafı inceliyorlardı. Her taraf dükkân ve mağaza ile dolmuştu. Koru diye de bir şey kalmamıştı. Çıkan bir yangın neticesinde bütün ağaçların yandığını, sonra dozerlerin, yanan araziyi dümdüz ettiklerini, pınarın da yok olduğunu öğrendiler. Sonra yavaş yavaş mezarlığa doğru yürüdüler. Bir aile mezarlığının önüne gelince durdular. Baktıkları mezar taşında “İyi Eş – İyi Anne – Wnifred Poster jackson, 1870-1948″ yazdığını görünce, VVinie’nin suyu içmemiş olduğunu anladılar. Yaşlı gözleriyle, “Ulu Tanrım” dedi Agnus, “İki sene önce gitmiş.” Sonra da gözlerini silerek, “Akıllı Kız” dedi.
Sonra yeniden yola koyuldular. Treegap geride kalmıştı. Duyulan sadece, müzik kutusunun melodisi idi.

Bu masal kitabını satın almak için tıklayınız.

kürşat
Eylül 1st, 2009at4:59 am

bu kitabı su anda okuyorm cok guzel bi kitaba benziyor herkese tavsiye ediyorm

sibel
Ekim 13th, 2009at5:59 am

kitabi bir solukda okudum çok begendim
teşekkürler
:D:D

büşra
Kasım 2nd, 2009at9:00 am

bencede çok güzel bi katap bencede herkes okusun

BATUHAN
Kasım 22nd, 2009at1:09 pm

şu anda bu kitabı okuyorum çok beğendim herkese tavsiye ederim iyi okumalar daha bir çok kitap ukmak dileğiyle

Emrecan
Aralık 1st, 2009at12:16 pm

Çok teşekkür ederim bu siteyi bulmam çok iyi oldu herşeyi barındırdığınız için teşekkür ederim…

demo
Ocak 10th, 2010at1:10 pm

çok güzel ama kitabın hepsini yazsanız bide konu anfikir karekterler yer olay zaman filan çok işe yarar

sinem
Şubat 18th, 2010at5:15 am

ya ben şu an bu kitabı okuyorum ve harika bir kitap okumayan arkadaşlarımızada tavsiye ediyorum ayrıca(bu site çok işime yaradı)

sefa
Mart 6th, 2010at12:16 am

ama ölümsüz aile kitabı 108 syf

oğuz
Nisan 26th, 2010at11:13 am

gerçekten güzel bir kitap

uğur
Mayıs 10th, 2010at6:29 am

nerden aldın acaba kırtasiyenin adını söylermisin

hawa
Mayıs 17th, 2010at7:33 am

kitap güzel okudum çok zevkli ve anlamlı

mray
Mayıs 23rd, 2010at5:33 am

kitap cok sıkıcı qörünüyoo 🙁 hiç okumak istemiyorum ama okumak zorundayım bizim okuLda Türkçe perf. yerine kitap okunuLuyo yazıLı oLunuyo şimdi bu son kitap bundan yazıLı oLucaz 🙁 hiççççç okumak qeLmiyoo içimdenn 🙁 :S :S :'(

seLiN
Haziran 1st, 2010at12:01 am

güzeLbir kitap herkese tawsie edioRm… 😀

kübra
Temmuz 26th, 2010at7:26 am

ben bu kitabı okudum çook süper bir kitap ama sonu çok duygulandırıcı ben sunu merak ediyorum bu kitabın yazarı natalıe babitt öldü mü

Şeyma
Eylül 8th, 2010at8:24 am

bende şu an okuyorum çok güzel bir kitap bize öğretmen ödev olarak vermişti yabancı bir yazar bulun ve onun kitabını okuyun dedi ama ölmemiş olan yazar dedi bende bu kitabı seçtim çok güzel…

sultan
Aralık 30th, 2010at7:34 am

bana bu kitabı öğretmenim al dedi hemen alıcam çooooooooooook güzel

can
Şubat 22nd, 2011at5:25 am

bendeeee çok güzel bi kitap

ceren
Şubat 22nd, 2011at5:27 am

la yavrum gidin şurdan aqoyarım mal gitapları okuyorsunuz 😛

ceren
Şubat 22nd, 2011at5:31 am

bn etmiyorum çok kötü bi kitap

nida
Nisan 4th, 2011at6:18 am

cnm bana özetlermisn 🙂 🙂 lütfen arkadaşlar 🙁

nida
Nisan 4th, 2011at6:19 am

cnm bana özetini yazsana 🙂

azra
Mayıs 16th, 2011at4:55 am

kitap özetlerini biraz daha kısa yapsanız

ismethan
Haziran 6th, 2011at12:43 am

anaaa özete bak nası yazcam bn bnu 1 saate ama yine herşey için teşekkürler

maraz ahmet
Ekim 13th, 2011at10:11 am

süper bir kitap bence herkeze tavsiye ediyorum…

maraz ahmet
Ekim 13th, 2011at10:17 am

bnce çok güzel

burak
Ekim 18th, 2011at12:14 pm

ama özet çok uzun biraz kısalta bilirbisiniz?

ceyda nur
Ekim 24th, 2011at2:48 am

bu kitabı okumayan kalmasınnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn

beraur
Ekim 26th, 2011at3:25 am

kitap benim türkçe performans ödevim kitabı alıp okuyucam ve öztini çıkarıcam okuyanlardan beğenip beğenmeyen varsa cevap ver bölümüne yazarsa sevinirim şimdiden teşekkürler….

enes
Kasım 13th, 2011at3:53 am

lan neresi güzel moruklar

kadriye
Kasım 14th, 2011at12:09 am

çok beğendim ama keşke winnie de sudan içmiş olsaydı ve jesseyle sonsuza kadar mutlu yaşasalardı

Nazlı Nehir
Kasım 15th, 2011at9:26 am

Çok güzel bir kitap bu kitaptan yazılı oluczz.Harika bişe. Herr sayfasını begenerk okudummm.Herkese tavsiye ediyorummmm Süper bişe

Eylem
Kasım 15th, 2011at9:28 am

Süper kitap be.

Duygu
Kasım 15th, 2011at9:28 am

Harika öneririm ben.

Traje Gündoğdu
Kasım 15th, 2011at9:29 am

Çok güzel bir kitap
Ben beğendim

Birsen Eksiktin
Kasım 15th, 2011at9:29 am

Gayet güzel bir kitap bence.Güzel güzel

Kitap kurdu
Kasım 15th, 2011at9:36 am

Ben kitap kurduyum kitap okkumayı severim gayett güzel bir kiitap O pınarın suyunundan içmek isterdim ben kaçar bay bay

Tarih:15 Kasım 2011
Saat:6.35

http://www.kitap-ozet.net/

hamdi
Kasım 16th, 2011at8:09 am

kitap için özet çıkaracağım ilk praragrafı aldın öğretmen beğenirmi acaba

murat
Kasım 22nd, 2011at10:10 am

bence kitap çok kötü

bengü nira
Aralık 2nd, 2011at12:41 pm

ben bunun özetinini nasıl çıkartacağımmmmmmmmmmmmmmmmmm kısa yapsanız olmuyor mu kaç saat uğraşacağımmmmmmm yardım edinnn

alican
Aralık 3rd, 2011at3:13 am

kotu kıtab hacıı

memet
Aralık 3rd, 2011at3:14 am

sex kıtadbı yokmu

KARTOLİQ
Aralık 5th, 2011at7:38 am

çok güzel biri kitap…

sanane
Aralık 7th, 2011at12:16 pm

bu kitabı sevdim süper 😀

zührew
Aralık 24th, 2011at7:53 am

çokkk amaa çok güzell bir kitabbb :d

gaye
Aralık 27th, 2011at7:34 am

kitap güzel bi kitap.Tavsiye ederim.

LeqenD
Aralık 29th, 2011at11:45 am

ßen acıkcası begenmedm ‘SİYAH LALE’ yı oneririm

barış köse
Ocak 1st, 2012at4:20 am

BeNcE cOk GüZeL BiR kİtAp HeRkEzE tAvSiYe EdErİm 😀

cemre
Ocak 2nd, 2012at6:49 am

ama bu kitap 109 sayfa lan hepsi yalan bnce dimi lan bebekler hmmm

nadya
Ocak 2nd, 2012at9:52 am

mükemmeldi saolun 😀

gaye
Ocak 7th, 2012at9:00 am

okudun mu da?

seda
Ocak 15th, 2012at4:51 am

kitap güzel ama sonu saçma bence kız salklık ypmıs sonsuza kadar yaşmk varken yinede güzel kitap ama size şeker portakalını tavsiye edrm:D

esmanur
Ocak 16th, 2012at3:25 pm

oha özete bak O.o bunu yazana kadar anam ağladı size ( hep o şarkı ) adlı kitabı öneiririm muhteşem bi kitap

azra
Ocak 17th, 2012at7:14 am

harika bir kitap hocamın tavsiyesi ile okudum mükemmel

elif
Şubat 2nd, 2012at4:33 am

offf yarışma yüzünden bu kitabı okumak zorundayım hiç güzel bişeye ben zemiyo ama umarım iyidir ve ben yarışmayı kazanırım 🙂

enda
Şubat 6th, 2012at3:27 am

bn 6.sınıftayım türkçe hocam verdi performans sınavı olucaz da acaba nereden ala bilirim kitabı? nt de var mıdır?

enda
Şubat 6th, 2012at3:28 am

lütfen cvp yazın

Beyza
Şubat 11th, 2012at2:44 am

bizim öğretmende almamızı istedi özetini okudum çok güzel bir kitaba benziyor hemen alıcmm
😀 😀 😀

aleyna
Şubat 28th, 2012at10:38 am

tuck ne demek

ilker
Mart 12th, 2012at12:44 pm

kitap okumayı sevmiyom

Mediha BKY
Mart 20th, 2012at10:52 am

ben şahsen hiç ama hiç beğenmedim=((

Mediha BKY
Mart 20th, 2012at10:53 am

ayn bende yarışma için okumak zorundayım

selenay
Nisan 4th, 2012at1:03 pm

yarın bu kitabtan sınav olcaz. ben çok sevdim …ayrıca bu kitap çok özel bence 2 gunde bitirdim sınav için veya performans ödevi olduğu için okumadım gerçekten sevdiğim için okudum tasviye ederim…

ece
Mayıs 5th, 2012at10:54 am

süper bir kitap kitap sevmememe rağmen bunu bir solukta okudum 😀 😀 😀 <3 😛 8)

eren
Mayıs 9th, 2012at6:05 am

çok güzel bir kitap herkese okumasını tavsiye ediyorum

burak
Mayıs 10th, 2012at11:48 am

performans ödevime çok yardımcı oldu ama birazdaha kısa yaparsanız sevinirim 😀

ERDİ KILIÇ
Mayıs 24th, 2012at8:39 am

yaaa daha kısa yokmu bize öğretmn her hafta veriyo ne proje ne pefrmans bide wermeyenlere 0 ı basıo. her seferde yazmaktan bıktım ama kitap çok güzellllllllllll

ERDİ KILIÇ
Mayıs 24th, 2012at8:41 am

🙂 HERHESE KOLAY GELSİN YAZANLARA 😀 (^^^)

seda
Ağustos 15th, 2012at10:48 am

bence kitap manyaktı okumayanlara tavsiye ederim

seda
Eylül 2nd, 2012at4:06 am

yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa kitap süperdiii 🙂

burak
Eylül 12th, 2012at3:43 am

kitap ilkten sıkıcı geldı ama sonlarına doyamadım herkese tawsie edıorumm

burak
Eylül 12th, 2012at3:45 am

ben baska buragm ha usttekı deıl 😀

yagmur
Eylül 16th, 2012at2:47 am

ya daha kısa yokmu of ama yinede güzel olmuş:D

yaren
Ekim 2nd, 2012at8:42 am

kitap süperdi okumayanlara okumanızı tafsiye ederim 🙂
çok güzel bir kitap özeti kendinizde çıkarta bilirsiniz

ddem
Ekim 3rd, 2012at9:56 am

yniyorum kitap özetinden gıram anlamıyorum nedense bu bnim işime acayip yaradı bunu yazanın ellerinden öpüyorum 😀

ddem
Ekim 3rd, 2012at10:04 am

aslında diğer arkadşlar doğru demiş daha kısası yokmu yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa 🙂

canan
Ekim 16th, 2012at7:11 am

süper kitap

Dilara
Ekim 21st, 2012at8:53 am

Mükemel dicem şimdi ama çok kısa olmuş.

NEJLA
Ekim 25th, 2012at11:50 am

Winifred in ölmesi kötü oldu.

rumeysa
Şubat 2nd, 2013at4:05 am

benim çok ama çok işime yaradı sizlere çok teşekkür ederim

deniz
Şubat 2nd, 2013at4:07 am

bu kitabı herkese tavsiye edebilirim bence çok güzeldi:) 😉

cansu
Şubat 3rd, 2013at7:21 am

çok harika bir kitapp bayıldımm ama keşke sonu kötü bitmese yaa

selin
Mart 28th, 2013at5:57 am

hiç yardımcı olmadı

ASLI
Nisan 28th, 2013at7:12 am

BEN BU KİTABI İKİ KERE OKUDUM.İLK OKUYUŞUMDA ÇOK GÜZELDİ.2.OKUYUŞUMDA FENA DEĞİLDİ.O DA KONUYU BİRAZ BİLDİĞİMDENDİR HERHALDE.BU KİTABIN ÖZETİNİ ÇIKARIYORUM. YALNIZ YAZAR HAKKINDA DA BİLGİYE İHTİYACIM VAR.ONU DA PAYLAŞIRSANIZ SEVİNİRİM.BU KİTABI HERKESE TAVSİYE EDERİM.

batuhan
Nisan 29th, 2013at4:34 am

bu kitab kaç tl arkadaşlar ?

boran
Eylül 27th, 2013at12:59 am

çok güzel bir kitaba benziyor

cevat
Ekim 9th, 2013at4:09 am

böle özet olum muuuuuuuuuu bre mel un köstehorlar hor hor hor hoorrrrrrrrrrrrr

ELİF
Kasım 5th, 2013at12:19 am

çok güzel bir kitap bence okuyun tavsiye ediyorummmm…:)))))))))

ırmak
Kasım 19th, 2013at11:57 pm

harika bir kitap bayıldım:) ama ana düşüncesi ne bu kitabım bugün sınav var bu kitaptan

betül
Şubat 6th, 2014at10:31 am

bunun türü ne? :))

gökçe
Nisan 4th, 2014at7:54 am

bu kitabı okumuştum spr bide bu laf sna kürşat b*ku: önerebilirsin istiyosalr okumayabilirler hem bide okudun diye hava atma bu söz de sna betül: bu kitabın türü ROMAN 🙂

elif su
Nisan 17th, 2014at2:58 pm

başları biraz sıkıcı fakat kitap harika herkese tavsiye ederim

mehmet
Mayıs 4th, 2014at10:35 am

çok güzel kitap herkesin okumasını tavsiye ederim

Jessica
Mayıs 18th, 2014at12:27 pm

Book is wonderful, great.
Thank you Natellie

mustafa sezgin
Mayıs 22nd, 2014at9:19 am

çok sıkıcı

serra
Mayıs 25th, 2014at1:59 am

inanılmaz gerçek dışı ama heyecanlı :DDDDD

pelin
Kasım 30th, 2014at6:07 am

çok sıkıcı çünkü olayı hep uzatıyorlar bu kitabı kitap okuma yarışması varken okumuştum kitap okuma yarışması kitabıydı çok sıkıcı hiç heyecan yok onun için tavsiye etmiyorum siz beğenmiş olabilirsiniz ama ben hiç beğenmedim kendileri bilirler:):)

Yorumunuzu bırakın