Simone de BEAUVOİR-Kimdir-Hayatı-Biyografisi

Fransız yazar egzistansiyaliz (varoluşçuluk) ve Feminist kuramcıların önde gelen isimleri arasındadır. Yapıtlarını egsiztansiyalizme adamıştır. Roman ve denemelerinde , kadının kendi hayatıyla ilgili kararları kendi başına verebilmesi konusunu ağırlıklı olarak işlemiş 70 ‘li yıllarda kadın hareketinin başta gelen kuramcıları arasında yerini almıştır.

Beauvoir Paris ‘te 9.1.1908 tarihinde doğdu. Yine Paris ‘te burjuva bir ailenin kızı olarak büyüdü. Cours Desir isimli yatılı kız okulunda ağır bir Katolik eğitim aldı. 1925 ‘te 17 yaşına gelince , filoloji ve matematik eğitimine başladı. Ertesi yıl Sorbonne Üniversitesi’ nde felsefe öğrenimi görmeye başladı. Burada Jean Paul Sartre ile tanıştı. Beauvoir 1929 ‘da üniversiteyi ikincilikle bitirebildi ; birinci ise Jean Paul Sartre’ dı.Önce Marsilya’da , daha sonrada Rouen ‘de öğretmenlik yaptı.Sartre ‘dan uzakta olmak ona zor geldiysede , uzun zamandır beklediği , anne-baba evinden bağımsız olmaktan mutluydu. Paris ‘tekrar dönmesi 1936 da oldu.1943 de de Sartre ile birlikte yaşamaya başladı.Aynı yıl L’invitee (Konuk Kız) isimli ilk romanını yayınladı.Yazar varoluşçuluğun anafikrini (insanın özgürlüğü kaçınılmazdır ve hayatına kendisi bir anlam bulmakla yükümlüdür) paylaşmakla beraber , yapıtları umut ve mutluluğu beklemek açısından Sartre ‘ınkilerden farklı bir yol izliyordu. Daha ilk kitabı ile kadını edebiyatta yeni bir yere oturttu; Kadını , uyanık zekasıyla çok duygulu bir biçimde hayatına bir anlam vermeye çalışarak erkeğin kurduğu dünyaya başkaldırtır.1944 te Le Sang des autres (Başkalarının Kanı) ismi altında yayınladığı romanında özgürlükle sorumluluk arasındaki bağlantı işlenmektedir.Savaştan sonra ilk kez sahnelenen Les Bouches inutiles (Yararsız Ağızlar) adlı oyununda genelin yararına bireyin feda edilip edilemeyeceği sorusu tartışılmaktadır.1946 ‘da ölümsüzlüğe ulaşacak olan Tous les hommes sons mortels (Bütün insanlar ölümlüdür) isimli romanı yayınlandı.Bir insanın öyküsünü işlediği romanda , Bu insan ; zaman geçtikçe,kurtuluşu ancak ölümde bulabileceğini anlar. Beauvoir bu üç yapıtını sonradan “Ahlaki Dönem” adı altında bir araya topladı. Bundan sonraki dönem içerisinde Sartre ile birlikte Batı ve burjuva siyasetine karşı protesto gösterisi niteliği taşıyan çok sayıda seyehat yaptılar. Vietnam ve Cezayir savaşlarına karşı çıktılar.1946-49 yılları arasında popüler bir bilimsel araştırma olan Le Deuxieme sexe (İkinci cins) isimli Feminizmin “İncili” olarak anılan yapıtını yayınladı. Kadınların erkeklerle aynı haklara sahip olmasını talep ettiği bu yapıtında Bu talebin özünde yatan düşünce olarak , İnsanın kadın olarak doğmayıp sonradan kadın haline getirildiğidir. Kadına uygulanan baskının nedenlerini incelemekle modern feminizmin kuramsal temellerinide atmış oldu. 1953 yılında 45 yaşında başta tereddüt ettikten sonra “Marksizm” i kabul etti. Bir yıl sonra , entelektüel solcu yönetici tabakasının yıkılışını konu aldığı Les Mandarines (Mandarinler) isimli romanını yazdı.Bu yapıtı çıktıktan kısa bir süre sonra , Prix Goncourt ile ödüllendirildi. Beauvoir kendisini kendi deyimiyle “kadın hareketinin hizmetine” vererek 1974 te kadın hakları birliğine başkan olarak seçildi. Beauvoir 1986 da , 78 yaşında Paris ‘te öldü. Başlangıcından beri fırtınalı bir ilişki yaşadıkları egzistansiyalizmin en önemli ismi Sartre yüzünden varoluşçuluk konusunda farklı sorgulamalara girişmiş ve modern felsefenin en ünlü düşünürlerinden biri haline gelmiştir.

Yorumunuzu bırakın