Yakın Anlamlı Cümleler

Bir düşünce, bir duygu veya bir istek farklı biçimlerde anlatılabilir. Her ne kadar kullanılan sözcükler farklı olsa da anlatılmak istenen ana düşünce aynı olabilir. İşte bu tarz bir düşüncenin farklı yollarla aynı konuyu anlatması yakın anlamlı cümleler sayesinde olur. Örneğin:

Bazı sanatçılar yaşları ilerledikçe eserlerinde tekrara düşerler.

Bu cümlede sanatçıların zamanla özgünlüklerini kaybettikleri vurgulanmıştır. Şimdi aynı düşünceyi farklı sözcüklerle ifade edelim:

Olgunluk dönemlerinde sanatçıların bir kısmı özgünlüklerini kaybedebilir.

Yarınlara ulaşmayı başarabilen şairler okuyucusunun yüreğine seslenenlerdir.

Bu cümlede şairin kalıcılığı yakalaması okuyucusunun duygularına seslenmeyi başarmasına bağlanmıştır. Şimdi aynı düşünceyi başka sözcüklerle ifade edelim:

Şairin öldükten sonra da yaşamaya devam etmesi ancak eserlerinde seslendiği okuyucunun hislerini anlatmasına bağlıdır.

Bu cümlelerde altı çizili sözcüklerde de görüldüğü gibi her cümlede esas anlatılmak isteneni veren anahtar sözcükler yer alır. Bu sözcükler farklı şekillerde ifade edilerek yakın anlamlı cümleler kurulabilir.

Örnek: (2005-ÖSS)

Bir yazar şöyle diyor: “Düşüncenin canı kısa sözde, onun yoğun anlatımındadır.”

Bu cümlede anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Derinliği olmayan düşünceler daha kolay anlaşılabilir.
B) Güçlü anlatım, sağlam bir düşünce yapısı gerektirir.
C) Bir düşünceyi özetlerken ana noktalar üzerinde durmak gerekir.
D) Sözü uzatmak, anlatımı gereksiz sözlerle doldurmak düşünceyi gölgeler.
E) Kısaltılarak anlatılan bir düşünceyi, hemen herkes anlayabilir.

Çözüm:

Yukarıdaki cümlede düşüncenin kısa ve yoğun biçimde ifade edilmesi vurgulandığından D seçeneği anlamca bu cümleyle paraleldir. Cevap: D

Örnek: (2006-ÖSS)

I. Bazen bir insan yüzü, bir olay, bir konuşma, bir doğa parçası yıllar önce okuduğum öykülere götürür beni.

II. Bir öykücünün belleğinde iz bırakan, sessiz bir anıya dönüşen her şey, zamanı geldiğinde yazarını yazmaya zorlar.

III. Öyle öyküler vardır ki ilk okuyuşumda bende bıraktığı izlenimler nedeniyle onu, bir dostu özler gibi özler, zaman zaman onunla birlikte olmak isterim.

IV. Küçük bir ayrıntı, belki bir çocuğun bakışı, bir kedinin kamburunu çıkarıp ayağına sürtünmesi, öyküde etkileyici öğeler olarak karşımıza çıkar.

V. Yazarları etkileyen, konu sandığında beklemeye bırakılan nice olaylar, durumlar bir süre sonra öyküleştirilmeyi ister.

Çözüm:

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca birbirine en yakındır?

A) I. ve III.
B) II. ve IV.
C) II. ve V.
D) III. ve IV.
E) IV. ve V.

Çözüm:

II. cümlede geçen “Bir öykücünün belleğinde iz bırakan, sessiz bir anıya dönüşen her şey” sözü V. cümlede “Yazarları etkileyen, konu sandığında beklemeye bırakılan nice olaylar, durumlar” sözüyle; bunun yanında yine II. cümlede geçen “zamanı geldiğinde yazarını yazmaya zorlar” sözü V. cümlede “bir süre sonra öyküleştirilmeyi ister” sözüyle aynı doğrultudadır. Cevap: C

Örnek: (2004-ÖSS)

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ötekilerden farklı bir düşünce dile getirilmiştir?

A) Aynı kavram alanıyla ilgili söz değerlerinin oluşturduğu sözcük salkımları, Türkçemizin zenginliğini göstermektedir.

B) Anlamca ilişkili söz değerlerini içeren sözcük grupları oluşturmaya yönelik çalışmalara, ders kitaplarında gereğince yer verilmemektedir.

C) Öğrencilere, Türkçe düşünme alışkanlığı kazandırmak için, işlenen parçalarda geçen ve aralarında anlamsal bağıntılar olan sözcük kümeleri buldurulmalıdır.

D) Sözcükler arasında bağlantı kurma, karşıtlık ya da benzerlikleri ortaya çıkarma, Türkçe öğretimindeki temel etkinliklerden biri olmalıdır.

E) Türkçe ve yazın derslerinde sözcük çalışmaları, çeşitli sözcüklerin temel ve yan anlamlarını içerecek biçimde yapılmalıdır.

Çözüm:

B, C, D ve E seçeneğinde Türkçenin eğitim ve öğretimde nasıl kullanılması gerektiği anlatılırken A’da bunlardan farklı olarak Türkçenin sözcük açısından zenginliği vurgulanmıştır. Cevap: A

Yorumunuzu bırakın